"Futbol bir savaştır, daha olağan şeyleri yapan kaybeder."
- Rinus Michels
"Yeni fikirlerle gelen bir adam başarana kadar deli olarak görülür"
- Marcelo Bielsa

.

.

29 Mart 2010 Pazartesi

İlk Brian Birch Dönemi ve Yumruk Şov

İngiliz teknik adam Brian Birch Galatasaray'a 1970 yılında gelmişti. Oyunculuk yıllarında Manchester United altyapısı, Wolverhampton, Boston United ve Oldham Athletic gibi alt seviye İngilz takımlarında oynamış bu adamın Galatasaray'a gelene kadar doğru dürüst bir antrenörlük kariyeri de yoktu. Boston United, Mossley ve Ellesmere Port gibi amatör takımlarda teknik direktörlük yapmış, 1967 yılında ise Blackburn altyapısında hocalık yapmaya başlamıştı.

1970 yılında Galatasaray başkanı Selahattin Beyazıt bu İngiliz'i Coşkun Özarı'ya hem danışmanlık yapsın, hem de yardımcı olsun diye kondisyonerlik görevine getirmişti. Teknik direktör Coşkun Özarı, Gündüz Kılıç'ın yardımcılığını yaptıktan sonra onun bırakmasıyla teknik direktör olmuştu. Ama işler iyi gitmedi. 1970-71 sezonunun ortasında Coşkun Özarı'nın yerine Brian Birch getirildi. Kötü giden bir sezonun ortalarında Birch tam yetkiyle takımın başına geldi.

Galatasaray derbilerde başarılı olamadıysa da, Birch'in çok koşan ve o çağın ötesinde bir kondisyonla oynayan Galatasaray'ı sezonu şampiyon olarak bitirdi. O sezon Birch taraftarın çok sevdiği bir adam olmuştu. Sağ yumruğu sürekli havada sahaya giren ve iyi bir motivatör olduğunu kanıtlayan Birch, agresif kişiliğiyle de tribünleri de galeyana getirmişti. Bu agresiflik oyunculara da yansımıştı elbette. Belki de başarı bu aşırı istekle geldi. Sezonun son maçında ise enteresan şeyler oluyordu. Galatasaray Ankara'da PTT karşısında, Fener ise Beşiktaş'ı ağırlıyordu. İki takımda kazanınca Galatasaray şampiyonluğunu ilan ediyor. Bu maçın ilginç bir hikayesi vardır, onu başka bir zaman anlatırız.

İkinci sezona (1971-72) Bülent Ünder ve Samim transferleriyle başlayan Galatasaray dikkat çekmişti. Zor bir sezon olacaktı; Galatasaray'ın efsane antrenörü Baba lakaplı Gündüz Kılıç, Beşiktaş'ın başına getirilmişti. Fenerbahçe ise Sabri Kiraz ile bir geçiş dönemindeydi. İlk hafta Eskişehir ile berabere kalan, ikinci haftada da Ankaragücü'ne yenilen Galatasaray lige kötü girmişti. 10 Ekim'de Fenerbahçe'nin 1-0 yenilmesinden sonra toparlanış gerçekleşmeye başladı. Beşiktaş maçında yine mağlup oldularsa da, beklendiği gibi olmadı ve Galatasaray yükselişini sürdürdü. Sezon boyunca Eskişehir ciddi bir rakip oldu. Galatasaray, ilk maçta yenildiği Beşiktaş'tan rövanşı Gökmen'in golleriyle aldı. Gökmen taraftarlar tarafından çok eleştirilse de, çok koşan bir oyuncu olduğundan Birch'in bankosuydu. Yine Metin Kurt, Birch'in en güvendiği oyunculardandı. Son maçında Bolu'yu yine Gökmen'in golleriyle 2-0 geçen Galatasaray şampiyonluğa ulaşmıştı bir kez daha. Sezon sonunda Birch ikinci kez üst üste şampiyon yaptı takımını, Fenerbahçe üçüncü, Gündüz Kılıç'ın Beşiktaş'ı ise ancak dördüncü olabilmişti. 30 maçta sadece 34 gol atan hırslı Galatasaray ligde devrim yapmıştı.


Birch'in başarıları Fenerbahçe ve Beşiktaş'ın antrenörleri Sabri Kiraz ve Gündüz Kılıç'ı işlerinden etmişti. Fenerbahçe ünlü Brezilyalı teknik adam Didi'yi, Beşiktaş ise Abdullah Gegiç'i takımın başına getirmişti. (1972-73) Galatasaray lige bu sefer iyi başladı ve ilk beş maçta gol dahi yemedi. Amatör kümede oynarken Sirkeci'den alınan Mehmet Özgül, yani Çilli Mehmet orta sahada oynamasına rağmen attığı gollerle adından söz ettirmişti. Haftalar ilerledikçe birkaç maç yedek kulübesinde oturan Gökmen ve Birch arasında anlaşmazlık çıktı ve Gökmen kadro dışı bırakıldı. Bu olayın ardından Tuncay'ı forvete çeken Birch, onun Fenerbahçe maçında attığı golle de şampiyonluk yolunda büyük bir avantaj sağlamıştı. Lig sonunda 5 puan farkla şampiyonluğa erişen Birch'ün talebeleri Türkiye Kupası finalinde ise Ankaragücü'nü aşarak kupayı almışlardı.

Birch bir sonraki (1973-74) sezonda ciddi bir rakip olmaya başlayan Didi ile karşı karşıyaydı. Cemil, Ender, Alparaslan ve Adil transferiyle bir hayli güçlenen Fenerbahçe, üst üste üç kez şampiyon olan rakibini geçmek istiyordu. Galatasaray da bunun üzerine Şevki ve Engin Verel'i almıştı. Beşiktaş ise Metin Türel yönetiminde diğer iki takımın gerisinde görünüyordu. Lig başlayınca Fenerbahçe diğer takımlardan daha iyi oynadı ve ilk yarıyı da lider bitirdi. Birch oyuncularla sorun yaşamaya devam ediyordu. Kimisi Brian'ın katı kişiliğinden, kimisi ise ağır antrenmanlarından şikayetçiydi. Lig sonunda olumsuzluklar sebebiyle Brian Birch takımdan ayrılmak zorunda kaldı ve takım da ancak beşinci sırada yer alabildi. Bundan sonra Galatasaray tam 14 yıl şampiyon olamayacaktı... İkinci Birch dönemi Türkiye ve Cumhurbaşkanlığı kupası alınsa da kısa sürmüştür. O dönem kısa olduğu için girmeyeceğiz...

Geldiği andan itibaren camiayı etkisi altına alan ve komando eğitimlerini andıran antrenman metodlarıyla adından söz ettiren Birch, hırslı kişiliğinin de desteğiyle kondisyonu tavan yapmış bir Galatasaray'ın yaratılmasına katkıda bulunmuştu. Oyuncular çamur havuzlarından geçiyor ve sürünerek antrenman sahasında yuvarlanıyorlardı. Bir Fenerbahçe maçından sonra bir foto muhabiri kovalayarak, oyuncuları kavga ettiğinde sahaya atlayıp kendi de kavga ederek enteresan bir profil çiziyordu Türk halkına. Tamamen koşan oyunculardan kurduğu takımında zaman zaman eleştiriler almıştı. Ama kararları hep cesurdu. Amatörden alınmış bir Çilli Mehmet'in, taraftarın Ayı diye bağırdığı bir Gökmen Özdenak'ı oynatması cesaret işidir. Külüp baskına rağmen Metin Kurt'tan yararlanması (Metin Kurt aktivist bir oyuncudur ve sıkça siyaset meselelerine de girer, maden işçilerine destek verir, sendika kurmaya kalkar ve sağ kesimin tepkisini alır nedense) yine bir cesaret işidir. Son derece profesyonelce çalışan Birch, buna karşın başarı için her şeyi mübah gören bir adamdı. Halter bile çalıştırdığı oyuncularında haplar verirmiş. Metin Kurt şöyle söylüyör; "Gittim kendisine bunun kalıcı sağlık problemlerine yol açabileceğini söyledim. O da -ben buraya ülke futbolunu geliştirmeye değil, İngiltere'de ev satın almaya geldim. Sağlığını düşünüyorsan git memur ol- dedi. Olayı buydu Birch'in. Doğrudan söyler, başarı için her şeyi yapardı. Açık sözlüydü, futbol dışında işlere bulaşmazdı." Başarı için ikili ilişkileri geri plana atabilen, her şey yapan bir adamdı o.

Bir de Birch zamanında ilginç bir isim Galatasaray kadrosundaydı. Bizim TV yıldızı Yıldo. Yıldo da o zamanlar Birch'in kendilerine ilaç verdiğini, ama doping olup olmadığını bilmediğini söylüyor. Yıldo bir de antrenman topçusu olduğunu iddia ediyor. Ama şöyle ki, "tüm sertlikler üzerimde denenirdi" diyor. "Bokstaki antrenman boksörü gibi" diye de ekliyor.

Kaan Kavuşan / Twitter
Gazeteci, futbol yazarı. Pek çok internet sitesinde ve sonrasında Akşam Hafta Sonu Ekleri'nde editörlük yaptı; 3 yıl boyunca futbol, sinema ve müzik üzerine yazılar yazdı. Bu dönemden başlayarak, FourFourTwo Dergisi ve Hayatım Futbol gibi dergilere, çeşitli internet sitelerine katkıda bulunmaya devam etmekte.

1 yorum:

Adsız dedi ki...
Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.