"Futbol bir savaştır, daha olağan şeyleri yapan kaybeder."
- Rinus Michels
"Yeni fikirlerle gelen bir adam başarana kadar deli olarak görülür"
- Marcelo Bielsa

.

.

1 Mart 2010 Pazartesi

Times'a göre "Tüm zamanların en iyi 50 teknik direktörü (20-10)


Times dergisinin 2007 yılında seçtiği "Tüm zamanların en iyi 50 teknik direktörü" listesinden çevirilmiştir. Fotoğraftaki teknik adam: Franz Beckenbauer.
50'den geri saymaya bugün de devam ediyoruz.

20. Franz Beckenbauer. Bayern Münih ve Marsilya'daki kulüp kariyeri çok iyi sayılmaz ama 1986'da Arjantin'e karşı kaybettiği Dünya Kupası finali ve 1990'da intikamını alarak uzandığı Dünya Kupası, Kaiser'in antrenörlük adına da bir-iki şey bildiği konusunda bir fikir veriyor.


19. Vicente Del Bosque. Yıllarca Real Madrid'in alt seviyelerinde hocalık yapmak kaderi gibi görünürken kulübün modern futbol tarihindeki en başarılı dönemini yaşatan antrenör oldu. Sessiz, alçak gönüllü; neredeyse Paisley kadar, Galacticos'tan bir takım yarattı. Madrid aldığı iki Şampiyonlar Ligi Kupası'nın minnetini, onu kovarak gösterdi.


18. Luiz Felipe Scolari. 2001'de ona miras kalan Brezilya milli takımı Dünya Kupası finallerine katılmak için çabalıyordu. Sonunda kupayı bile aldılar. Felipao hem kulüp hem de milli takım teknik direktörü olarak sikletinin hakkını verdi. Brian Barwick'in (2008'de görevinden ayrılan İngiltere Futbol Federasyonu Başkanı) onu istemesi sürpriz değil.

17. Marcello Lippi. Bir keresinde Alex Ferguson, "Bu yakışıklı hergele bizim Bela Lugosi gibi görünmemize sebep oluyor" demişti bu İtalyan için. Karizması kadar, antrenörlük becerileri de Juventus'taki zaferleri ve en önemlisi 2006 Dünya Kupası'nda İtalya ile becerdiklerinde büyük rol oynadı.

16. Jose Mourinho. Sıradışı bir taktisyen ve motivatör. Vallahi işi biliyor. Chelsea ve Porto ile büyük bir kupa avcısına dönüşen bu adamın bu kadar aşağıda yer almasından şikayetçi olanlar olabilir. Listenin üst basamaklarına terfi etmesi için, kariyerini düşündüğünün yarısı kadar da futbolun güzelliklerini sevdiğini göstermesi.


15. Johan Cruijff. Barcelona teknik direktörleri arasında en başarılı ve en uzun süre hizmet vereni olan bu adam 4 lig şampiyonluğu ve Katalan kulübünün 1992'deki ilk Şampiyonlar Kulüpler Kupası'nı aldığı dönemde iki baypas ameliyatı geçirdi. Teknik direktörlüğü bırakması yazık oldu ama Barcelona kulübünün politikaları üstünde hâlâ büyük söz sahibi.


14. Mario Zagallo. 1970 Dünya Kupası'ndan kısa bir süre önce göreve getirilen Zagallo'nun görevi takımda Pele, Gerson, Tostao, Jairzinho ve Rivelino'ya yer açmaktı. Ağızdan çıktığı kadar kolay değil, dünyanın gelmiş geçmiş en büyük takımlarından birini yönetirken iyi iş çıkardı. Ama Ronaldo'nun 1998 Dünya Kupası'ndaki formsuzluğunu tecrübesi ile görememesi yazık oldu.

13. Helenio Herrera. Fransız asıllı Arjantinli hoca başarılı San Siro macerası ile 1960'larda Avrupa üzerine büyük bir gölge gibi çökmüştü. Takımlarında çok sıkı bir catenaccio uygulatan büyük motivatör ve disiplin abidesi, iki kez Şampiyon Kulüpler Kupası'nı kazandığı Inter Milan ile başarılarını perçinlemişti. Daha üst sıralarda olabilirdi ama kurduğu rejimin daha da defansifleştirilerek kötü örnek olması onu aşağıda tuttu.

12. Jock Stein. Bill Shankly 1967'de bir Britanya takımın kupayı aldığı aldığı ilk Şampiyon Kulüpler Kupası finalinden sonra yakın dostuna "Jock, sen ölümsüzsün" demişti. Dahası, o bunu bir avuç Glasgowlu ile yapmıştı. İskoçya dışında başarılı olabilir miydi? Büyük ihtimalle. Ama Leeds'te geçirdiği 45 günde bunu söylemek zor.

11. Arrigo Sacchi. Eski bir ayakkabı satıcısı AC Milan'da tüm zamanların en büyük takımlarından birini yarattı ve modern taktikleriyle çok iş becerdi. Geriyi Baresi ile kapattı, Van Basten ile gol aradı ve Rijkaard ve Gullit'in atletikliğinden yararlanarak güçlü bir pres sistemi yarattı.

50-40 arası isimleri görmek için tıklayınız.
40-30 arası isimleri görmek için tıklayınız.
30-20 arası isimleri görmek için tıklayınız.
20-10 arası isimleri görüntülüyorsunuz.
10-01 arası isimleri görmek için tıklayınız.

0 yorum: