"Futbol bir savaştır, daha olağan şeyleri yapan kaybeder."
- Rinus Michels
"Yeni fikirlerle gelen bir adam başarana kadar deli olarak görülür"
- Marcelo Bielsa

.

.

24 Nisan 2010 Cumartesi

Benjamin!

Küçük golcü Tsubasa hayatımıza girmeden çok önceydi. Hatta şöyle diyeyim, Benjamin tüm seriyi bitirdiğinde Tsubasa daha gelmemişti bile ülkemize. Ülkemizde yayınlanan adıyla "Benjamin" orijinal ismiyle "L'ecole des Chanmpions" Japonlara çizdirilmiş, bir Fransız yapımı. Başlangıcı 1992. "Captain Tsubasa'nın başlangıcı ise 1983.

Yapım sıralarında daha önce olan bize daha sonra gelmiş ama biz Captain Tsubasa'nın daha mantıklı bir kopyası olan (en azından saha yuvarlak değildi) Benjamin'i daha çok sevmişizdir. İlk göz ağrımız ne de olsa.

Efenim olay Benjamin'in futbola başlaması sonrasında kariyerini geliştirmesi üzerine kurulu. Pekçok insanın da karıştırdığı üzere "Kartal vuruşu", "Süper Magnum Vuruşu", "Serap Vuruşu" Benjamin'de geçen terimlerdir. Tsubasa'nın aksine bu çizgi filmde kahramanlar bu şutun geleceği hakkında sizi uyarırdı. Misal, şutu atmadan önce Cesare bağırırdı: "Süper Magnum vuruşu!" Ondan sonra yumurtaya dönmüş bir top.

Filmde üç-dört tane üst klas futbolcu vardı. Arada girip çıkan süper adamlar oluyordu ama olay Benjamin, Eric ve Cesare arasında geçiyordu daha çok. Benjamin, Tsubasa gibi çizgi filmin ana karakteriydi. Yükselerden gidip kaleye giren "Akula vuruşu" onun eseriydi. Bir de paraşüt vuruşu vardı bunun bir önceki aşaması. Eric kalbi tekleyen Misugi'nin bir yansımasıydı. Serap vuruşu ile kalecinin göremeyeceği şutlar atardı.

Cesare ise benim en sevdiğim karakterdi bunların arasından. Tüm zorlukları rağmen şöhret olmuş. Kirli oynayan, süper magnum şutu ile milleti yamultan bir adamdı. Hyuga'ya karşılık geldiğini söyleyebiliriz. Acayip asabi, hırslı ve "delikanlıydı." Ona buna gider yapardı bu. Teknik direktörüne rest çeker, arakadaşlarını zaman zaman azarlar ama çoğu zaman da gaza getirirdi hepsini. Şike yapmasını isteyen mafyayı dinlememişti bir keresinde. Bir ara da Juventus'a mı ne gitmişti.

Bir de Mario diye bir oyuncu vardı. Bunun özel şutu bile yoktu. İlk başlarda Benjamin ile karşılaştırılıyordu hep. Eric'in kankasıydı. Benjamin'in takımında da tek işe yarar eleman Luka'ydı. Maçta adam kalmayınca tribünden atlayıp oynuyordu.

Neyse olaylar İtalya'da geçiyordu. Bu yüzden yaşları büyüyünce, Benjamin Genoa'da, Eric Parma'da, Cesare da Napoli de oynadı ve bolca karşılaştılar bunlar. Sonra şampiyonlar liginde falan da gördük bunları. Milli takıma da seçildiler galiba. Cesare orada da arıza çıkarmıştı. Brezilyalılar amuda kalkıp baraj yapmışlardı buna karşı. Sonra o Brezilyalılı defans ikilisi Genoa'ya mı gelmişti. Benjamin ile aynı takıma katılmışlardı. Bir de hocası mı, babamısı mı ne vardı; Helmut Schön şapkası takardı.

Şimdi Tsubasa'yı daha çok izledik. Seri üstüne seri yapmış adamlar. Ama Benjamin bir başkaydı be kardeşim. Çizimleri senaryosu falan daha güzeldi. Her şeyden önemlisi ilkti bizim için...




4 yorum:

tpk dedi ki...

valla helal olsun herkes tsubasa diyipduruyo daha tsubasa diye bişey yoktu biz bu benjamin i oynarken. millete onun adı benjamin diyorum tsubasa nedir? home computer diye geçen kasetli atarilerde oynardık ilk çıktığı zamanlar. japonca olduğu için kimse anlamazdı ama yerlerini öğrenmiştik neye basarsak ne olur falan :D ben tsubasayı hiç sevmedim tamamen çakma gibi geldi bana sonuçta akula vuruşunu ilk benjaminde gördük teoride hangisinin önce çıktığını bilmiorum ama biz önce benjamin i gördük onu biliriz. saygılar...

Adsız dedi ki...

aynen kardeşim hepimiz benjamin diye tanıdık ve oynadık bu oyunu dediğin gibi japonca yerlerini ezberlemiştik. hatta son oyundaki kaleci akula vuruşunu yemiyodu bi kaç kere şut çektikten sonra en son yeni bir seçenek açılıyordu onu seçip atınca ağlar delinirdi. ondan sonra diğer akula vuruşlarınıda yemeye başlıodu falan ah bu yeni nesil gençlik bilmez bunları Tsubasa diye tutturmuş gidiyolar.

Adsız dedi ki...

Çoğu kişi Benjamin diyip duruyo asıl. Çünkü çoğu kişi önce Benjamin i izlemiş. ben de 6 yaşımdan beri tsubasayı izliyorum ve onu çok seviyorum. Benjamin tsubasanın özentisi. tsubasa 1983 yılında Benjamin 1991 yılında yayınlanmıştır. Benjamin de güzel ama kojiro hyuganın da dediği gibi: Tsubasa gibi olmak sadece bir hayal. o mükemmel. bir kişi de demiş ki tsubasa kojiro gibi pisliklerle ilgilenmezken Benjamin kendisine yapmadığını bırakan sezar ile aynı takımda utanmadan oynardı demiş. belliki tsubasayı hiç izlememiş. hyuga italyaya tsubasa da ispanyaya gitmişti ve ikisi birbirine destek olmştu.misugi, hyuga, urabe, matsuyama,wakabayashi, nitta.. tsubasanın rakibi olan herkes onunla dost olmuştur. ayrıca tsubasanın bize verdiği mesajı hiçbiriniz görmüyorsunuz: japon futbolu geriden geldiğinden dolayı kimse japonyanın şampiyon olacağına inanmazken tsubasa, wakabayashi, hyuga, matsuyama gibi oyuncular çok çalışarak bunu değiştirmiş, imkansızı gerçekleştirmişti. oysaki benjaminin yaşadığı ülke tam da futbol ülkesidir. benjamini beğeniyorum ama hepiniz tsubasayı küçümsüyorsunuz. tsubasanın şahin lakabıyla anıldığını, umudunu kaybeden birçok insana umut olduğunu, o etkileyici tekniklerini unutmayın. Benjamin kusursuz görünüyor ama gerçek hayatta onun gibi kusursuz bir insan olamaz. tsubasa bazen yenilgi yaşamış fakat çok çalışarak kendini geliştirmiştir ve bu da herkes hata yapar önemli olan bundan daha fazlasını yapmaktır mesajını veriyor. çizimleri ve senaryosu bence hiç saçma değil siz onu küçümsediğiniz ve izlemediğiniz için psikolojik olarak öyle söylüyorsunuz. animedeki tek kızın sanae olduğunu sanmayın. çizgi filmde futbolculara hayran kalan birçok kız var. tsubasanın kızlar ondan hoşlanınca utandığını söyleyenler var. Benjamin yalnız yaşamayı tercih ediyor. ben buna bir şey demiyorum. ama bilin ki tsubasa tüm rakipleriyle dost olmuş, taş kalpli olmayan duygulu bir karakterdir. tsubasayı izleyenler bazen hüzünleniyor veya gururlanıyor. road to 2002 serisinde 52. bölümün son sahnesinde tsubasa şahin kanatlarını açıp arkadaşlarıyla ülkesi için savaşa başlamıştı. 1983 serisinin 96. bölümünde matsuyama bir arkadaşının kendisinden hoşlandığını öğrenip ağlaya ağlaya düşe kalka ona yetişmeye çalışmıştır ki birçok kişi bunu güzel bulmaktadır. misugi kalp hastasıydı ve tsubasaya önce hastalığını sonra onu yeneceğini söyleyince tsubasa dostça bir gülümsemeyle bunu yapabileceğini biliyorum diye destek olmuştur. hem tsubasa da çok güzel müzikler var.bence tsubasa daha iyi ama e azından ben sizin gibi benjamini küçümsemiyorum. bunun genç nesille alakası da yok. tsubasanın benjaminden yaklaşık 10 yıl önce yayınlandığını size söylemiştim isterseniz araştırın. bilip bilmeden konuşmayın ve tsubasayı 1. bölümden road to 2002'nin 52. bölümünde kadar izleyin ve ondan sonra yayın tarihlerine bakıp ondan sonra düşünün.

Mucahit dedi ki...

Daha yukarda ki yazıyı okumayıp tsubasa neymiş diyen ergenler var , harbi den komedi en başta hangisi'nin daha erken çıktığını yazar söylemiş olmasına rağmen tsubasa'yı çakma gösterip benjamin denen çakma çizgi diziyi orjinal gibi göstermeniz ergen olduğunuzun kanıtıdır. " Yeni nesil gençlik bilmez bunları " diyen bir ergen var ne kadar ironi, bunu söylemesi gereken asıl bizleriz :D