"Futbol bir savaştır, daha olağan şeyleri yapan kaybeder."
- Rinus Michels
"Yeni fikirlerle gelen bir adam başarana kadar deli olarak görülür"
- Marcelo Bielsa

.

.

10 Kasım 2008 Pazartesi

Fenerbahçe 1995-96

Başarılı Türk Takımları (No:1)
Takım Kadrosu:


Kaleciler:

Engin İpekoğlu,
Rüştü Reçber,
Murat Şahin

Defans:
İlker Yağcıoğlu, Jes Högh,
Uche Okechuckwu, Erol Bulut,
Emre Aşık, Mustafa Özer,
Saffet Akbaş, Mustafa Katip

Orta Saha:
Oğuz Çetin, Bülent Uygun,
Kemalettin Şentürk, Tayfun Korkut,
Halil İbrahim Kara, Serkan Reçber,
Ali Nail Durmuş, Ahmet Yıldırım,
Tarık Daşgün

Forvet:
Elvir Boliç, Dalian Atkinson,
Aykut Kocaman, Aygün Taşkıran,
Feyyaz Uçar

Teknik Direktör:
Carlos Alberto Parreira

Başkan:
Ali Şen



Brezilya Ekolü Tekrar İş Başında
Fenerbahçe o sezona kadar iyi maçlar çıkaramıyordu.
6 senedir şampiyon olamayan takımda tribünler bir kere daha Ali Şen'i göreve çağırmıştı. 1994-95 sezonun yarısında göreve gelen Ali Şen bir ertesi sezon Brezilya ile beraber 1994 Dünya Kupası'nı kazanan Carlos Alberto Parreira ile anlaşarak büyük yankı uyandırdı. Sezon başında Aalborg'tan Danimarka milli takımının liberosu Jes Högh, Aston Villa'dan İngiliz forvet Dalian Atkinson, gurbetçi oyuncular Tayfun Korkut ve Erol Bulut, Gaziantepspor'dan Elvir Boliç, Gençlerbirliği'nden Tarık Daşgün ve Kocaelispor'dan Halil İbrahim Kara takıma katılmıştı. Transferin en aktif ve bütçesini en faydacı şekilde kullanan takımlarından birisiydi Fenerbahçe.

Fenerbahçe lige iyi başladı ve ilk maçında Karşıyaka'yı 4-1 mağlup etti. Yeni transfer Boliç de ligdeki ilk golünü frikikten attı. Geçen sezonun gol kralı Bülent Uygun da gollerine devam etmişti. Sezon boyunca Fenerbahçe çok iyi gitti. Ama Trabzonspor da en iyi dönemlerinden birini geçiriyordu. İlk devreyi Trabzonspor 2 puan farkla lider olarak tamamladı.

Ligin 22. haftasında Fenerbahçe, Bursa ile berabere kalmasına rağmen Beşiktaş'ın Trabzon'u 2-0 yenmesiyle liderliğe oturdu. 24. haftada Beşiktaş'ı da yenen Fenerbahçe rakiplerinden birini şampiyonluk yarışından ekarte etti. Aynı hafta Trabzon ile Galatasaray ise berabere kalmıştı. Fark 3 puana çıkmıştı. 26. haftada ise Galatasaray, Fenerbahçe'yi yenince Trabzon averajla liderliği geri aldı. 30. haftada ise fark 4 puandı. Ama Trabzonspor, Van'a 1-0 yenilince 32. haftadaki derbi öncesinde puan farkı bire inmişti.

Büyük maç gelmiş çatmıştı. Trabzon devreyi 1-0 önde kapadı. Daha sonra Fenerbahçe, Oğuz ve Aykut'un golleriyle mücadeleyi 2-1 kazanıp böylece rakibinin önüne geçti. Son iki maçta da puan kaybetmeyince Fenerbahçe altı yıl aradan sonra sezonu şampiyon olarak kapadı. Böylece en uzun süre şampiyon olamama istatistiği de altı yıl ile sınırlandı.

Fenerbahçe sezonun ilk yarısında derbilere Beşiktaş'ı 2-0 (Atkinson, Högh), Galatasaray'ı 3-0 (Atkinson x3), Trabzonspor'u 3-1 (Tayfun, Kemalettin, Atkinson) yenmişti. İkinci yarıda ise Beşiktaş'ı 2-1 (Boliç-Atkinson), Trabzonspor'u 2-1 (Oğuz, Aykut) yendi. Sadece Galatasaray'a 2-0 kaybetti. Koca sezonu sadece iki mağlubiyetle kapadı ve 84 puan topladı. 6 derbiden 5'ini kazandı.

Türkiye Kupası'nda ise finale kadar gelmesine rağmen Galatasaray ile 1-1 biten uzatmaların ardından penaltılarla yenildi.




Taktik:
Carlos Alberto Parreira Fenerbahçe'ye iyi futbol oynatmak için geldiği gibi Brezilya'da kullandığı sistemin bir kopyasını takım üzerinde uygulamaya koyulmuştu. Takım ana şablon olarak 4-4-2 oynayacaktı. Kalede Engin'in sakatlığı yüzünden Rüştü'yü tercih etmek zorunda kaldı ve pişman da olmadı. Defans dörtlüsü ise İlker, Uche, Högh, Erol'dan oluşuyordu genelde. Bazen de sol bekte Halil İbrahim'de oynuyordu. Fenerbahçe'nin gelmiş geçmiş en uyumlu defanslarından birisi. Daha önce Danimarka takımı Brondby'de de beraber oynayan Uche ile Högh uyumu Fenerbahçe'nin o sezonki başarısında anahtar adeta. Bekler ise inanılmaz çalışkan.

Önlibero olarak ise Kemalettin kullanılıyordu. Çok dinamik ve koşan bir oyuncuydu. Ama gördüğü kırmızı ve sarı kartlarla takımını zor durumda bırakıyordu. Gene de bu özelliğine kızılsa da, iyi pres yapan, topa basmaya çalışan defansif orta saha özelliklerini sonuna kadar kullanan bir oyuncuydu. O olmadığında ise yedeği Serkan Reçber görev yapardı. O da benzer özelliklere sahipti ve daha az kart görüyordu. Orta sahanın diğer üçlüsü ise Oğuz Çetin, Bülent Uygun ve Tayfun'dan oluşuyordu. Tayfun sağ kanatta çalışkan bir görüntü verirken, Bülent soldan içe kayıyor, Oğuz ise Kemalettin'in hemen önünde oynuyordu. Ara sıra sakatlar varken veya oyuna sonradan giren oyuncular ise Halil İbrahim ve Tarık oluyordu.

Forvette ise Boliç ve Atkinson genelde yer alıyordu. Aslında sezon öncesinde Boliç-Aykut görünüyordu ama Aykut çok sakatlık geçirdi ve tam performans gösteremedi o sezon. Atkinson ise dört büyüklerin hepsine gol atarak, o senenin flaş adamı oldu, boğa gibi kuvvetli bir adamdı. Ama sezonun genelinde Boliç daha iyiydi.


Sezonun FB'li Oyuncusu:
Elvir Boliç

Gaziantep'te oynarken gol krallığında ikinci sırada yer almıştı ve dikkatleri çekmişti. Kuvvetli yapısı, hızı ve tekniğiyle iyi bir forvetti. O sezon ligde 24 gole imza attı ama Gol Kralı olamadı. Son maçta 5 gol atan Trabzonsporlu Şota Arveladze 25 golle gol kralı oldu. Atkinson ise derbilerde çok iyi performans göstermişti ama bunu genele yayamamıştı. O yüzden sezonun Fenerbahçeli oyuncusu Boliç'tir bana göre.

O sezon boyunca gollerini üçer üçer değil, birer birer attı. Bu da daha önemli bir özellikti. Bir maçta beş gol atıp, geri kalan maçlarda yatan santrafor modeli değildi.

Ertesi sezon ise unutulmaz Manchester United galibiyeti ve Şampiyonlar Ligi'nde toplanan 7 puan gelecekti.

Başarılar
  • 1 kez Türkiye Ligi Şampiyonluğu
  • 1 kez Türkiye Kupası Finali


İdeal İlk 11: Rüştü (kaleci), İlker (sağbek), Erol yada Halil İbrahim (solbek), Uche (stoper), Högh (stoper), Kemalettin (önlibero), Tayfun (sağ kanat), Bülent yada Halil İbrahim (sol kanat), Oğuz (ortasaha), Atkinson (santrafor), Boliç (santrafor)



2 yorum:

Ediz dedi ki...

Atkinson'un 3 gol attığı maçta galatasarayı 3-1 yenmiştik , ligin 2. yarısındaki maçta golleri boliç ve oğuz atmıştı. iyi çalışmalar...

7.Samuray dedi ki...

Fenerbahçe'nin dönem dönem çok iyi kadroları ve o kadroları yöneten teknik adamları oldu.
Ama her defasında BAŞKAN'larının hem teknik direktörlere hem de futbolculara müdahalesiyle takım tepetaklak olmuştur.
Fener tarihini yazanlar "Didi"den başlayacaktır. Ama ben hatırladıklarımdan başlayacak olursam listesin bir numarasına bu kadroyu yazarım.
Pererria,Atkinson,Oğuz,Aykut...

Ali Şen Fenerbahçe tarihinin en güçlü kadrolarından birini dağıtmakla kalmadı geleceğiyle de oynadı.
[Bir yıl sonra ŞL'de 7 puan toplamış olması çok şey ifade etmiyor ; çünkü bu sezondan sonra bir türlü istikrarı yakalayamadı Fener. Ve ardın GS'nin 4 yıllık dominasyonu söz konusu.]

Ali Şen'den sırf bu takımı dağıttı diye hâlâ nefret ediyorum.

Bunun dışında Löw ve Zico, Aziz Yıldırım'ın "kasaplık" dönemine denk gelen diğer Fenerli Teknik Adamlardır.
***