"Futbol bir savaştır, daha olağan şeyleri yapan kaybeder."
- Rinus Michels
"Yeni fikirlerle gelen bir adam başarana kadar deli olarak görülür"
- Marcelo Bielsa

.

.

8 Kasım 2008 Cumartesi

Gelmiş geçmiş en büyük golcü: Gerd Müller

Bu yazı, 18 Aralık 2012 tarihinde FourFourTwo dergisinin
internet sitesinde yer almıştır.
Arjantinli fenomen Lionel Messi, önce Avrupa Kupaları’nda attığı gol sayısını aştı. Sonra da onun bir sezonda daha fazla gol atma rekorunu kırdı. Fakat tüm bunlar Müller’in değerinden bir şey götürmedi. Bir senede attığı 85 gollük rekor kırıldıysa da Gerd Müller maç başına attığı gol sayısıyla hâlâ Messi’nin önünde. Daha çocuk yaşta yetenekleri fark edilen, hemen Barcelona altyapısına ‘kaynayan’ Messi’nin aksine Müller’in daha zorlu bir hikâyesi var...

Nördlingen doğumlu Müller, II. Dünya Savaşı’nın son günlerinde hayata gözlerini açtı. Zor bir çocukluktu onunki. Almanya savaştan mağlup ayrılmış, Hitler’in orduları Stalingrad’ta facia üstüne facia yaşamıştı. Yetmemiş daha dört sene geçmeden ‘49’da Almanya Doğu ve Batı olmak üzere ikiye ayrılmıştı. Ortaokul çağındaki Müller de bir fabrikada tekstil işçisi olarak çalışmaya başlamıştı. Daha sonra denediği işler arasında kaynakçılık da vardı.


“GÜREŞÇİ Mİ BU?”
Kasabanın yerel takımı 1861 Nördlingen’e katıldığında 15 yaşındaydı. Kısa sürede gole alışan santrfor 51 maçta 108 gol atınca Bayern’in dikkatini çekmiş oldu. Hocası onu ilk gördüğünde, “Bu çocuktan adam olmaz” demişti. Hatta bir de ona lâkap takmıştı. ‘Kısa Şişko Müller’. İşte o çocuk kısa sürede onu mahcup edecekti. Müller şunu fark etmişti; yere yakın olması, topa daha yakın olması demekti, topa daha yakın gole daha yakın olması demekti. .

Müller, Bayern Münih’e geldiğinde takım ikinci ligin sıradan takımlarından biriydi. Nazi döneminde yönetime en çok destek veren bölgelerden biri Bavyera olmasına rağmen ‘En fazla Yahudi üyeye sahip olan kulüp’ unvanı Bayern’in pek işlerine yaramamıştı. Takım, sadece 1931 yılında bir kez şampiyon olmuş, ardından yıllarca ikinci ligde ‘debelenmişti.’ Müller geldiğinde, takımda Beckenbauer ve Sepp Maier gibi henüz efsane olmamış isimler de yer alıyordu. Fakat ‘Kısa Şişko Müller sendromu’ sürüyordu. Teknik Direktör Zlatko ‘Cik’ Cajkovski “Ne yapacağım bu tıknazı” diyordu, “Topçu değil, halterci bu!”


BAYERN’İ COŞTURDU
Tam 64 santim çapındaki baldırlarıyla Müller, Bayern ile çıktığı ilk maçında 2 gol attı, sezonu 26 maçta 33 golle bitirdi ve takım ‘Bundesliga’ya çıktı. Ardından gelen ilk sezonda Almanya Kupası geldi, ardından da goller, kupalar ve şampiyonluklar. Müller, Bayern kariyerinde 607 maça çıktı ve 566 gol attı. "Kafamın içinde bir ses, bana şu yöne git, bu yöne git diye sesleniyor. Kalecilere Tanrı bizzat yardım ediyor. Ben bile vurduğumda topun nereye gideceğini bilmiyorum, kaleci nereden bilebilir ki? Var bir iş" diyordu attığı golleri nasıl attığı sorulduğunda. 15 senede 4 lig şampiyonluğu, üst üste 3 Şampiyon Kulüpler Kupası şampiyonluğu, 1 Kupa Galipleri Kupası, 1 Kıtalararası Kupa, 4 Almanya Kupası elde etti. 1 kere Avrupa'da Yılın Futbolcusu oldu, iki kere Altın Ayakkabı'yı aldı. 4 kere Şampiyon Kulüpler Kupası'nda, 7 kereyse Bundesliga'da Gol Krallığı'na ulaştı.

‘Kaiser’ yani ‘İmparator’ lakabıyla anılan Franz Beckenbauer 70’li yılları domine eden, sadece Bayern’in değil, Alman ve Avrupa futbolunun da kaderini değiştiren "Bombacı" lakaplı bu adam için şöyle diyor:

“Birçok büyük oyuncu ile beraber oynadım: Wolfgang Overath, Paul Netzer, Karl-Heinz Rummenigge ve Paul Breitner, ama bence aralarında en iyisi Gerd Müller'di. Durdurulmazdı. Bayern bugün sahip olduğu her şeyi Gerd Müller'e borçlu. Onun golleri olmasa hepimiz antrenman sahasında, eski bir tahta sıranın üzerinde oturuyor olurduk."


İLK MİLLİ MAÇ: TÜRKİYE’YE KARŞI
Müller ilk kez bir hazırlık maçında Türkiye’ye karşı milli olmuştu. Oyunun son dakikalarında oyuna girince gol de atamamıştı. "Bombacı" ikinci maçta gösterdi hünerini; Arnavutluk’a atılan 4 golde imzası vardı. Milli takım kariyerini tamamladığında kariyerinde 62 milli maç, 68 gol vardı. 

"74'teki şampiyon takımdan daha iyiydik" dediği 1970 Dünya Kupası'nda da yer almıştı, 72'teki Avrupa Kupası'nda da. Ama daha da önemlisi jübile maçıydı. 1974 yılında Dünya Kupası final maçında çalışkan Panzerler, Total Futbol’un beşiği Hollanda’ya karşı oynuyordu. Daha 3. dakikada top Almanlar’ın ayağına değmeden golü yazmıştı Hollandalılar. Müller'se hakemin durumu eşitleyeceğinden emindi; "Final maçında bir daha düştüğümüzde hakemin penaltı vereceğine emindim. Öyle de oldu" diyordu Hözlenbein için verilen penaltıyı anlatırken. Ama sadece hakem değil, başka bir şeyi daha unutmuştu Hollandalılar; Gerd Müller faktörünü...

Önce Breitner penaltıdan skoru eşitlemiş, sonra da günün gazete sayfalarında “Seksen dokuz dakika tutarsın, bir dakika tutamazsın; golünü yazar” denilen Müller durumu 2-1’e getirmişti. “Hollanda'ya karşı finalde attığım gol kesinlikle en önemlisiydi" diyen Müller, bir Dünya Kupası finali maçında takımına kupaya getiren golü atıp milli jübilesini yaptı Müller…


ALKOL BELÂSI
Müller, Almanya yıllarının ve Dünya Kupası’nın ardından gittiği ABD’de de üç sene Cubillas ve George Best ile bir arada Fort Lauderdale Strikers'ta oynadı, ardından da futbolu bıraktı.

Bu yıllarda boşluğa düştü ve kendini alkole verdi. Müller’i Bavyera’nın bir barında bulan eski takım arkadaşları, onu alkol tedavisine iknâ ettiler. Arkadaşları "Alkolik olduğunda bile her zaman nazik ve kibardı" diyorlardı. Tedavi bitince, Bayern Münih’in ikinci takımına antrenör olarak getirildi. Şimdiyse A takımda Teknik Direktör yardımcılığı yapıyor, Nördlingen’deki şehir stadına adı verilen Gerd Müller...

NASIL BİR FUTBOLCUYDU?
Dönemin ünlü spor gazetecisi ve spikerlerinden Pertev Tunaseli, Milliyet’teki yazısında nasıl tarif ettiğini analım Müller’i; “Müller doksan dakika sahada dolaştığını sananlar hüsrana uğramıştır. Müller hakiki bir centilmen, futbolu ilim hâline getirmiş biridir. Avustralya’dan Alaskya’ya kadar maç kasetleri toplar. Ne kadar zengin İtalyan kulübü varsa peşindedir. Müller’in yavaş görünen oyun akışı içinde fizik noksanlıkları olduğunu düşünenler hep yanılırlar. Doksanıncı dakikada bile koşar, geriye yardım eder. Bir kaleci Müller’e karşı oynuyorsa asla yere düşürmemelidir, çünkü anında bir ayak uzanacak Bayern gol kazanacaktır.”

Sanılan aksine Müller bir ceza sahası içi santraforu olması rağmen, kısa deparlarda çok mahir bir oyuncuydu. Beckenbauer, "Antrenmanlarda onu asla geçemezdim" diyor. Bu yüzden aklınıza durağan bir oyuncu imajı gelmemeli. Genellikle kuvvetli şutlarla topu istediği yere atıyor Müller. Çok iyi yükseldiği içinse kısa sayılabilecek boyuna rağmen kafa toplarında da etkili, marke etmesi zor bir oyuncu bir profili çiziyor. 

Belki bugün Dünya'nın gelmiş geçmiş en iyi oyuncularını sayarken onu ilk sıraya yerleştiremeyiz ama "Gelmiş geçmiş en büyük golcü kim?" sorusuna verilebilecek en büyük yanıt aslında Gerd Müller'in adı.
Doğum tarihi: 3 Kasım 1945
Ülke: Batı Almanya (62 milli maç, 68 gol)
Pozisyon: Santrafor
Öne çıkan özellikler: Bitiricilik, sert şutlar, pozisyon alma, kısa deparlar, sıçrama
Boy: 1.77 cm
Oynadığı takımlar: 1861 Nördlingen (63-64), Bayern Münih (64-79)
Fort Lauderdale Strikers (79-82)
Batı Almanya Milli Takımı (1988-2004)
Goller: 709 maç, 655 gol

Kaan Kavuşan / Twitter
Gazeteci, futbol yazarı. Pek çok internet sitesinde ve sonrasında Akşam Hafta Sonu Ekleri'nde editörlük yaptı; 3 yıl boyunca futbol, sinema ve müzik üzerine yazılar yazdı. Bu dönemden başlayarak, FourFourTwo Dergisi ve Hayatım Futbol gibi dergilere, çeşitli internet sitelerine katkıda bulunmaya devam etmekte.

0 yorum: