"Futbol bir savaştır, daha olağan şeyleri yapan kaybeder."
- Rinus Michels
"Yeni fikirlerle gelen bir adam başarana kadar deli olarak görülür"
- Marcelo Bielsa

.

.

13 Kasım 2010 Cumartesi

Hakkı Yeten

Efsane Türk Futbolcular (No:3)
"BABA HAKKI"

(Doğum Tarihi: 1910 / Vadina, Bulgaristan)
(Ölüm Tarihi: 16 Nisan 1989 / İstanbul, Türkiye)
(Sağ İç, Santrafor, Sağ açık)

Hakkı Yeten, Şükrü Gülesin ile birlikte Beşiktaş deyince en çok akla gelen, sembol olmuş isimlerden birisi. Beşiktaş ile toplam 439 maça çıkmış, 382 gol kaydetmiş. II. Dünya savaşı nedeniyle Milli takımın az maç yapması yüzünden, sadece 3 kez milli olmuş 1 kez gol atabilmiş. Kariyerinde Galatasaray'a 29, Fenerbahçe'ye de 31 gol atan Hakkı Yeten, Beşiktaş kulübünde teknik direktörlük ve başkanlık da yapmış, kulübün ilk onursal başkanı olmuş ve camianın efsanelerinden en önemlisi olmayı becermiştir.


"Ben futbolu İngilizler gibi oynamak isterdim.
Atak, canlı, sıkı bir oyun; bomba gibi şutlar."



Kariyerinin Başlangıcı
Hakkı Yeten Bulgaristan, Vodina doğumlu olmasına rağmen ailesi daha bir yaşındayken ülkemize göçmüş. Beşiktaş'a yerleşen ve I. Dünya Savaşı sırasında Çanakkale cephesinde şehit olan eski Vodina Askerlik Şubesi Başkanı Binbaşı Mahmut Nedim Bey'in oğlu kendisi. Babasının şehit düşmesi üzerine askeri okula yazılan Hakkı, bir yandan da Muradiye, Kuleli, Maltepespor, Halıcıoğlu gibi semt takımlara futbola başladı. 1924 yılında Karagümrük alt yapısına girdi. Bu sırada Halıcıoğlu askeri lisesinde öğretimine devam ediyordu.

1931 yılında ise Karagümrük'ün dönemin ünlü oyuncularıyla kadrosunu takviye eden Bozkurt Spor Kulübü ile yaptığı maçta geç kaldığı için ilk yarı oynatılmadı. İkinci yarı oyuna girerek 6 gol atınca, Beşiktaş'lı yönetici, aynı zamanda Kabataş lisesinin tarih öğretmeni Şeref Bey ve Fenerbahçeli eski futbolcu Zeli Rıza Sporel tarafından fark edildi.

Şeref Bey onu daha fazla istedi ve yabancı bir takım olan oynanan maçta askeri liseden izin aldıklarını iddia ederek Hakkı'yı denediler. Hakkı kendine pas atılmaması üzerine, sürekli her topu alıp ileri gidince iyice dikkat çekti. İyi oynamıştı transfer teklifi gecikmedi. Baba Hakkı transfer teklifini aldığında 1924 şampiyonu Harbiye'de oynayan Muhtar adlı ağabeyine fikir danışır. Abisinden "hepimiz asker olduk, sen sivil ol bari" onayını alınca, Beşiktaş'a geçer. Beşiktaş'ın kendisine ayarladığı Cağaloğlu İnkilap Lisesi'ne gitmeye başlar, bir yandan da antremanlara çıkar. Liseden sonra Hukuk Fakültesi'ne girer. Futbolcuya kız verilmez yıllarında yaşıyordu ne de olsa. Buna rağmen avukatlıkla pek ilgilenemedi ama 17 yıl boyunca Beşiktaş forması giymek nasip oldu "Baba Hakkı"ya.

"Futbol hayatımda kasten tekme atarak sakatladığım
oyuncu yoktur. Fakat futbol tarzım sert görünür."


Vodinalı Hakkı'dan Baba Hakkı'ya
Beşiktaş'ta oynamaya başladığı dönemde ligler henüz mahalliydi tabiî ki. Geldiğinde Bulgar göçmeni olduğundan "Vodinalı Hakkı" diye anılmaya başladı. Kısa süre içinde kaptanlığa getirildi. Bir sezon askerliği yüzünden Adana Demirspor'da oynadıysa da, 17 sezon boyunca Beşiktaş'ta yer aldı.

1931 yılında şampiyonluğu Galatasaray'a, 1932'de ise İstanbulspor'a kaptırmışlardı İstanbul liginde. Takım üst sıralara oynamıyordu ama gelecek vaat ediyordu. 1933'te yine Fenerbahçe'ye kaptıralan şampiyonluğun ardından 1934 yılında Hakkı ilk şampiyonluğunu yaşadı. Bundan sonra tam dört sezon Beşiktaş şampiyon olamadı. 3 sezon üst üste Fenerbahçe, 1 sezon da Güneşspor şampiyon olmuştu ama Beşiktaş'ın altın yılları yakındı. Macar teknik adam Imre Zinger gönderilmiş yerine Refik Osman Top getirilmişti. Aynı yıllarda Hakkı, İngiliz devi Arsenal'den de teklif almış ama kabul etmemişti.

1939 yılında Beşiktaş, o yılların en önemli ligi olan İstanbul Ligi'ne iyi bir giriş yaptı ve Baba Hakkı'nın büyük katkıları ile Fenerbahçe ve Galatasaray dahil, hiçbir takıma yenilmeyen Beşiktaş, ligi 15 galibiyet, 3 beraberlikle sezonu şampiyon kapadı. Takım beş sezon üst üste İstanbul şampiyonu oldu. 1941 yılında 18 maçın hepsini alıp, 84 gol atarak inanılması zor bir yüzde yakalamışlardı. Bu beş yıllık süre zarfı içerisinde Milli Küme maçlarında da 2 kez şampiyon olmayı başardılar ve sadece İstanbul'un değil, Türkiye'nin en büyüğü oldular. 1941 yılında Milli Küme maçında 14 maç galibiyet, 4 maçı da beraberlikle kapayarak yine namağlup şampiyon olmuşlardı. 1943 yılında tekrar 18 maçın hepsini alıp bir kez daha namağlup şampiyon oldular.

Altıncı sezon (1944) Fenerbahçe araya girdi ve Beşiktaş ikinci oldu. Refik Osman Top'un yerine İngiliz Charles Howard geldi, bir sene sonra Beşiktaş şampiyonluklara devam etti. 1945 ve 1946 yıllarında 2 kez daha nağmalup İstanbul Şampiyonu oldular. Ayrıca 1946 yılında 3. kez milli küme şampiyonluğuna ulaştılar. Bunun ardından bir duraklama devri geldi ve üç yıl şampiyon olamadı Beşiktaş. 1946'daki şampiyonluk baba hakkının gördüğü son şampiyon oldu. Charles Howard'ın gitmesiyle teknik direktörlüğe tekrar Refik Osman Top geldi. Başarılı olamayıp üçüncü olunca, 1948'de yerine bu sefer ünlü İtalyan efsanesi Guisseppe Meaza geldi. (Milan ve Inter'in stadına adını veren efsane). Ama o da şampiyonluğa uzanamayıp ikinci sırada kaldı ve sezon sonunda ülkesine döndü.

1939'dan 1946'ya kadar süren bu sekiz yıllık süre zarfında Hakkı Yeten'li Beşiktaş 140 maçın 124'ünü kazanmıştı. Ayrıca 602 gole karşılık sadece 106 gol yemişti.

1948 yılında bir taraftarın kendini ıslıklaması üzerine, 38 yaşındayken "Bize bu formayı taraftar giydirdi. Onlar istediğinde çıkarırız da" diyerek daha maç bitmeden sahayı terk etti ve futbolu bıraktı ama Beşiktaş teknik direktörlüğü onu bekliyordu.

İstanbul ligine ait pek bir istatistik bulamadığımdan sezon başına kaç gol atmış yazamadım. Fakat 17 sezonda toplamda 382 gol demek sezon başına 22 gol ortalaması tutturmuş demektir.


"1963 senesiydi... Galatasaray'da oynuyordum ve Beşiktaş'a transferim gerçekleşmişti... Final maçında Beşiktaş'a karşı oynamış ve yenerek şampiyon olmuştuk... Maç sonrası Beşiktaş soyunma odasına gittiğimde Baba Hakkı, 'Kötü oynasaydın buraya giremezdin' dedi... İşte böylesine ahlaklı bir ortamda top oynadık." - Milli Futbolcu Suat Mamat


Teknik Direktörlüğü ve Başkanlık
Hakkı Yeten futbolu bırakmasının hemen ardından Beşiktaş'a teknik direktör oldu. 1948-49 sezonunda Galatasaray'a kaptırılan şampiyonluk sonrasında görevi bıraktı. 1 sezon ara verdikten sonra 1950-51 sezonunda tekrar çok sevdiği Beşiktaş'ın başına geçti ve İstanbul şampiyonluğunu kazandı ama aynı sezon sonunda görevi yine bıraktı. 1960-63 ve 1964-66 ve 1967-68 sezonları arasında üç dönem Beşiktaş spor kulübüne başkanlık yaptı. Başkanlığı döneminde de iki şampiyonluk gördü. 17 Nisan 1989 tarihinde 79 yaşındayken aramızdan ayrıldı. Ama efsaneler ölmez ne de olsa...


"Benim ciddi ve otoriter birisi olduğumu söylerler, doğrudur. Asker bir aileden geldiğim, askeri okullarda uzun süre okuduğum için disiplini severim. Eskiden takıma hem kaptanlık hem de antrenörlük yapardım. Öğretmesini çalıştırmasını sever ve iyi bilirim. Biraz da hırçın tabiatlı olduğum için çocuklara belki sert muamele yapmışımdır. Onlar beni hem severler hem de sayarlardı."

Anılar:
* Hava Harp Okulu ile Ankara'da oynanan maçta Beşiktaşlı futbolcular 3-0 geriye düşer. Devre arasında Baba Hakkı soyunma odasında diğer futbolcuları tehdit eder; "Maçı kaybederseniz, biletlerinizi yırtartım bak, İstanbul'a yaya dönersiniz." Maç 6-3 Beşiktaş lehine biter.
* Fenerbahçe ile oynanan bir maçta Beşiktaş iki farkla öne geçer. Baba Hakkı devre arasında Fenerbahçe kaptanının yanına gider ve "Maça biraz asılın, zevkli olmuyor" der. Devrin futbolunun ne kadar amatör ama bir o kadar da sportmen olduğunun göstergesi.
* Fenerbahçe ile oynanan başka bir maçta Beşiktaş 4-0 yenilir. Baba Hakkı tüm Beşiktaşlı futbolcuları yakalar ve tokadı patlatır enselerine. Bir tek tazı gibi koşan Şükrü Gülesin kaçarak Yeten'in hışmından kurtulur!
* Sağ bek Cihat bir maçta kaleciye sert girerek bir gol atar. Futbolcular "Yeter be Hakkı Abi" deyince sinirlenir ama ses etmez. Beşiktaş 5. gol giderken Hakkı karşı karşıya golü atmaz ve Cihat'a "adalet sağlandı" der.
* Beşiktaş'ta sağ bek Cihat kırmızı kart görür ve sorar: "Hakkı baba! Attı beni oyundan, çıkayım mı?"
* Galatasaraylı kaleci Adnan degaj yaparken ayağını fazla kaldırmasıyla ünlenmiş. Hem top hem rakibe sallarmış tekmesini. Hakkı Yeten de topa pres yapmaya kalecinin yanına kadar gelmiş. Adnan aynı hareketle Baba Hakkı'nın canını yakınca, tokadı da yemiş.
* Bir Fenerbahçe maçında Baba Hakkı, Şükrü'den pas ister. Ama Şükrü kornerden direk golünü atar. Baba Hakkı başlar kovalamaya. Şükrü kaçar! "Baba gol oldu niye kovalıyorsun?" Baba Hakkı cevap verir: "Dur lan, dövmeyeceğim oğlum, öpmek için kovalıyorum!"
* Bir maçta Müjdat Gezen'in babası Necdet Gezen hakemdir. Hakkı'nın vurduğu vole ağları yırtar ve gol olur ama Necdet hoca topun dışarı gittiğini sanır. Malzemeciler, yedekler sahaya iner. Kan gövdeyi götürecek. Baba Hakkı, tribünlerin önüne gider, "Çıkın dışarı! Susmayacaksanız, terk edin burayı" der. Tribünler çaresiz susar bu otorite önünde. Maç sonrası taraftar bekliyor hakemi dışarıda. Hakkı yan hakem Fahri Somer'e gidip, "Necdet abi yanıma gelsin beraber çıkalım" der. Güvenle çıkıyorlar azgın kalabalığın içinden filmlerdeki gibi...
* Bir maçta Fenerbahçeli Şükrü hakeme sürekli karşı gelmektedir. Hakem Feridun Kılıç, onu Baba Hakkı'ya şikayet eder: "Kaptan baksana şu adama!" Şükrü ile Hakkı bir müddet konuştuktan sonra olay çözülür.
* Bir başka maçta hakeme hasta olduğunu söyleyince, hakem süeterle oynamasına izin vermiştir.

Kişisel Görüşüm
Yine büyüklerimizden duyup işittiğimiz, gözümüzle seyredemediğimiz efsanelerden biri Baba Hakkı efsanesi. Sahadaki otoriter duruşuyla, sadece oyuncuları değil, rakibi, taraftarı ve hatta hakemi dahi etki altına alırmış Baba Hakkı. 1.70 boyunda olmasına rağmen kuvvetli bir oyuncuymuş. Perdeleme yapmak için kollarını açtığında yanına kimseyi yaklaştırmazmış. Tatlı-sert oynar, sadece sert oynanlara küsermiş. Amatör ruhu içinde barındıran ahlak sahibi bir insan olduğu hemen hemen hakkında yazılan her yazıda, yapılan her röportajda var. İnsan merak ediyor tabi, izlemek istiyor Hakkı'ları, Lefter'leri, Zeki Rızaları. Ama o döneme ait videoyu bırakın, resim bulmak bile zor. Benden de ancak bu kadar...


Kulüp İstatistikleri
Sadece lig maçları göz önüne alınmıştır.

Sezon / Yıl
Oynadığı Kulüp
Maç
Gol

1924-38
Karagümrük
?
?

1931-48
Beşiktaş
439
382

Liglere Göre İstatistik
  • Türkiye: 439 maç, 382 gol
Milli Takım İstatistiği
  • 3 maç, 1 gol

Şampiyonluklar ve Kupalar
  • Beşiktaş ile 8 kez İstanbul Ligi Şampiyonluğu (1933-34, 1938-39, 1939-40, 1940-41, 1941-42, 1942-43, 1943-44, 1944-45, 1945-46)
  • Beşiktaş ile 1 kez İstanbul Şilti (1934-35)
  • Beşiktaş ile 1 kez İzmir Uluslararası Fuar Kupası Şampiyonluğu (1943)
  • Beşiktaş ile 3 kez Milli Küme Şampiyonluğu (1940-41, 1943-44, 1946-47)
  • Beşiktaş ile 2 kez İstanbul Kupası (1943, 1945)
  • Beşiktaş ile 2 kez Başbakanlık Kupası (1944, 1947)
Kişisel Başarılar
  • Beşiktaş ile 1 kez İstanbul Ligi Gol Krallığı

4 yorum:

Adsız dedi ki...

herşey çok güzel, emeğinize de sağlık ancak bu yazı kopya mı bilmiyorum, açıkçası ilgilenmiyorum da fakat bu kadar hatanın olduğu yazıyı buraya hiç okumadan mı gönderdiniz inanın anlayamıyorum. efsaneye saygı adına yazı yüklemekle olmaz, cümlelerde kaç tane dilbilgisi hatası var; hepsini geçtim 1910'da doğup 89'da vefat eden bir insan nasıl 72 yaşında hayatını kaybetmiş olur hiç anlayamadım. lütfen yazıyı baştan aşağı okuyun, ve düzeltmeleri yapın.

Kaan Kavuşan dedi ki...

harf vuruş hataları var üç dört yerde, dilbilgisinden çok. 72'yi de düzelttim, ekstrem bir ortamda yazdım bu yazıyı. (Askerdeyken!) ama "bu yazı yüklemekle olmaz, haddini bil" tavrı nedir anlayamadım, yorumunuzun genel hattına da uymuyor. neyse Adsız Bey.

Adsız dedi ki...

Çok güzel bir yazı olmuş emeğinize sağlık iş olsum diye eleştirenlere de takılmayın.

Unknown dedi ki...

baba hakkı hakkında bu bilgilerden dolayı emeğinize teşekkürler