"Futbol bir savaştır, daha olağan şeyleri yapan kaybeder."
- Rinus Michels
"Yeni fikirlerle gelen bir adam başarana kadar deli olarak görülür"
- Marcelo Bielsa

.

.

9 Ocak 2010 Cumartesi

Futbolu Anlatan En İyi 10 Futbol Kelâmı


Futbol üzerine söylenmiş o kadar söz var ki. En güzellerini seçmek zor. Elimden daha güzelleri kaçmıştır belki araştırırken. Ben bunları seçerken sadece futbolun kendisi üzerine söylenmiş sözleri ayıkladım. Yoksa oyuncuların veya antrenörlerin birbirleriyle yaptığı söz düellolarında da çok orjinal şeyler var. Ama aşağıdakiler futbol üzerine söylenmiş en güzelleri;


1 - "Profesyonel futbol aslında bir savaş gibidir. Daha olağan şeyler yapan taraf kaybeder."
Rinus Michels (Efsanevi Hollandalı teknik adam)

Total Futbolun mucidi efsane Hollandalı'nın bu lâfı pek çok insan tarafından yanlış anlaşılmıştır herhâlde. Herkes cümlenin girişine takılmış, takmış durumda. Buradan varsayımla da futbolun harala gürele mücadele etmek, sert oynamak anlamına geldiğini sanmaktalar. Aslında cümlenin devamı üstadın gerçek firkini açıklıyor. Michels müthiş bir taktisyendi ve taktiğe çok önem veriyordu, her an rakibi şaşırtmak istiyordu. O yüzden rotasyon sistemini geliştirdi. Durdurulması gereken adam sayısı arttıkça daha sıra dışı oyuncular skora katkıda bulunuyordu. Michels aynı zamanda insan psikolojisinin uzmanıydı. Bütün bunlar savaşta da önemlidir. Sürekli aynı hareketleri tekrarlamaktansa B, C ve hatta D planlarının olması gerektiğini, yaratıcılığa tanınan serbestliği, şok ataklar geliştirebilme, yeniliğe açık olabilme kavramlarını ifade etmekteydi kendisi aslında.

2- "Hızın özü yanlış anlaşılıyor. Daha önce koşmaya başlarsan, daha hızlı koşarsın."
Johan Cruijff (Eski Hollandalı Futbolcu/antrenör)

Bir başka Hollandalı efsane Cruijff'un bu lâfı da çok hoşuma gider benim. Hızın özü dediği gibi yanlış anlaşılmıştır kesinlikle. Tempoyu yükseltmek için aralıklarla koşmak yetmez. İyi bir futbol için oyuncular saha içinde sürekli hareket halinde olmak, topu koşturmak zorunda. Oyun içinde dinlemek hepsinin hakkı elbet ama bu aktif dinlenme olmalı. Hareket durduğunda başlaması zor olur. Fiziksel bir gerçek ama hareketi durdurmazsan, ona tekrar ivme kazandırabilirsin. Hızlı olmak için hiç durmamak gerekiyor. Aksiyona önce başlamak avantajdır her zaman.

3-"En büyük üzüntüm futbolun her geçen gün, futbolun daha da dışına kayması."
 Helmut Schön (Efsanevi Alman Teknik Adam)

Bugünün futbolunu görse daha da üzülürdü. Futbol her geçen gün daha magazinel bir olaya dönüşüyor. Artık kulüpler iyi oyuncu almaktan çok, forma satmanın peşinde. Sırf forma satmak için takımda yeri olmayan, olmayacak oyuncuları alıyorlar. İngiltere'de takımları yabancı sermaye alıyor. Futbol artık futbolun dışına çok fazla çıkmaya başladı.


4- "Jokey olmanız için at olmanıza gerek yoktur."
Arrigo Sacchi (Milan ve İtalya Milli Takımının eski antrenörü)

Arrigo Sacchi bu lâfı, eski futbolcu olmadığı üzerine gelen eleştiri ve yergiler üzerine söylemişti. Hep zeki bir adam olmuştur. Teknik adamlıktaki başarısının en büyük sırrı da çok düşünmek ve öğrenmeye açık olmaktı elbette. İtalyan medyası her başarısızlığında eskiden futbolcu olmadığını suratına çarpmak istemişti. Halbuki ne büyük bir yanılgı. Futbolun içinden gelmek demek eski futbolcu artığı olmak demek değil. Sacchi eski bir ayakkabı satıcısıyken diplomasını eğitim ile aldı ve çok maç izleyerek entellektüel spor birikimini arttırdı. Onu iyi teknik direktör yapan buydu. Bir İtalyan takımına atak futbol oynattı. Milan ile 3 kez Şampiyon Kulüpler Kupası'nı aldı. Ama en ufak başarısızlığında futbolun içinden gelmiyor dendi. O da en güzel cevabı vermiş bu konuda. Aynı şey spor yazarlığı için de geçerli tabi.

5-"Birinciysen birincisindir, ikinciysen hiçbir şey."
Bill Shankly (Efsanevi İngiliz Teknik Adam)

Shankly basının ve taraftarın futbola bakış açısını anlamış bir insan olduğunu bu lâfıyla çok net göstermiştir. Bu birçok insana göre bir motivasyon sözüydü. Oyuncularını motive etme taktiğiydi. Ama bu lâf bundan çok daha ötesi aslında. Basın ve taraftar üzerinden bir psikolojik çözümleme. Bir gol averajla ikinci olduğunda bile ne kadar iyi oynarsan oyna eleştirenler çoğunlukta olacaktır. Kazanma hırsının ötesine geçmek lâzımdır, lâkin Shankly bunun kitlelerce kabul edilmediğinin, kabul edilmeyeceğinin farkındadır. Bu kötü bir durumu kabulleniş ve onunla mücadele etme lâfıdır.

6- "Hakemlerin sorunu kuralları bilmeleri ama futbolu bilmemeleri."
Bill Shanky (Efsanevi İngiliz Teknik Adam)

Yine Liverpool'un yaratıcısından gözden kaçan bir tespit. Hakemlerin en büyük problemlerinden birisi futbol genel kültürüne sahip olmamaları. Hep başka işleri tercih etmişken ve çoğunlukla iki işi birden yürütürken seçtikleri bir ek iş futbol. Hayatları boyunca saha içindeki futbol hakkında bir eğitim almamışlar. Psikolojik eğitim zaten yok, ufak tefek seminerlerle geçiştirilen bir konu. Hakem hocaları genelde kurallara yoğunlaşıyorlar. Binbir türlü kuralı var futbolun. Kurallar derken kaideyi kaçıran hakemlerde hata yapmaya mahkum oluyorlar. Bir oyuncunun düşüşünden numara yapıp yapmadığı genelde anlaşılıyor bile. Birçok hakemin gençliklerinde ve futbola dahil olduktan sonra, futbolun o kadar da hayranı olmadıklarına eminim.


7 -"Kalecilere tanrı bizzat yardım ediyor. Ben bile vurduğumda topun nereye gideceğini bilmiyorum, kaleci nereden bilsin ki? Var bir iş."
Gerd Müller (Eski Alman futbolcu)

Golcülerin golcüsü Müller'den müthiş bir, yok yok hatta iki tespit. Golcü olmanın altın kuralını da içeriyor bana kalırsa. Bir golcünün ayağına gelmekte olan topu gole çevirmesi için fazla zamanı yok. Top gelirken anlık düşünce silsilesi ile ayağına gelen topu hedeflediği yere vurması gerekiyor. Topu kontrol edip düşünmek bir golcü için müthiş bir lüks. Gelen topa belki ufak bir düzeltmeden sonra vurulmalı. Öyle ki nereye gideceği bile belli olmasın. Beklenmedik şutun gol olma şansı daha yüksek. Topu durdursanız mükemmel vurmak zorunda kalabilirsiniz. İyi golcü topu kaleye gönderirken sağa, sola, ortaya diye üç ayrım yapar. Çata vurayım, tavana asayım, dur güzel gol olsun falsolu vurayım tarzı hareketler golcülüğün temsiline aykırı. Golcü beklenmedik anda beklenmedik şekilde vurandır. Bir de kalecilerin işinin ne kadar zor olduğunu ortaya koyuyor bu lâf. Reklekslerin ve sezgilerin insan üstü olması gerek iyi bir golcü karşısında.

8- "Futbol basit bir oyundur. Zor olan olan futbolu basit oynamak."
Johan Cruijff (Eski Hollandalı futbolcu/antrenör)

Tam olarka düşündüğüm şeylerden biri de bu. Futbol basit bir oyun. Futbol futboldan fazlası evet ama basit bir oyun. En mantıklı geleni yapmak gerek çoğu zaman. Ama biz özellikle Türk futbolu olarak varyeteyi severiz. Sürekli çok fantastik olma peşine düşeriz, abartıyı severiz. Oysa tempolu ve basit oynamaya doğru anda doğruyu yapmaya çalışsak iyi yerlere geliriz. Tempolu ve basit oynayan Barcelona bugün Dünyanın en iyi futbol oynayan takımı olarak görülüyor. Varyeteler, şık çalımlar, estetik hareketler futbola zevk katıyor olabilir, ama futbola en fazla zevk katan şey tempo. Tempo için de sadelik şart.

9- "İstatistikler mini eteğe benzer. Size iyi fikirler verir, ama asıl önemli yerleri gizler."
Ebbe Skovdahl (Eski Danimarkalı/Brondby'li futbolcu/antrenör)

İstatistiklere çok takılıyoruz bugünlerde. Her şeyin bir matematiği olduğunu sanıyoruz. Kusursuzun peşindeyiz. Buna ulaşmada fener görevi gören de istatistik olarak düşünülüyor. Bir Tore Andre Flo'nun rakip defansı, hem fiziksel hem de psikolojik olarak ne kadar yıprattığını istatistik olarak göremezsiniz. Saha içindeki topsuz oyunda durmadan pres yapan Tigana'nın ne kadar faydalı olduğunu tam olarak göstermez istatistik. İstatistiğin verdiği şeyler bazen, doksan dakika durup vuruşuyla golü yapan forvetin ve eli belinde oynarken attığı iki pasla gol attıran oyun kurucunun rakamlarıdır. İstatistikten faydalanmak son derece önemli, fakat bir futbol felsefesinin de olması gerek. Çünkü istatistikler birbirleri tarafından çürütülebilen şeyler. Ebbe'nin dediği gibi istatistikler çok şey söylüyor olabilirler ama daha önemli şeyleri de saklıyorlar.

10- "Kırılmış yumurtalar ve dökülmüş sütün üzerine timsah gözyaşları dökemeyiz."
Giovanni Trapattoni (İtalyan teknik adam)

Futbolda kazanmak da var kaybetmek de var. İyi oynayarak ligden düşen bir Antalyaspor'u alkışladı bu ülke. Fakat büyük bir takım olunca baskı var, işler hemen büyüyor. On galibiyet ararda alıyorsunuz, sonra bir mağlubiyette herkes üstünüze yükleniyor. Futbolcular da bu baskıdan çok etkileniyor. Aslında çoktan unuttukları halde, güler eğlenirsek taraftar kızar kafasıyla sorunların büyüklüğüne kendileri de inanıyorlar. Giden puan gitmiştir, "önümüzdeki maçlara bakacağız" klişesi futbolun gerçeklerinden.

Mansiyon kelâmı: "Suyun üstünde yürümeyi becersem, yüzemiyor da ondan derler."
Berti Vogtzs (Teknik Direktör)

Çok hoş bir benzetme yapmış Berti Vogtz. Bir dönem Alman milli takımının başındayken sürekli eleştiri yiyordu. Kazansa da kaybetse de durum aynıydı. O da patlamıştı bir defasında. Bazı futbolcu veya teknik adamlar gerçekten ağzıyla kuş tutsa yaranamaz. Bazıları basına yaranamaz, bazıları taraftara, bazıları yöneticilere. Söz çok güzel, genelleme yaparsak iyi de. Fakat Berti Vogtz suyun üzerinde yürüyorsa, gerçekten yüzemediğindendir (!)  Hayatımda gördüğüm en yeteneksiz antrenörlerdendi. Çok ironik bir lâf oldu gerçi ama neyse...

Kaan Kavuşan / Twitter
Gazeteci, futbol yazarı. Pek çok internet sitesinde ve sonrasında Akşam Hafta Sonu Ekleri'nde editörlük yaptı; 3 yıl boyunca futbol, sinema ve müzik üzerine yazılar yazdı. Bu dönemden başlayarak, FourFourTwo Dergisi ve Hayatım Futbol gibi dergilere, çeşitli internet sitelerine katkıda bulunmaya devam etmekte.

0 yorum: