"Futbol bir savaştır, daha olağan şeyleri yapan kaybeder."
- Rinus Michels
"Yeni fikirlerle gelen bir adam başarana kadar deli olarak görülür"
- Marcelo Bielsa

.

.

11 Kasım 2008 Salı

Helmut Schön

Efsane Antrenörler (No:2)
"ŞAPKALI ADAM"

(Doğum Tarihi: 15 Eylül 1915. Dressden, Almanya)
(Ölüm Tarihi: 23 Şubat 1996. Wiesbaden, Almanya)

Efsane adam Helmut Schön çok zor bir zamanda doğmuştu. 1915'te iki Dünya Savaşı'nı da yaşayacaktı hayatında. Babası bir antika dükkanına sahipti ve Schön orada babasına sıkça yardım ediyordu. Babası saygın biri olmasını istiyor ama futbolcu olmasını istemiyordu. Ama bir futbol adamı olarak tüm mesleklerden daha fazla saygı kazanabileceğini nereden bilirdi ki?

Almanların açık ara en efsanevi teknik direktörü Helmut Schön, futbolculuk yıllarında Dresdner SC takımı ile 2 Bundesliga şampiyonluğu kazanmıştı. 1,86'lık boyuyla forvet mevkinde oynuyordu ve iki kez de gol kralı olmuştu. 1937 ve 1941 yılları arasında savaş yüzünden fazla milli maç olmuyordu ve o dönemde Schön 16 milli maçta 17 gol attı.

Teknik direktörlük kariyerine ise II. Dünya Savaşı'nın ardından doğduğu bölge olan Saksonya'da başladı. Frederickstadt'ta antrenör oyunculuğa başladı. Sovyetlerin işgali altında bulunan ve bölünen Doğu Almanya'da çalışmak zordu. Burada politikacıların futbola çok karışması durumu söz konusuydu. Takımı Zwickau maçını hakemin yardımı ile kazanınca politikacıların şike girişiminden şüphelendi ve de kendi politik görüşleri doğrultusunda 1950 yılında Batı Almanya'ya göçtü. Göçtükten sonra bir sene Hamburg'ta futbolcu olarak oynadı. O zamanlar 35 yaşındaydı. 1951 yılında tekrar teknik yönetime geçmeye karar verdi ve futbolu bırakarak, Hertha Berlin'in başına geçti. Ardından antrenörlük lisansını alınca Köln ve Wiessbaden takımlarını çalıştırdı. 1952 yılında Saarland milli takımının başına geçti. Saarland Almanya'nın Fransa işgalinde olan bir bölgesiydi ve bağımsızlığını ilân etmişti. 1954'te Dünya Kupası elemelerinde bu iki takım aynı gruba düşmüş ve Almanya kupanın yolunu tutarken, Saarland evinde kalmıştı. Ama Schön oynattığı futbol ile ilgi çekmitşi.

1956 yılında Schön, Sepp Herberger'in yardımcısı olarak Batı Almanya milli takımında göreve başladı. Kendisini futbolculuk kariyerinde ilk kez milli takıma çağıran da Herberger'den başkası değildi. Schön 1964 yılına kadar bu görevde bulundu ve 1964'te Batı Alman milli takımının teknik direktörlüğüne getirildi. Artık başarılar başlayacaktı.

Schön'ün liderliğindeki Batı Alman takımı güçlü bir kadro oluşturdu. 1966 yılında Dünya Kupası finali oynadılar. O zamanki kadroda Seeler, Beckenbauer, Grabowski, Haller ve Overath gibi isimler vardı. Bu oyuncuların gelişimi üzerinde büyük katkısı vardır. Grupta İsviçre'yi 5-0, İspanya'yı ise 2-0 yenmişlerdir. Arjantin ile ise 0-0 berabere kaldılar. Çeyrek finalde Uruguay'ı 4-0 ile farklı geçen takım, yarı finalde ise Sovyetler'i 2-1 yenmiştir. Final maçında ise ev sahibi İngiltere ile oynamışlar fakat uzatmalar sonuncunda 4-2 kaybetmişlerdir. (Üçüncü golde top üst direkten dönüp, çizgiye düşmüştü. Hakem ise gol vermişti. Bu gol Dünya Kupaları'nın en tartışmalı gollerinden biridir) İnatçı ve pes etmeyen bir takım olarak alkış toplamışlardır.

1970'te ise Dünya Kupası'nda üçüncü oldular. Takım grup maçlarının hepsini kazanarak bir üst tura çıktı. Çeyrek finalde uzatmalarla İngiltere'yi 3-2 yendi. Yarı finalde yine uzatmalarda İtalya'ya 4-3 mağlup oldular. Maç heyecan fırtınası şeklinde geçmişti. Hatta Azteca Stadı'na daha sonra bu maçı kastederek "O maç burada oynandı" diye tabelâ asılmıştır. Üçüncülük maçında Uruguay'ı 1-0 ile geçtiler ve üçüncü oldular. Almanya geçmişin aksine iyi futbol oynayarak bugüne gelmişti bu sefer. Daha öncede başarılı olmuşlardı ama genelde durağan ve taktiğe dayalı sistemlerle. Bu sefer Batı Almanya göze de hoş geliyordu.


1972'de ilk kupa geldi ve Batı Almanya, Avrupa Şampiyonu oldu. Yarı finalde Belçika, finalde ise Sovyetler Birliği'ne karşı kazandılar. O zamanlar elemelerden sadece dört takım geliyor ve turnuva dört takımla oynanıyordu. Gerd Müller 4 gole takımı taşımıştı.

"En büyük üzüntüm futbolun her geçen gün daha da futbol dışına kayması."

1974'te ise Dünya Kupası Batı Almanya'daydı. Takım gruptaki ilk maçını kazandıktan sonra, Doğu Almanya'ya 1-0 yenildi ama gruptan çıktı. İkinci eleme grubunda (yeni bir format deneniyordu ve ikinci grupların liderleri direk final oynayacaklardı) takım Yugoslavya, İsveç ve Polonya'yı yenerek Hollanda ile finale kaldı. Hollanda ile oynadığı zorlu finali 2-1 kazandı ve Dünya Kupası'nı müzesine götürdü.

Ardından 1976 Avrupa Şampiyonası'nda tekrar final oynandı ama kaybedildi. Yarı finalde 2-0'dan 4-2'ye çevrilen Yugoslavya maçının ardından finalde Çekoslovakya ile oynandı. Schön'ün talebeleri iyi savaştı ve işi penaltılara kadar götürdü. Penaltılarda Uli Hoeness şutu dışarı attı ve son penaltıyı efsanevi bir şekilde değerlendiren Panenka Batı Almanların ve Schön'ün hayallerini yıktı.

Schön 1978 Dünya Kupası'na da takımını sokmayı başardı. Ama turnuvadan önce, bundan böyle milli takımı bırakacağını ve bunun son kupası olduğunu söyledi. Ama Batı Almanya bu kupada ilk grubu geçti ama ikinci grupta lider olamadı ve turnuvaya veda etti. Son maçta Avusturya'ya yenilip elenmeleri eleştirilere neden olmuştu. Bunun ardından göreve Jupp Derwall getirildi.

"Alman Futbolu kriz yaşa da her zaman iyi takım çıkarır. Altyapı ve anlayış meselesi."

Helmut Schön, Dünya Kupalarında 25 maçta takımının başına çıktı ve 16 galibiyet aldı. Bu iki istatistiğin daha üstü yok. Yani Schön, bugün itibariyle "En çok Dünya Kupası maçına çıkan" ve "Dünya Kupaları'nda en çok galibiyet alan teknik direktör." Ayrıca hem Avrupa Kupası'nı, hem de Dünya Kupası'nı alan tek teknik direktördür.

Batı Almanya'nın başında çıktığı 139 maçta 87 galibiyet, 30 beraberlik ve 22 yenilgi aldı.

1996 yılında Alzhaimer hastalığı yüzünden hayatına veda etti.


STİLİ
Helmut Schön, birçok oyuncu ile problemler yaşamıştı. Çünkü onlarla samimi olmasının yanı sıra, tezat olarak sıkı iş disiplininden yanaydı. Başarısını da buna borçlu olduğuna göre herkes buna uymalıydı. 1970 Dünya Kupası sırasında Overath ve Grabowski'nin şampiyonluk maçı öncesindeki kutlama kokteyline eşleriyle gelmesi üzerine oyuncular ile münakaşa etmişti. Çünkü ona göre takım içinde olması gereken bir kutlamaydı. Ayrıca turnuva öncesinde takım oyuncularının adidas giymesini istemiyordu, biraz nasyonalist bir adamdı. Ama futbolcular baskın çıktı ve bunu kabul etti. Yeri geldiğinde çekilmesini de bilen bir adamdı. Hatta 1974 Dünya Kupası'nda Beckenbauer'in önerisi ile Grabowski ve Bonhof'u ilk 11'de oynatmaya başlamıştı. Disiplinli ama aklın akıldan üstün olabileceğini bilen bir antrenördü.

Çok da "Doğrucu Davut"tu. 1976 Avrupa Kupası maçında Almanya Yugoslavya ile oynuyordu. Yugoslavlar Popivoda ve Dzajic ile 2-0 öne geçmişti. Daha sonra Schön ne yapacağını kara kara düşünürken, kulübeyi bir gözden geçirir. "Dieter Müller... Biz bu adamı oynatmayacaksak niye aldık ki" der Derwall. Schön hemen Dieter Müller'i oyuna sokar. Dieter iki gol atıp maçı uzatmaya götürür. Uzatmalarda bir gol daha atar ve Batı Almanya maçı 4-2 kazanır. Maç sonrası sorularda Schön'e müthiş hamlesi sorulur. Schön ise "Ben bir şey yapmadım. Dieter Müller'i oyuna almamı Jupp önerdi" der ve öğrencisine hakkını vererek, kendine duyulan saygıyı bir kat daha arttırır. Bu olayda önerileri iyi dinleyip değerlendirdiğinin bir başka göstergesidir.

Taktiklerini defalarca anlatır ve her futbolcunun uymasını isterdi. İşte burada taviz vermezdi. Genelde 4-3-3'ü tercih ederdi. İki santraforun arkasına bir tane hızlı adam monte edip, onu üçüncü forvet gibi kullanırdı. (Bu çoğunlukla Uli Hoeness olurdu) Diğer orta saha oyuncuları fiziksel olarak diri kalabilecek ama sorumluluk sahibi oyuncular olurdu. Defansta ise Beckenbauer libero olarak hem defans, hem de orta saha görevleri üstlenirdi. Diğer defans oyuncuları da hata yapmayan ve mücadeleci oyunculardan kurulurdu. Bazen 4-4-2 / 4-2-4 değişimli taktiğini de denerdi. Kanat oyuncuları orta sahaya yardım etmek zorundaydı bu sistemde de.

Helmut Schön bugün 40 ve 60'lı yıllar arasında doğan tüm Türkler'in çok iyi bildiği bir teknik direktördür. O Türkiye'nin ilk kez canlı yayında siyah beyaz TV'den izlediği 1974 Dünya Kupası'nda Batı Almanya'sı ile şampiyonluk almış ve başarılarını sürdürmüştür çünkü...


Başarılar

  • Batı Almanya ile bir kez Dünya Kupası (1974)
  • Batı Almanya ile bir kez Avrupa Kupası (1972)
  • Batı Almanya ile bir kez Dünya Kupası İkinciliği (1966)
  • Batı Almanya ile bir kez Dünya Üçüncülüğü (1970)
  • Batı Almanya ile bir kez Avrupa İkinciliği (1976)

Yazan ve Hazırlayan: Kaan Kavuşan





0 yorum: