"Futbol bir savaştır, daha olağan şeyleri yapan kaybeder."
- Rinus Michels
"Yeni fikirlerle gelen bir adam başarana kadar deli olarak görülür"
- Marcelo Bielsa

.

.

29 Kasım 2008 Cumartesi

Total Futbol

Futbol Sistemleri (No:1)
TOTAL FUTBOL DEVRİMİ


Total Futbol, Hollandalı teknik adam Rinus Michels'in adını koyduğu, 70'li yıllarda fırtına gibi esen, 80'lerde de devam eden futbol sistemidir. 30'lu yıllarda çok başarılı maçlar çıkaran Avusturya milli takımının eski antrenörü Hugo Meisl'in uygulayamadığı fikridir. "Futbol Devrimi" adlı kitabında kafasındaki bu sistemi uygulayamadığını ama ütopyasının bu olduğunu ve bir gün bu futbolu izlemek istediğini belirtir, adını koymayarak tarif ettiği sistemde.
50'li yılların Macaristan takımı da Total Futbol'a yakın bir anlayışla başarılar kazanmıştır. Teknik direktörü Gusztav Sebes'in deyişiyle "Sosyalist Futbol" oynamaktadır.

Macar takımının en iyi olduğu dönemlerde futbolcu olan Michels, teknik direktörlüğü zamanında toplu hücum, toplu defans oyun stilini oturtmaya çalışırken, bir gün oyuncularına şu emri verdi: "Defans yok, forvet yok. Hepiniz forvetsiniz ve hepiniz defans oyuncususunuz. Defanstan bir arkadaşınız forvete gittiğinde, forvet oyuncuları onların yerlerini dolduracak. Forvette beklemek yok, geriye gelecekseniz ve hep beraber hücuma çıkacağız." İşte bu sözler Total futbol fikrini kabaca özetleyen kelimeler.

Kısacası her oyuncu geçici olarak da olsa her görevi yapabilmeliydi. Kondisyonlar üst seviyede olmak zorundaydı. Tempolu ve hızlı oynamak gerekliydi. Bugün oyuncuların maç başına koştukları kilometrenin artmasının baş sebeplerinden birisi Total Futbol ve ona karşı koymak isteyen takımların kondisyona yüklenmesiydi. Total futbolun uygulanması zordu aslında. Oyuncuların sadece defansif veya ofansif olmaması gerekiyordu. Çok yönlülük istiyordu. Maç içinde devamlılık sorunları olabilirdi. Birçok futbolcu antremanlardan yakınabilirdi. Ama uygun oyuncularla sistem yenilmez oluyordu. Çünkü öngörülmezdi. Bir defans oyuncusu goller atar, bir forvet kale çizgisi içinden top çıkarabilirdi. Michels'in dediği gibi "Futbol bir savaşa benzer. En beklendik hareketleri yapan genelde kaybeder." Michels sürekli şaşırtan bir oyun sistemi geliştirmişti. Adeta 4 ve 6 kişilik iki blok halinde diziliyordu. Bu 6'lı hem defans hem ofans yapıyordu. 4'lüden ise bekler sürekli açılırdı. Diğer iki stoperi ise orta sahada pres yaparken sık sık görürdünüz. İkili olarak defansı beklerlerdi genelde. Bekler açıldığında stoperler geriye çekilir, stoperler açıldığında bekler geri gelirdi. Böylece bloklar arası alan daralır, sahanın her yeri de kullanılmış olurdu. Ayrıca 8 kişiyle hücum yapmış olurdunuz. Herkes kendi yerinden sıyrıldığı için bolca da boşluk bulunurdu. Çünkü yerinden sıyrılan hücum oyuncusu, markajcısını da peşine takardı.

Bir diğer önemli özellik, mümkün olduğunca yerden oynanması gerekliliğiydi. Yerden oynamak daha iyi kondisyonu olan oyuncular için iyiydi. Böyelce hareket durmuyordu. Havadan oynanınca topu beklemek gerektiğinden, rakip defans hazırlanıyordu.

Total futbolda önemli olan bir diğer şey de kalecilerin ayaklarını çok iyi kullanması gerekliliğiydi. Çok koşacakları için kaleci de oyuna katkı sağlamalıydı. Zaman zaman bir libero görevi bile üstlenmeliydi. Stuy, Van Brukhelen ve şu anki kaleci Van der Sar bu kalecilerden. (Van der Sar İtalya, İngiltere falan derken bu stilden biraz sıyrıldı gerçi ama Ajax'taki maçlarını hatırlayın.)

Michels bu taktikle tüm dünyanın takdirini kazanan bir adam oldu ve FIFA tarafından yüz yılın teknik direktörü seçildi. Michels'e göre sistem, oyuncudan daha önemliydi. Bu yüzden kadro yapısına uymayan bir sürü yıldızı bile yönettiği takımlardan gönderdi. Ama Ajax, Barcelona ve Hollanda milli takımı ile sistemi sayesinde başarılar yakaladı. Şampiyon Kulüpler Kupası, La Liga şampiyonluğu ve Avrupa Kupası'nı istatistik hanesine yazdırdı. 74 Yılında Hollanda ile Dünya Kupası Finali oynadı. O takım kupayı alamamasına rağmen futbol yorumcularının bir çoğu tarafından gelmiş geçmiş en iyi beş takım arasında gösterilir. Bence de öyle. Michels bize izlemesi keyifli maçlar sunmuş zamanında. Youtube, ESPN Classics, Dailymotion gibi ortamlardan takip etsek de, oynanan futbolun güzelliğinden ağzımızın suyunun akması kaçınılmaz.

Michels haricinde birçok antrenör bu sistemi uygulamaya çalışsa da pek başarılı olamadılar. Çünkü ya çok paranız olmalıydı yada çok iyi bir altyapınız. Çift yönlü oyuncu bulmak zordur. Michels altyapı yoluyla bu işi başardı ve Hollanda futbolunun babası oldu. Öğrencisi Cruijff ise bu işi ikisinin karışımı ile işi becerdi. 90'ların başında Barcelona teknik direktörü olan Cruijff, seçtiği ve tamamen kendi yarattığı oyunculardan kurduğu sistemle Barcelona'ya Şampiyon Kulüpler Kupası'nı getirmişti.

Michels 71 yılında Barcelona'ya gidince Ajax takımının başına gelen Romen hoca Stephan Kovacs da bu sistemi başarıyla uygulamıştır. 2 tane Şampiyon Kulüpler Kupası kazanmıştır. Bu arada Barcelona'da o günden bugüne gelen Hollandalı ekolü, Total Futbol'a olan sevgidendir.

Fatih Terim'in 2000 UEFA Şampiyonu Galatasaray'a oynattığı oyun da Total Futbolu andırır. Okan, Suat, Emre, Hagi, Ergün, Hakan Şükür ve Arif'ten oluşan 6'lı hem ofansif hem defansif özellikler barındırır. Farklı olarak Popescu ve Bülent fazla açılmaz, bekler Hakan Ünsal ve Fatih yine açılırdı. Fakat Terim sistemini Global futbol olarak adlandırmış. Terim'in Total Futboldan farklı olarak yaptığı şey, bazı oyunculara özel görevler verilmesi. Hagi ve Popescu'ya oyun kurma görevi, Hakan'a hücum pres gibi. Total Futbol'da herkes herşeyi yapar. Böylece sistem kitlenmez.

Total Futbol günlük başarılar peşinde koşan günümüz antrenörlerince pek tercih edilmemektedir. Çünkü sabır gerektirir. Ama başarırsanız da, Rinus Michels gibi "Yüzyılın antrenörü" seçilirsiniz, taraftarın gönlünde yenilmez olursunuz.


Yazan ve Hazırlayan: Kaan Kavuşan








0 yorum: