"Futbol bir savaştır, daha olağan şeyleri yapan kaybeder."
- Rinus Michels
"Yeni fikirlerle gelen bir adam başarana kadar deli olarak görülür"
- Marcelo Bielsa

.

.

11 Kasım 2008 Salı

Sacchi'nin yakışıklı futbolu: Milan 1987-91

Kaleciler: Givoanni Galli, Francesco Antonioli, Andrea Pazzagli, Francesco Toldo, Davide Pinato, Giulio Nuciari.
Defans: Franco Baresi, Paolo Maldini, Alessandro Costacurta, Mauro Tassotti,
Flippo Galli, Stefano Carobbi, Walter Bianchi, Roberto Mussi, Emiliano Verga,
Sergio Porrini, Gianluca Pessotto, Marco Pullo, Matteo Villa.
Orta Saha: Carlo Ancelotti, Angelo Colombo, Frank Rijkaard, Ruud Gullit,
Roberto Donadoni, Alberigo Evani, Diego Fuser, Stefano Salvatori, Giovanni Stroppa, Demetrio Albertini, Corrado Giannini, Fabio Viviani, Mario Bortolazzi, Fabio Lago, Christian Lantignotti.
Forvet: Marco Van Basten, Danielle Massaro, Marco Simone, Stefano Borgonovo, Pietro-Paolo Virdis, Massimo Cappellini, Graziano Mannari, Giuseppe Calderisi.
Arrigo Sacchi, Parma'nın başındayken takımı Serie A'ya çıkarmayı becerememiş ama İtalya Kupası'nda grup maçlarının ikisinde de ofansif bir futbolla Milan'ı mağlup etmişti. Bu da Başkan Berlusconi'nin dikkatini çekmeye yetmişti. Milan'a imza attığında basın şaşkındı ve Sacchi'nin gözlerinde pek kredisi yoktu. Amatör futbol bile oynamamıştı ve futbolun içinden gelmediği eleştirileri yükseliyordu. Oysa ünlü sözünü söylemişti bunların üzerine; "Jokey olmak için at olmaya gerek yoktur."

Özellikle Gullit ve Van Basten transferinin etkisiyle takım 9 sene sonra Serie A şampiyonu olmayı başardı 87-88 sezonunda. Bir sezon sonraysa Rijkaard'ın da takıma katılmasıyla altın çağ başladı. 88-89 sezonunda Serie A'da şampiyonluk gelmese de bu sefer Şampiyon Kulüpler Kupası geldi.


SACCHI'NIN FELSEFESİ
Sacchi alışılageldik defansif İtalyan oyununu sevmiyordu. Markajdan nefret ediyordu, ona göre futbolda alanlara kafa yormayan her teknik adam başarısız olmaya mahkumdu. Bu yüzden kendi futbolunu da alanı kısaltmak adına kurdu. Takım rakip yarı sahada oynarsa, hem rakiplerinden daha az efor sarfedecek hem de gole daha yakın olacaktı. Bu felsefeyle defans hattını orta sahaya yaklaştırdı, forvetiyse orta sahayla bütünleştirdi Sacchi. Takım fiziksel gücünü de günde 7-8 saatlik antrenmanlarla üst seviyeye çıkardı. Ayrıca sık sık kamplar yaparak takımda birlik havası yarattı. Bu futbola İtalyanlar "Yakışıklı Futbol" adını koydu.

Kaleye Galli'yi koymuştu. Defans dörtlüsüyse Tassotti-Costacurta-Baresi ve Maldini'den oluşuyordu. Bekler temkinli olmalarına rağmen atağa katılıyorlardı. Orta sahaysa bir hayli agresif, pres gücü yüksek oyunculardan kuruluydu. Sağ kanatta Donadoni ofansif yetenekleriyle öne çıksa da defansı da yapabilen bir oyuncuydu. Göbekte Rijkaard çapa görevi görüyor, Ancelotti ise takımın hücumlarında önemli rol oynuyordu. Solda Colombo oluyordu genelde, bazen de Evani. Forvet ise Van Basten ve biraz gerisinde konuşlanan Gullit'in alanıydı.


ULUSLARARASI ÜÇLEME
Takımın en büyük yükünü tabii ki Gullit-Van Basten-Rijkaard üçlüsü çekiyordu. Gullit oyun kurma görevini üstlenmesine rağmen büyük de dinamizme sahipti. Van Basten'se zaten Dünya futbol tarihinin en iyi 2-3 golcüsünden biri. Rijkaard ise takımın defansif yükünü çekip yaptığı presle önemli bir yere sahipti.

Bu kurulumla takım Kızılyıldız, Werder Bremen ve Real Madrid gibi güçlü takımları da aşarak, yarı finalde Galatasaray'ı eleyen Steaua Bükreş'in karşına çıktı. Romen takımı tarihinin en iyi kadrosunda sahipti; Hagi, Rotariu, Petrescu ve Lacatus gibi oyunculara rağmen Milan maça fırtına girip daha ilk yarıda attığı gollerle 4-0'ı buldu. İki gol Van Basten'den iki gol de Gullit'ten geldi. Bu karşılaşma sonrasında Şampiyon Kulüpler Kupası 20 yıl aradan sonra Milan'ın oldu. Süper Kupa maçındaysa Barcelona 1-1 ve 1-0'lık sonuçlarla kazanıldı. Uluslararası üçleme Atletico Nacional karşısında Kıtalararası Kupa'nın da alınmasıyla sonuçlandı...


MARADONA'A MILAN'A KARŞI
1989-90 sezonunda ise Milan, kemik kadroyu koruyup bir-iki takviye yaptı. Bunların arasında Stefano Borgonovo, Marco Simone ve Diego Fuser de vardı. Buna karşın takımın ilk 11'inde fazla değişiklik yoktu. Sadece formu yükselen Danielle Massaro zaman zaman Gullit'in yerine, Gullit de orta sahaya çekiliyordu. 

Buna karşın Maradona'nın tek kişilik şovuyla şampiyon olan Napoli'nin ardından ikinci oldular. Yine de son şampiyon kontenjanından katıldıkları Şampiyon Kulüpler Kupası'nda, ofansif bir takım olmalarına rağmen aslında defansta da ne kadar iyi olduklarını göstererek final çıktılar. Takım, buraya gelene kadar sadece tek gol yemişti. Elenen takımlar Helskinki, Real Madrid, Mechelen ve Bayern Münih'ti rakipse Benfica.


BENFICA'YA KARŞI
Sven-Goran Eriksson'un Benficası'nda Johan Thern'in oyun kurma çabalarına karşın büyük iş Aldair'e düştü. Üç Hollandalı iyi bir performans sergiledi ve 68. dakikada Rijkaard'ın golü Milan üst üste ikinci Şampiyon Kulüpler Kupası'nı getirdi. Süper Kupada'ysa Sampdoria'yı yenerek aynı şeyi tekrarladırlar. 1-1 biten ilk maçın rövanşında Gullit ve Rijkaard'ın golleri Milan'a kupayı getirdi. Kıtlararası kupadaysa Paraguay temsilcisi Olimpia'ya da acımadı Milan.

Bu iki sezon boyunca, futbol tarihini en çok etkileyen kadrolarından birine sahip olan Milan hem iki kez üst üste Şampiyon Kulüpler Kupası'nı, hem de Süper Kupa'yı hem de Kıtalararası Kupa'yı almış oldu.

Bir sonraki sezon takım ligde ikinci olup, Şampiyon Kulüpler Kupası'nda çeyrek finalde elenince Sacchi, Milli Takım'ın başına geçmek için kulüpten ayrıldı. Van Basten'in ciddi sakatlığı bu performansın en büyük sebeplerinden biriydi. Yerine gelen selefi Capello ise önce Serie A'yı, ilerlyen yıllarda da bir Şampiyon Kulüpler Kupası daha kazandırdı Milan'a.
Teknik direktör: Arrigo Sacchi
Başarılar: Şampiyon Kulüpler Kupası (2), Süper Kupa (2), Kıtalararası Kupa (2)
İtalya Şampiyonluğu (1), İtalya Süper Kupası (1)

Oyun stili: Ofansif futbol, hücum pres, alan savunması.
Diziliş: 4-4-1-1
Anahtar oyuncular: Marco Van Basten, Ruud Gullit, Frank Rijkaard
Banko oyuncular: Giovanni Galli, Franco Baresi, Mauro Tassotti, Alessandro Costacurta, Roberto Donadoni, Carlo Ancelotti
Beklenmedik katkı: Danielle Massaro
Bekleneni veremeyenler: Marco Simone
Kapsadığı sezonlar: 1987-88, 1988-89, 1989-90, 1990-91

2 yorum:

dean dedi ki...

Saviceviv, boban ve papen'li kadroda efsanedir

dean dedi ki...

Saviceviv ve boban'lı kadroda efsaneydi