"Futbol bir savaştır, daha olağan şeyleri yapan kaybeder."
- Rinus Michels
"Yeni fikirlerle gelen bir adam başarana kadar deli olarak görülür"
- Marcelo Bielsa

.

.

22 Nisan 2010 Perşembe

Captain Tsubasa Oyunları

Herkeste amiga falan vardı, ben de olmadı hiç. Bunun ezikliğini üstümden atmam gerekirken, ancak Megadriveların, Nintendoların uçtuğu dönemde Beylikdüzü'ndeki Continent'ten (şimdi Carrefour oldu herhâlde) bir Micro Genious almıştık. Bir halt yoktu oyun namına. Bir Süper Mario var, bir de Soccer diye salak bir oyun. Jungle Book fena değildi tabi, o istisna. Ama o zamanlar bu salak aleti bana sevdiren başka bir oyun vardı. O da "Boy Soccer Team"di. Evet, böyle yazmışlar oyunun adına. Bazı başka makinelerde başka isimleri vardı. J-Lig Soccer'dı sanıyorsam başka bir adı da. Orijinali bildiğin Captain Tsubasa imiş, tabi serisi var. Hangisini oynadığıma tam emin değilim ama II galiba. Neyse efendim, açtım oyunu bir baktım bizim Tsubasa! Çok sevindim ama kimseyle paylaşamadım o an. Tekirdağ'daki yazlık evdeyim, sezonu gene ilk biz açmışız! Deniz karşımda, hava güzel, çayırmış çimenmiş demeden başladım oynamaya, oynadıkça da dört köşe oluyorum tabi.

İkinci maçta mı, üçüncü maçta mı ne röveşata atmayı öğrendi bizimkisi, Şeker Duvar'ı öyle geçebiliyorsun ancak. O golü atana kadar pek gol yediği görülmüyor. İlerliyorum da ilerliyorum, takım J-Genç Ligi'nde şampiyon oluyor. Ondan sonra birkaç oyuncu gidiyor bir yerlere, başka bir takım toplanıyor. Falan fişman derken, en sonunda Japon milli takımı maçları geliyor karşınıza. Hyuga falan bizim takımda yani. Wakabayashi, Ishizaki, Hyuga, Tsubasa, "Dream Team"i toplamışım, benim gözümde Barcelona'dan iyiler vallahi. Hyuga ile Koeman-Hami şutları atıyorum, bizi Tsubasa zaten orta sahadan vursan yazmaya başlıyor artık. İshizaki kazmalığını geliştiriyor, Bülent Korkmaz misali falan derken...

Almanya ile karşı karşıyayım, Schneider diye sarışın elemanları var, beni acayip zorluyor ama Hyuga ile yazıyorum golü ve başıma dünyanın en talihsiz olayı geliyor. Elektrikler gidiyor! E malum oyunu save etme şansı yok Micro Genious denen zımbırtıda. Ben yumruk atıp makineyi göçertiyorum. Ama neyse ki çalışmaya devam ediyor. Yine de bir kere daha oraya kadar oynamadım o oyunu. Acaba sonu nasıldı? Soru mu şimdi kupayı alıyorduk herhâlde ama kimi yeniyorduk?

Kaan Kavuşan / Twitter
Gazeteci, futbol yazarı. Pek çok internet sitesinde ve sonrasında Akşam Hafta Sonu Ekleri'nde editörlük yaptı; 3 yıl boyunca futbol, sinema ve müzik üzerine yazılar yazdı. Bu dönemden başlayarak, FourFourTwo Dergisi ve Hayatım Futbol gibi dergilere, çeşitli internet sitelerine katkıda bulunmaya devam etmekte.

0 yorum: