26 Kasım 2008 Çarşamba

Metin Oktay

Efsane Türk Futbolcular (No:1)
"TAÇSIZ KRAL"

(Doğum tarihi: 2 Şubat 1936. Karşıyaka, İzmir)
(Ölüm tarihi: 13 Eylül 1991. Boğaz Köprüsü, İstanbul)
(Santrafor)

Türk futbol tarihinin en gelmiş geçmiş en iyi golcülerinden olan Metin Oktay birçok oyuncudan iyi istatistiklere ulaşmış, Türk futbol tarihinin yapı taşlarından birisidir. Oynadığı dönemde gerek futbolculuğuyla, gerekse efendi kişiliğiyle taraflı tarafsız tüm Türk futbolseverlerin gönlünü çelen bu büyük yetenek sembol olmayı fazlasıyla hak etmiştir.

Kariyeri boyunca çıktığı Türkiye'de oynadığı 421 maçta 405 gol atmayı becermiştir. Ayrıca bir sezonluk bir Serie A macerası da vardır...

"Kaleci tek ayağını kaldırdığı an, nasıl olursa olsun vuruşumu yapardım. Gol anı o andır."
 

Futbola Başlangıç
Babası bir işçi olan Metin Oktay, 8 kız çocuğun ardından gelen 9. evlât olarak dünya geldiğinden evin neşesi ve en sevilen elemanıydı. Savaş yıllarında doğmuş bir çocuk olarak güç yıllar geçirdi. Kendisi o dönemler yemek bulmakta zorlandıklarını ifade eder. İlk okulu Karşıyaka Soğuksu İlkokulu'nda, orta okulu ise Alsancak orta okulunda okudu. Alsancak Orta okulu Alsancak Stadı'nın hemen bitişiğindeydi. Metin de her ders çıkışı Vahap, Fuat ve o dönemlerdeki idolu Sait Altınordu'yu izleyerek futbolla ilgisini arttırıyordu. Lisede ise İnönü Lisesi ve Mithatpaşa Sanat Enstitüsü'ne gitti.

İşte bu lise yıllarında, Ulusal lig daha kurulmadan önce amatör olarak futbola İzmir'de başlayan Metin Oktay, 1952'de 15 yaşındayken Damlacık adlı yerel bir kulüpte ilk maçına çıktı. Sait Altınordu'nun giydiği 8 numaraları formayı giyiyor ve onun gibi oynamaya çalışıyordu. Burada iyi performans gösterdi ve genç milli takıma çağırıldı. Damlacık fakir bir kulüptü. İstanbul'a gitmek için para bulamayan Metin'e mahalle arkadaşları aralarında para topladılar (110 Lira) ve milli takım kampına yolladılar.

Daha sonraki sezon 1953'te Adnan Süvari'nin futbolcu/antrenör olarak görev yaptığı Yün Mensucat'a transfer olan oyuncu, aynı sezon 14 golle parladı. İlk kez A milli oluşu da bu yıla rastladı. 11 Nisan 1954'teki Türkiye-Belçika maçına çıktı ve 2 de gol attı. Bu performansı sonrasında menajerler vasıtasıyla Beşiktaş'a önerildi.

Olaylar şöyle gelişir: Beşiktaş'lı yöneticiler kulüp binasında Metin'e Baba Hakkı'nın ceketini giydirirler. Ceket Metin'e bol gelir ve Metin'in transferi ilginç bir sebeple geri çevirilir. "Omuzları dar, bundan santrafor olmaz." Bunun üzerine Metin 1954'te 5,000 Liralık transfer ücretiyle şehrin büyük takımı İzmirspor'a transfer olur. O sezon 17 golle İzmir Ligi gol krallığını kazanır ve takımı İzmir Futbol Ligi şampiyonu olur.

İzmir Gol Kralı olarak, Galatasaray'ın efsanevi teknik direktörü Gündüz Kılıç'ın ilgisini çeker. İzmir'e giden Gündüz Kılıç, Galatasaray'lı yöneticilere, "bu çocuğu mutlaka alalım" talimatını verir. Ama herkes Metin'i izlemeye geldiğini anlayınca, Kılıç İzmir'deki menajerleri azarlar ve "bunca yolu bunun için mi getirdiniz beni! Bu çocuktan kale direği bile olmaz" der. Buna karşın İzmirspor 5,000 Lira bonservis ister. Metin'i almayı aklına koyan Gündüz Kılıç, parayı tedarik edemez. Foti adlı bir tefeciye giderler ve dolar bozduracağız diye adamı kandırırlar. Para desteleri yaparlar. Sadece ilk ve son kısımlara 10'ar dolar yerleştirirler. Destenin geri kalanı ise gazete kağıdıdır! Hemen oradan kaçarlar! Böylece Metin'in bonservis ücreti böyle bulunmuş olur!

11 Temmuz 1955 günü, 19 yaşındayken Metin Oktay, kendisine transfer ücreti olarak ödenen bir Chevrolet araba karşılığında Galatasaray'a transfer olur. 5 yıllık kontrat imzalanır ve Galatasaray kariyeri başlar Metin Oktay'ın. Gündüz Kılıç, o dönemki kaptan Turgay Şeren'i, Metin'în oda arkadaşı yapar. Çünkü kendisine çok inanmaktadır. Kılıç'ın, Şeren'e verdiği görev, Metin'in kalbine Galatasaray sevgisi aşılamaktır.

"Düşüncem şuydu: Bir futbolcu sahaya çıktığında ya gol atmalı, yada attırmalıydı. Her hareketi gole götürmeliydi takımını."


Galatasaray Yılları
Metin 1955-56 sezonunda, yani ilk sezonunda; Galatasaray'daki kariyerine başarılı bir giriş yaptı. Beyoğluspor karşısında hem Galatasaray forması altındaki, hem de ligdeki ilk golünü attı. İstanbul Ligi'nde oynayan Galatasaray şampiyon oldu. Metin ise 17 maçta 19 gol atarak, ligin gol kralı oldu.

1956 yılındaki efsane Macaristan maçında oynadı. Turgay Şeren o maçı "Türkiye'nin kazanacağına kimse ihtimal vermiyordu. İki gün önceden İnönü'nün kapısında yatanlar vardı" diye anlatıyor. Metin o maçta takımının 3. golünü kaydeden isimdi.

1956-57 sezonunda Galatasaray ile İstanbul Profesyonel Ligi Şampiyonluğunu kazanamadı ama yine gol kralı oldu. Ardından gelen 57-58'de hem şampiyonluk hem gol krallığı, 1958-59 sezonunda ise sadece gol krallığını kazandı.

1959 yılının baharında ise Türkiye 1. Futbol Ligi başladı. 11 golle Metin Oktay gol kralı oldu. Ligin ilk gol kralı olarak tarihe geçti. Bu sezon 10 Haziran günü Fenerbahçe ile oynanan ligin final maçında kale ağlarını delerek bir gol de atmıştır. Ama daha sonra ağların yamalı olduğu belirtilmiştir. Yugoslavya'dan getirilen hakemin yönettiği tartışmalı geçen bu maçı (Metin Oktay oyundan atılıp tekrar geri alınmıştı) Galatasaray 1-0 kazansa da, rövanşta Fenerbahçe 4-0 galip gelerek ilk lig şampiyonluğunu almıştır.

Metin Oktay, 1959-60 sezonunda 33 golle gol kralı oldu. Galatasaray seyircisi için artık bir ilâhtı Metin. Fakat aynı sene askerliğini 8 gün eksik yaptığı gerekçesiyle 45 gün hapis yattı. Çünkü o zamanlar maç için alınan izinler senelik izin sayılmıyordu. Hapisten çıktığının aynı günü Karagümrük maçında 2 gol attı. Sezon sonunda ise Beşiktaş şampiyon olmuştu.

60-61 sezonunda bu sefer 36 golle gol kralı oldu. Şampiyon ise yine Galatasaray olamıyordu. Şampiyon ezeli rakip Fenerbahçe'ydi. Bu arada üst üste üç kez Türkiye 1. Ligi Gol Kralı olmuştu. İstanbul Ligi'ni de sayarsak, 7 senedir üst üste Gol Kralı'ydı.

1961-62 sezonu başlamadan Altay'ın o zamanki İtalyan teknik direktörü Lemondini'nin önerisiyle İtalya'nın Palermo takımına transfer oldu. Krallar gibi İtalya'ya uğurlanan Metin, burada vatan özlemi çekti ve zaman zaman parlasa da çok başarılı olamadı. Sakatlıklar geçirdi ve bu yüzden sadece 12 maçta forma giyip, 3 gol atabildi. Serie A'yı 8. tamamlayan Palermo onu bırakmak istemedi. Ama Metin Türkiye'ye dönmek istiyordu. İtalyanca bilmiyordu, takım içinde yalnız kalmıştı. Kumkapı'daki martıların ötüşünü, bir Beyoğlu akşamında iki tanımadığı insanla muhabet edebilmeyi özlemişti. Mektuplarında Emirgan'da çay içmekten bahsediyordu. Gündüz Kılıç'ın sürekli arayıp "Taraftar seni özlüyor. Dön memleketine" ısrarları Metin'in zaten çelinmeye müsait olan aklını çeldi. Sezon sonunda İzmirspor yetkilileri yüklü bir transfer ücreti önerdiler (o zamanın parasıyla 30,000 Lira) ama Metin Oktay Galatasaray'a dönmeyi tercih ettiği için, teklifi geri çevirdi. Bunun sonucunda karısı Oya hanım ile aralarında bir tartışma geçti ve küstüler. Fazla geçmeden de boşandılar. Bu yüzden Galatasaray tribünün daha da fazla sevgisini kazandı.

Galatasaray'a döndüğü 62-63 yılında tam 38 gole imza koyarak Türkiye ve Avrupa Gol kralı oldu. Bu gol krallığında toplam 1,45 ortalama tutturmuştu ve bu bir rekordu. Günümüzde hâlâ maç başı ortalama rekoru Metin Oktay'dadır. O sene Galatasaray'la ilk lig şampiyonluğunu yaşadı. Galatasaray da üst üste ikinci şampiyonluğunu kazanmış oldu. O Palermo'da oynarken ilk şampiyonluğu kazanmışlardı zaten. Ardından altı sene sürecek şampiyon orucu gelecekti. Galatasaray bu altı senelik zarfta 63-64, 64-65, 66-67 ve 67-68 sezonlarından üçüncü, 65-66 sezonunda ikinci oldu.

Metin ise 63-64 sezonunda 18, 64-65 sezonunda 17, 65-66 sezonunda 19, 66-67 sezonunda 10, 67-68 sezonunda ise 18 gol attı. Sadece 64-65 sezonunda gol kralı oldu. 68-69 sezonunda ise Galatasaray ile şampiyonluğu kazanırken, yine 17 golle Gol Kralı oldu.

252 Türkiye Ligi maçında 217 gole imza atan Taçsız Kral, derbi maçlarında da çok etkili oluyordu. Kariyerinde Fenerbahçe'ye karşı 18, Beşiktaş'a karşı 13 gol kaydetmiştir.

36 kez Türk milli takımının forması giyen Metin Oktay, milli takımın kötü olduğu bir dönemde milli kariyerine başladığı ve devam ettiği için pek bir başarı kazanamamıştır. Yine de milli forma altında 19 gol atarak, bireysel olarak bir başarı sağlamıştır.

Kariyerinde sadece bir kez kırmızı kart yedi. O da bir derbi maçına denk gelmişti. Efendi kişiliği ve temiz oyunuyla tanınan Metin Oktay, Fenerbahçe'li Yılmaz'ın kendisine parmak atması (!) ile birlikte ona bir yumruk atar ve maçın hakemi tarafında oyundan atılır. Yılmaz'ın çok sayıda dişini de kırar. Bir de oyundan atıldığı ama kırmızı kart henüz kural olmadığı için geri alındığı bir oyun var. O da bir Fenerbahçe maçında. Kaleci Özcan ile havada çarpışırlar ve Metin özür dilemeye gider. O arada Fenerbahçeli Avni, Metin'in dizine vurur. Metin yumruğu patlatır. Oyundan atıldıktan sonra ise ağlar. Fener tribünlerinin karşında eğilir ve özür diler. Kendini teselli eden arkadaşlarına "Ben taraftarın yüzüne nasıl bakarım" diye sorar. Hakem onu oyuna geri alır ve Metin bir de gol atar ama arkadaşlarının söylediğine göre aynı gece bara gider ve önünde bir kadeh viski vardır. "Ben futbolu bırakıyorum" der, "bu iş bana hiç yakışmadı." Ama vazgeçirilir.

1969-70 yılında futbolu bırakan Metin Oktay jübile maçını lig şampiyonu Fenerbahçe ile oynadı. 1-1 berabere biten maçta bir süre Fenerbahçe forması giydi. Rakibin sembol isimlerinden Can Bartu ise bir süre Galatasaray'dan oynadı. Göz yaşları içinde uğurlandı Metin. Fenerbahçeli taraftarlardan bazıları "bırakma Metin, bu forma sana yakıştı" diye ağladığı yaygınca söylenir. Aynı gün oğlu olan Fenerbahçe kaptanı Şükrü Birand ise oğlunun adını Metin koyuyordu. Ardından bir jübilede memleketi İzmir'de yapıp futbol hayatını noktaladı. İzmir'deki jübilede 18 yaşındaki Göztepeli bir futbolcu Metin'i çok iyi marke eder ve maçı Göztepe 1-0 alır. Çocuk koşarak Metin'in yanına gelir ve "Ben sizin hayranınızım Metin abi, bir fotoğraf çekilsek lütfen" der. Metin ise "Hayır, maçın kahramanı sensin. Ben seninle fotoğraf çektirmek istiyorum asıl" diyerek tevazuyu yine gösterir.

Aynı sezonun sonunda Metin Oktay basın görevlisi olarak Meksika 70'e Dünya Kupası'na gitti ve Pele, Müller gibi oyuncularla tanıştı. Basın maçında Avrupa takımında oynadı ve 4 gol attı.

Metin Oktay bir ertesi sezon Toma Kaleperoviç'in yardımcısı olarak antrenörlük hayatına başlasa da, istediğini bulamamıştır. 1972-74 arasında Bursaspor'u çalıştıran ve kalıcı bir başarı elde edemeyen Metin Oktay, antrenörlükten kolay vazgeçmiş ve spor yazarlığı yapmaya başlamıştır. Milliyet'te uzun süre yazan Oktay, 1991 yılında Boğaz Köprüsü'nde yağmurlu bir havada geçirdiği bir trafik kazası sonucu yaşamını yitirmiştir. Vefat ettikten sonra Galatasaray kulübü Florya'daki tesislerinin adını Florya Metin Oktay tesisleri olarak değiştirmiştir. Allah rahmet eylesin...



Futbol Dışında
Tanıyan herkesin anlattığına göre Metin Oktay karakteri ile çok örnek bir insan. Parada pulda da gözü olmayan birisi. Öyle ki, cebindeki son parayı borç isteyen birini verebilecek ve geri istemeyecek nezakette. Ayrıca kendine açık çek veren Fenerbahçe başkanı Müslim Bağcılar'a "Bizi sevenlere ihanet etmeyelim baba" diyebilen birisi. Saygı ve vefa duygusu çok ilerlemiş bir kişi.

Özel hayatı ile de magazinin ilgisini çeken Metin, Galatasaray uğruna terk ettiği karısı Oya Sarı haricinde; Mualla Kaynak, Ayfer Feray, Maria Vincent ve 1953 Türkiye Güzeli Ece Ceylan gibi ünlülerler ile de ilişkiler yaşadı. 1965'te ise Servet Kardıçalı ile evlendi. Bu arada futbol kariyeri devam ederken 1965 yılında bir film bile çevirdi. Kendi hayatını anlatan "Taçsız Kral" adlı filmde Gönül Yazar, Ayten Gökçer ve Ajda Pekkan ile beraber oynadı. Galatasaray'dan arkadaşları Turgay Şeren ve Gündüz Kılıç da kısa roller almışlardır.

Bir dönem alkole kendini fazla kaptırsa da, efendi kişiliğini koruyan Metin, sonra bu alkolden de kurtulur.

"Maçı sahadan önce beynimde oynamaya çalışırdım."


Kişisel Görüşüm
Metin Oktay'la ilgili görsel verilerimiz çok sınırlı. Yabancı bir futbolcu olsa yada yabancı bir takımda oynamış olsa çok maçını izlemiş olurduk ama maalesef üç beş siyah beyaz kayıt ve Taçsız Kral filminden başka kaynağımız yok. Yere sağlam basan, sert şutlar çıkaran, ceza sahası içinde korkulan bir oyuncu olarak görünüyor izlediğim kadarıyla. Çok çalışkan, her antremandan sonra, bir saat sırf şut çalışırmış. Sol ayağı müthiş, sağ ayağı da gayet kabul edilebilir düzeyde. Kendi deyimiyle "gözleriye golü koklayan" bir adam. Kafa ile de attığı çok sayıda gol var. Hızı da makul seviyede. Birden attığı deparlarla ünlü olmuş zamanında. Ziya Şengül, Suat Mamat ve Alparslan Eratlı gibi üç adamın söylediği ortak bir söz var; "Golün her türlüsünü atan bir adamdı. Şimdi oynasa herhâlde 40-50 gol atardı." Bu onu özetliyor gerçekten. Ulaştığı istatistikleri de görünce ağzım açık kalıyor. Keşke daha çok video kaydına sahip olabilseymişisiz üstadın.



Metin Oktay ile İlgili Anılar
"Meksika 70'e gitmiştik. Brezilya turnuvaya özel olarak hazırlanıyor, bütün Meksika "Mehiko, Brazil" diye inliyordu. Brezilya, İngiltere maçını izlemeye Mexico City'e gittik ama oteller dolu. Metin ile yer ararken, Meksikalı ailelerin evlerini motel gibi kullandığını öğrendik. Kaldığımız evin sahipleri çok iyi insanlardı. Kahvaltı ve yemeklerden para almıyorlardı. "Türk turistler gelmiş" diyen bizi görmeye gelen İngilizce bilen mahalleli aracağılıyla anlaşıyorduk. Bir ara bir baktım Metin yok! Nerede bu adam bakınıyorum etrafa. Dışarı bir çıktım, Metin çocuklarla top oynuyor, birçok genç yaşlı Meksikalı onu izliyor. Hayran kalıyorlar çalımlara şutlara. Bir samimiler ki sormayın. Sonra onu da basın mensupları için düzenlenen maça çağırdılar. Pele falan izledi. Maç sonunda "Şimdi oynamıyor musun?" dedi. Metin "hayır" dedi. Pele de "Yazık, bu bacaklarda daha iş var" dedi... (Halit Kıvanç)



İstatistikler (Oyuncu Olarak)

Kulüp İstatistikleri
Sadece lig maçları göz önüne alınmıştır.

Sezon / Yıl
Oynadığı Kulüp
Maç
Gol

1952
Damlacıkspor
?
?

1953
Yün Mensucat
?
14

1954
İzmirspor
?
17

1955
İzmirspor
?
?

1955-56
Galatasaray
17
19

1956-57
Galatasaray
?
?

1957-58
Galatasaray
?
?

1959
Galatasaray
15
11

1959-60
Galatasaray
35
33

1960-61
Galatasaray
28
36

1961-62
Palermo
12
3

1962-63
Galatasaray
26
38

1963-64
Galatasaray
?
18

1964-65
Galatasaray
?
17

1965-66
Galatasaray
?
19

1966-67
Galatasaray
?
10

1967-68
Galatasaray
?
18

1968-69
Galatasaray
26
17

1969-70
Galatasaray
?
?

Liglere Göre İstatistik (Sadece Lig)
  • Türkiye: 421 maçta, 405 gol
  • İtalya: 12 maçta, 3 gol
Milli Takım İstatistiği
  • 40 maç, 17 gol
Tüm Maçlar Dahil İstatistik
  • 660 maç, 608 gol
  • 628 maç, 588 gol (Türkiye)
  • 12 maç, 3 gol (İtalya)


Şampiyonluklar ve Kupalar
  • Galatasaray ile 2 kere Türkiye 1. Ligi Şampiyonluğu (1962-63, 1968-69)
  • Galatasaray ile 4 kere Türkiye Kupası (1962-63, 1963-64, 1964-65, 1965-66)
  • Galatasaray ile 2 kez İstanbul Profesyonel Ligi Şampiyonluğu (1955-56, 1957-58)
  • Galatasaray ile 2 kez Cumhurbaşkanlığı Kupası (1965-66, 1969-70)
  • Galatasaray ile 3 kez TSYD Kupası (1963-64, 1966-67, 1967-68)
  • İzmirspor ile 1 kez İzmir Ligi Şampiyonluğu (1954)
Bireysel Başarılar
  • Galatasaray ile 6 kere Gol Krallığı (1959, 1959-60, 1960-61, 1962-63, 1964-65, 1968-69)
  • Galatasaray ile 1 kere Avrupa Gol Krallığı (38 gol / 1962-63)
  • Galatasaray ile 3 kere İstanbul Ligi Gol Krallığı (1956-57, 1957-58, 1958-59)
  • İzmirspor ile 1 kere İzmir Ligi Gol Krallığı (1954)
  • Bir sezonda en iyi gol ortalaması (26 maçta 38 gol, 1.46 ortlama)


Yazan: Kaan Kavuşan
Kaynak: Yapı Kredi Metin Oktay Belgeseli
Kaynak: Alper Duruk Futbol Arşivi



1 yorum:

Yakup Sabri İNANKUR dedi ki...

Nerede böyle oyuncular konulu bayram şekeri reklamı moduna girmeden önce, nerede böyle insanlar diye sorgulamamız lazım.

İzlemediğimiz ama adını duyunca toparlandığımız isimlere özlemimiz de bundan. Duruşlarıyla hayatımızı, kendimizi sorgulatan insanları özledik.