"Futbol bir savaştır, daha olağan şeyleri yapan kaybeder."
- Rinus Michels
"Yeni fikirlerle gelen bir adam başarana kadar deli olarak görülür"
- Marcelo Bielsa

.

.

5 Ekim 2009 Pazartesi

Lefter Küçükandonyadis

Efsane Türk Futbolcular (No:2)
"ORDİNARYUS"

(Doğum Tarihi: 22 Aralık 1925, İstanbul)
(Forvet Arkası)

Fenerbahçe'nin sembol ismi Lefter, nüfus cüzdanındaki adıyla "Eleftherios", birçok otoriteye göre Türk futbol tarihinin gelmiş geçmiş en yetenekleri oyuncularından birisi. Rum bir babanın ve Türk bir annenin evlâdı olan Lefter, Fenerbahçe formasıyla birçok başarı elde etmiştir. Milli formayla 50 maçı aşan ilk futbolcudur. Bu yüzden federasyon tarafından verilen Altın Şeref Madalya'sını almıştır. 50 milli maçta 22 gol atmış, Fenerbahçe formasıyla çıktığı 615 Lig maçında 423 gol atmıştır. (İstanbul Lig'lerini de sayarsak 700'ün üzerinde golü olduğu söyleniyor.) Üstelik orta saha oynamasına rağmen bu kadar gol atması önemli bir başarı. 1954 Dünya Kupası'nda yer alan Türk milli takımının formasını giymiş, 2 de gol kaydetmiştir.

"Şu sol ayağımı görüyor musunuz? Onunla Galatasaray’a 17 tane gol attım. Sağ ayağımla da 10 gol. Bir tane de kafayla attım ama ayıp olmasın diye onu söylemiyorum"


Kariyerinin Başlangıcı
Rum bir balıkçı baba ve Türk bir annenin oğlu olan Lefter'in tam 10 kardeşi daha vardı. Futbola Taksimspor'da başladı. Lefter'in Fenerbahçe'ye transferi ilginçtir. 1948 yılında Fenerbahçe kalecisi ve kaptanı Cihat Arman'ın askere gitmesi gerekmekte. Yedeği Erdal da sakat. Bu yüzden Fenerbahçe, Beyoğluspor'un kalecisi Toni Şalabi'yi transfer etmeyi düşünür. Beyoğluspor yöneticileri Şalabi'yi vermeyi kabul eder ve Beyoğlu'nun Fenerbahçeli başkanı Taksimspor'dan Lefter'i ısrarla önerir. Askerliğini yapan Lefter'i bulan Fenerbahçe yöneticisi Rüştü Dağlaroğlu Diyarbakır'a gider ve Lefter'i alır gelir. Ignace Molnar döneminde Fener'le ilk antremanına çıkan Lefter, B takımda oynar ve 4 gol atar. Herkes büyük oyuncu bulduk diye düşünürken, Lefter ortadan kaybolur. Başka takımlar adamı kaçırdı diye düşünülürken, Lefter Büyükada'daki evinde bulunur. Neden ve kimden kaçtığını soranlara: "A takıma dört gol birden atınca utandım." der.

"Bir düzeltme yapayım; gazeteler yanlış yazıyor. 450 golüm olduğu ifade ediliyor. Yanlış, ben 1500 gol attım."



Fenerbahçe Kariyeri, İlk Milli Maçları ve Yurt Dışı Deneyimi

Lefter 1947 yılında Fenerbahçe'ye A takımına alındı. 1947-48 sezonunda Fenerbahçe ile İstanbul Ligini kazandı ve önemli başarılara ve gollere imza attı. Tam olarak kaç gol attığı, zamanın istatistiklerinin noksanlığı yüzünden bilinmiyor.

1948-49 ve sonraki üç sezonda Galatasaray Metin Oktay önderliğinde üç kez şampiyon oldu ve Fenerbahçe şampiyonluğa hasret kaldı.

1948'de Yunanistan'a karşı oynanan maçta ilk kez milli maçta forma giydi. 3-1 kazandığımız bu maçta Lefter bir tane de gol atmıtştır. Maç boyunca Rum asıllı olup, Türk milli takımında oynadığı için kendine küfür eden Yunanlı savaş gazilerini susturur. Üç gün sonra İstanbul ve Atina karması adları altında iki takım tekrar sahaya çıkarlar. İstanbul karması milli takımın yedeklerinden oluşuyordur. Lefter yine küfürler yeyince, kızar ve antrenöre "al beni hoca" der. Sahaya girer ve beraberlik golünü atar. İkinci yarıda iki gol daha atar ve maç 5-2 üstünlüğümüzle sona erer.

Fenerbahçe tribünleri bu adamı o kadar sevdi ki, futbol zekâsına hayran kaldığı için "Ordinaryüs" lâkabını layık gördü.

1951 yılında Fiorentina'ya transfer olarak yurtdışında oynayan bir avuç, ilk Türk futbolculardan biri oldu. Çıkan üç yabancı sınırlaması yüzünden bir sezon sonra ise Fransa'nın Nice takımına transfer oldu. Fransa'da "Turco Turco Lefter" tezahüratlarıyla tribünleri inletti.


"Turgay'a her Galatasaray maçında gol atardım. Sonra bir araya geldiğimizde daha siftahın yok diye bana takılırdı."
"Yahu daha son maçta bir gol attım" dediğimde, 'Sen atmadın ki, ayaklarına çarptı' derdi."

Tekrar Fenerbahçe ve Dünya Kupası
1953-54 sezonunda Fenerbahçe'ye geri döndü ve o sezon 12 golle gol kralı oldu. Türkiye Birinci Futbol Ligi'nin başlamasından sonra üç kez şampiyonluk yaşadı. (1959 İstanbul Profesyonel Ligi, 1960-61 ve 1963-64 sezonlarında Türkiye Süper Ligi - o zamanki adıyla Türkiye 1. Ligi) Fenerbahçe'li taraftarlar onun için, "Ver Lefter'e, yazsın deftere" diye tezahürat geliştirdiler.

Tribünler inledi binlerce kere
Ver Leftere yaz deftere
Bitti kalem, doldu defter
Bu alemde kral Lefter" diyor büyük üstad Halit Kıvanç.

1956'da Macaristan'ı yenen milli takım kadrosunda yer alıyordu ve 2 de gol attı. Maçtan sonra Macarlar şu an Avrupa'nın en iyi sol açığı bu adam demişlerdi. 1960'da Türkiye, İskoçya'yı 4-2 yenerken, Lefter tam 40 metreden gol atmış, 40 metreden vurduğu bir diğer top ise direkten dönmüştür.

1957 yılında Atletico de Rio adlı Brezilya takımı ile yapılan özel maçta, santradan topu alarak kaleci de dahil herkesi çalımlayınca, tüm Brezilyalılar ve de hakemler teker teker gelir, Lefter'in elini sıkarlar. Maçı Fener 5-2 kazanır.

1959'da Fenerbahçe'nin ilk Şampiyon Kulüpler Kupası serüveninde de aktif olarak rol alır. Birinci turda Macar Czebel takımı elenir. Bir gol de Lefter atar. İkinci maçta ise Nice ile eşleşilir. İstanbul'daki maçı Can Bartu'nın golleriyle Fenerbahçe 2-1 kazanır. İkinci maçta ise 2-0 gerideyken, 90. dakikada Lefter penaltıdan durumu 2-1'e getirir ve bir üçüncü maç oynanması gerekir. Bu maçta Fenerbahçe elenir.

Yaşamı boyunca sadece bir kez penaltı kaçırmıştır. 1960 yılında Beşiktaş maçında Varol, Lefter'in penaltısını çıkarır ve kendisiyle dalga geçmeye başlar. Daha sonra aynı maçta Lefter, Varol'a kornerden bir gol atar ve maçı Fenerbahçe 2-0 kazanır.

Son senesinde AEK Atina takımına geçti ve sadece 5 maç oynayıp, 2 gol attıktan sonra Iraklis'e karşı oynadıkları maçta sakatlandı ve futbol kariyerine son vermek zorunda kaldı.

"Beynin ayaklarınla konuşmalı ki yaptığın pozisyonlara yön verebilirsin. Hızlı olacaksın, atak olacaksın, koşacaksın, koşacaksın, durmak yok."


Antrenörlük
Teknik direktörlük yaşamında pek başarılı olamadıysa da, birçok kulübü gezdi Lefter. Önce Yunanistan Ligi'nden Eagaleo, sonra Güney Afrika Ligi'nden Supersport United'ı çalıştırdı. Daha sonra Türkiye'de Samsunspor, Sivasspor, Maltepe, Orduspor, Mersin İdman Yurdu ve Boluspor gibi takımların başına geçti. Bolu ve Mersin İdman Yurdu'nu 2. Lig'den, 1. Lig'e çıkarmıştır.

Bugün hâlâ Büyükada'da yaşamaktadır.


Anılar
Doğru asla mağlubiyeti kabullenmezdim. Ve çok hırslıydım. Biraz da agresif futbol oynardım. Milli Takım - Yugoslavya maçıydı. O maçta da diğer arkadaşlarımda olduğu gibi benden çok şey bekleniyordu. Yugoslav takımının defans oyuncusuna benim hakkımda çok şey anlatılmış, maçı bırakıp sadece benimle ilgilenmesi ve beni adeta kitlemesi tembihlenmişti. Gerçekten de bir süre kadar rahat hareket edemedim. Hep sert giriyor ve beni yıldırmaya çalışıyordu. Ve en sonunda hırsıma yenik düştüm. Şeref Tribünü tarafından taç kullanacaktık. Takım arkadaşıma “Topu kafama at dedim”. Nasıl olsa yanımdaki Türkçe bilmiyordu. Top kafamla tam buluşurken dönerek aniden beni maç boyunca tutan oyuncuya bir kafa attım. Sonra da “Şimdi daha iyi tutarsın” dedim. O gün Yugoslavya’yı 3-0 yenerek ayrıldık. (Kendisi)



Futbol Dışında
Lefter hayatı boyunca hırslı bir karaktere sahip oldu ama bu özelliği saygılı oluşunu hiç değiştirmedi. Büyükada'da yaşayan ve üç çocuğu olan Lefter artık yaşlı bir Fenerbahçeli. Fenerbahçe marşında adı geçen bu büyük adam, balıkçılığı, denizi ve kumsalı elbette çok seviyor.







İstatistikler (Oyuncu Olarak)
Kulüp İstatistikleri
Sadece lig maçları göz önüne alınmıştır.

Sezon / Yıl
Oynadığı Kulüp
Maç
Gol

1941-43
Taksimspor
90
75

1947-51
Fenerbahçe
135
100

1951-52
Fiorentina
30
4

1952-53
Nice
12
2

1953-64
Fenerbahçe
480
323

* AEK'da hiç lig maçına çıkmadığı için istatistikte yer almamaktadır.
Liglere Göre İstatistik (Sadece Lig)
  • Türkiye: 714 maç, 504 gol
  • İtalya: 30 maç, 4 gol
  • Fransa: 12 maç, 2 gol
Milli Takım İstatistiği
  • 46 maç, 21 gol
Başarılar
  • Türkiye 1. Futbol Ligi Şampiyonluğu (1959, 1960-61, 1963-64)
  • Atatürk Kupası (1963-64)
  • İstanbul Futbol Ligi Şampiyonluğu (1947-48, 1956-57, 1959)
  • Altın Madalya (1950)



Yazan ve Hazırlayan: Kaan Kavuşan


0 yorum: