"Futbol bir savaştır, daha olağan şeyleri yapan kaybeder."
- Rinus Michels
"Yeni fikirlerle gelen bir adam başarana kadar deli olarak görülür"
- Marcelo Bielsa

.

.

7 Şubat 2010 Pazar

Kendini yok eden adam: George Best

En gösterişli çalımların sahibi, alkol ısırıklarının mağduru: George Best
United taraftarları onun için bir dönem tribünleri inletmişti: "Tanrı, Kuzey İrlandalı" diye. Takımın efsane hocası Matt Busby onun çapkınlıklarından, magazinel yaşamından ve alkol tüketiminden bıkan yönetim kurulundakilere, "Uğraşmayın onunla. Ehlileştirmeye çalışmayın, bu çocuk özel biri" diyordu onu savunurken. The Beatles grubunun beşinci üyesi gibi giyinip takılsa da hayat stili daha 'hardcore' bir rock & roll içeriyordu esasında. Çıkartmalara ve rozetlere slogan olan ünlü aforizmalarına rağmen yeteneğini inkâr edebilecek bir Allah'ın kulu da yoktu bu âlemde. Adı George'tu, soyadı da Best...

Müthiş hızı, üstün tekniği, bir kanat oyuncu olmasına rağmen kaydettiği goller, yatıra kaldıra, rakiplerini rezil ede ede attığı çalımlar onu taraftarların gözünde efsane yapmadan önce Kuzey İrlanda'da da başladı kariyerine Best. Alkolik bir anne-babanın çocuğuydu, annesi Anne Best tedavi görüyordu. Dört kız, bir de erkek kardeşi vardı. Mahallesinin takımı Crogagh'ta ilk kez futbola başladı. Kısa boyuna ve çelimsiz fiziğine rağmen kendine burs kazandıracak kadar yetenekliydi. Lise çağına geldiğinde, Glentoran'ın dikkatini çektiyse de çelimsiz yapısı sebebiyle transfer yattı. Ama onu izleyen başka biri daha vardı. Yetenek avcısı Bob Bishop telgraf ofisine koşup Matt Busby'ye şöyle diyordu; "Galiba senin için bir dahi buldum." 


İLK HAFTASINDA TAKIMDAN KAÇTI
Hemen denemeye alınmış ve takımın altyapısına imzayı çakmıştı. Fakat bir sorun vardı. George gelir gelmez evini özlemişti. Başka bir memleketlisi Eric McMordie ile beraber eve kaçmaya karar verdiler. Kaçtılar da! Matt Busby iki oyuncudan sadece Best'in peşine düşmüştü. Evi arayıp onu geri aldı himayesine. 2 sene boyunca altyapıda oynayan Best, hem futbol eğitimine devam etti hem de başka işlerde çalıştı böylece.

United ile ilk maçına çıktığında 17 yaşındaydı, yıl 1963'tü. West Bromwich karşısında öyle iyi oynadı ki söylentiye göre, karşısında oynayan Graham Williams maçtan sonra onun elini sıkarken, "Yerinden kıpırdama da yüzünü göreyim delikanlı. Maç boyunca sen taç çizgisinden akarken, ben hep sırtını gördüm" demişti.

Best geçen yıllara rağmen hâlâ vatan ve aile hasreti çeken 17 yaşında bir çocuktu. Belfast'ta profesyonel sözleşmeye imza atarken takımı ondan Burnley'ye karşı oynamasını istiyordu. Ama maç, Noel'in hemen ardından, işveren ve patronların işçilerine hediyeler verdiği gün, "boxing day"e denk geliyordu. Best'in isteği de maçın hemen ardından Belfast'a tekrar uçmaktı. Kulüp öneriyi kabul etti, Best maçta golünü attı, ne kulüp ne de kendisi pişman değildi artık. Busby, onun özel biri olduğunu iyice anlamıştı.


KUTSAL ÜÇLÜ KURULUYOR
Daha ikinci sezonunda takımın değişmez ismi oldu. Dennis Law ve Bobby Charlton ile birlikte kurduğu hücum ortaklığı United'a iki şampiyonluk getirirken, Best de sadece rakip defansların değil, genç kızların da markajına girmişti. Medyanın bir numaralı ilgi odağı, The Beatles'ın beşinci üyesiydi artık. En iyi maçı olarak kabul eden Benfica maçını 1966'da oynadı. Şampiyon Kulüpler Kupası çeyrek finaliydi. İlk maçı 3-2 kazanmışlardı ama Busby, "İşi sıkı tutun" diyordu. Best 11. dakika geride kalırken iki gol atmıştı bile.

Yıllar geçtikçe Best efsanesi daha da büyüdü. Haftada binin üzerinde posta geliyordu hayranlarından. Fotomodellik yapması için teklifler yağıyordu. Çağırılmadığı ortam yoktu; o da gitmekten geri kalmıyordu. Gece hayatına bu dönemlerde kapıldı en çok. Hatta bir de gece kulübü işletmeye başladı. Yakışıklıydı, espriliydi, doğaldı ve samimiydi. Çapkınları her gün tabloidlerdeydi. Belfast'ın mütevazı bir ailesinden gelen George için, rock & roll tarzı yaşam başlamıştı. Bu hayatı öyle benimsenmişti ki, "1969 yılında alkol ve kadınlardan vazgeçtim. Hayatımın en kötü 20 dakikasıydı" demekten çekinmedi ihtiyarladığında bile Best. Seviyordu işte bu hayatı.


YİNE BENFICA, YİNE ZİRVE
Yine de performansı hemen geriye gitmedi, hatta arttı Best'in. Bir kanat oyuncusu olmasına rağmen 67-68 sezonunda attığı 28 gol, gol krallığını getirdi ona. Aynı sezon United, Şampiyon Kulüpler Kupası'na ulaşırken, Best de takımın en büyük yıldızıydı. Kaderin oyunu, final maçı Benfica'ylaydı yine. "Eusubio mu? Best mi?" soruları arasında başlayan maçın normal süresi 1-1 bitmiş, uzatmalar başlamıştı. 25 metrelik deparın ardından attığı gol durumu 2-1'e getirmiş, daha sonra Kidd ve Charlton'ın golleriyle maç 4-1 kazanılmıştı. Best, en iyi olduğunu ilan ediyordu artık, "Avrupa'da Yılın Futbolcusu" ödülü onundu. Artık sadece bir pop yıldızı olmadığını, futbolun da yıldızı olduğunu kimse inkâr edemezdi. Manchester City menajeri John Mercer şöyle diyordu onun için; "Onu incitmek imkânsız gibi. Karşısındakilerin tavrı hep onu korkutmak üzere. Oysa yanlarından süzülüyor, ayaklarının üstünden zıplıyor ve dev gibi oyuncuları yaprak gibi süzülmeye bırakıyor."


ZİRVEDE KALMAK DAHA ZOR...
Fakat zirveye çıkmaktan daha zor olan bir şey varsa o da zirvede kalmaktı. Matt Busby şampiyonluğun ardından ocak ayında kariyerini noktalarken, Best'in hızlı düşüşü yakındı. "Alkolü bırakıyordum ama sadece uyurken" diyordu. Kumara da başlamıştı hatta. United formasıyla 15 golü geçtiği üç sezonda takım ancak onbirinci, onuncu ve sekizinci oldu. 72-73 ise felaketti. Best, takım 22 takımlı ligde 18'inci olabilmişti ancak. Gece hayatı onu bitiriyordu, alkolik olmuş ve kumar borçlarına batmıştı. Sabahları antrenmanlara gelmiyordu. 73-74 United'taki son sezonu oldu. United kafasını toplaması için onu önce Güney Afrika'nın Jewish Guild adlı takımına kiraladı. Sonraysa Best'in isteğiyle Kuzey İrlanda takımı Dunstable Town'a. 74-75 sezonun ardından United'ın artık onunla uğraşacak hali kalmıştı. Bu büyük yıldız, serbest bırakıldı. Üstelik daha 26 yaşındaydı!


DUBLE GÖREV: ABD-ADA
Best iki sezonu ahbaplık-çavuşluk ilişkileri yüzünden Stockport ve Cork Celtic gibi takımlarda geçirdikten sonra ABD'nin yolunu tuttu. Best'in ikinci baharı ABD'de başladı. İyi maçlar çıkardı ve yeteneğini gösterdi, iki sezon boyunca kışları İngiliz ikinci lig takımı Fulham'da yazlarıysa Amerikan takımı Los Angeles Aztecs'te oynadı. Yazın Fort Lauderdale'de Gerd Müller, Cubillas ve Banks'la beraber oynarken San Jose Earthquakes'e geçti. San Jose'nin kabulü üzerine kışın da Hibernian forması giydi. ABD'deki kariyerini gece kulüpleri ve plajlar açmak için araç olarak kullandı. Bu devirde, 1978 yılında annesini alkolden kaybetti ama içmekten hiç geri kalmadı. Hatta Hibernian forması giyerek deplasman tribününden sahaya fırlatılan bir bira kutusunu, yerden alıp içmişti bile! 

Bournemouth ve Brisbane Lions gibi takımların formasını giydiği 82-84 yıllarında sadece bir avuç maça çıkıp görkemli ama skandallarla dolu kariyerini noktaladı Best. 88 yılında Liam Brady, Pat Jennings ve Osvaldo Ardiles'in de forma giydiği bir jübileyle omuzlar üstünde sahalara veda etti Best.


DÜNYA VE AVRUPA KUPASI GÖREMEDİ
Best'in en büyük şanssızlığı belki de Kuzey İrlanda Milli Takımı'nın başarısızlığıydı. Bu yüzden hiç büyük bir turnuvada oynayamadı Georgie. 37 kez milli oldu ve 9 gol kaydetti. Bu gollerden biri milli takımımıza karşıydı. Beckenbauer bir röportajında onun için, "Best gelmiş geçmiş en yetenekli futbolculardan biriydi ve büyük ihtimalle de büyük bir milli final oynamayan en en iyi futbolcuydu" diyordu.

Her zaman özel hayatıyla da çok konuşuldu Best. "Bazı güzel şeyleri" çok özlüyordu söylediğine göre, "Mesela Kanada Güzeli, İngiltere Güzeli, Dünya Güzeli..." Futbolun James Dean'iydi adeta. Dönemin en hızlı çapkınlarındandı. Her gün başka bir kadınla görünüyordu magazin sayfalarında. İlk eşi Angie MacDonald-James'tan Calum adında bir oğlu oldu. İkinci eşi Alex, George'un kendisine şiddet uyguladığını anlatarak bir skandala sebep olmuştu. 


"BENİM GİBİ ÖLMEYİN"
Astronomik ücretlerin dönmediği zamanda futbolculuk yapmış olsa da gençliğinden beri yaptığı işler, oynadığı reklamlar ve futbol sayesinde ufak bir servet kazandı aslında. Ama hepsini kumara, alkole ve kadınlara yatırdı. Parasız bir halde olduğunu öğrenen ingiliz televizyonlarına ne yaptığını açıklıyordu; "Bütün paramı hatunlara, kumara, hızlı arabalara harcadım. Kalınıysa sadece çarçur ettim." Futbolu bıraktıkta sonra iyice çözülme sürecine girdi. Bu hızlı ve sağlıksız yaşamı onu hastane yataklarına kadar düşürdü. 2005 yılında kaldırıldığı hastaneye bir gazeteci arkadaşını çağırdığında, "Benim gibi ölmeyin" diyordu ona. 25 Kasım 2005'te ciğerlerinin su toplaması ve organ yetmezliği yüzünden hayatına gözlerini yumdu Best...

Hızlı yaşadı, hızlı harcadı, hızlı oynadı. Tüm hayatı aslında, insanın kendini yıkma isteğinin kaynaklarına inilmesini sağlayacak bir deney alanı olabilecek kadar çalkantılıydı. Yine de ne yaptıysa kendine yaptı, seyircilerineyse sadece müthiş bıraktı giderken George Best...
Doğum tarihi: 22 Mayıs 1946
Ülke: Kuzey İrlanda (37 milli maç, 9 gol)
Pozisyon: Sağ açık, forvet arkası
Öne çıkan özellikler: Gösteriş, yetenek, sürat, aşırı çalım, top tekniği
Boy: 1.75 cm
Oynadığı takımlar: Manchester United (63-74), Jewish Guild (74), Dunstable (74)
Stockport (75), Cork Celtic (75), LA Aztecs / Fulham (76-78), Fort Lauderdale (78-79) Hibernian / San Jose Earthquakes (79-81), Bournemouth (83), Brisbane Lions (83)
Kuzey İrlanda Milli Takımı (64-77)
Goller: 709 maç, 253 gol

2 yorum:

erdemcapar dedi ki...

futbolcu olmasaydı kesin bir rockstar olurdu. bir şekilde meşhur olması gereken insanlardanmış. nur içinde yatsın.

Kaan Kavuşan dedi ki...

kesin. hayat mottosu zaten ian dury şarkısı gibi :) "Sex & Alcohol & Futbol"