"Futbol bir savaştır, daha olağan şeyleri yapan kaybeder."
- Rinus Michels
"Yeni fikirlerle gelen bir adam başarana kadar deli olarak görülür"
- Marcelo Bielsa

.

.

2 Nisan 2010 Cuma

The Firm


2009 yapımı Nick Love filmi futbolu seven sinema izleyicisi için keyifli bir film. Öncelikle birkaç şeyden bahsetmek lâzım filmi layıkıyla izleyebilmek için. Bu bir futbol filmi olmaktan çok bu bir taraftar filmi ve onun üzerinden şiddet ve sosyal statü üzerinde birkaç kendince tespit yapmaya çalışan bir film. Aksi de düşünülemezdi zaten, aski takdirde film değil maç izliyor oluyorduk.

Filmimizde 80'ler zaman olarak seçilmiş. O zamanların eğilimleri üzerinden hafifçe bir geçilmiş. Spor giyinme çabalarını eşofman giyme zanneden bir jenerasyon, gece kulüplerinde bana birçoğu inanılmaz itici gelen disko parçalarıyla oynamak, saçları öne ve ya yana yapıştırmak, aerobik (!) Bunlar gerçekten de zamanın unutulmasını istediğimiz gerçekleri arasında yer alıyor ve filmde de özenle yansıtılmaya çalışılmış. Bu konuda başarılı da olmuş film ekibi. Bunun yanında 80'lerden güzel parçalarla bu atmosfer desteklenmeye çalışılmış. Filmin soundtrack'inin özellikle başarılı olduğunu söylemek gerekiyor kesinlikle. Özellikle Dom'un iki dirhem bir çekirdek hazırlandığı bir sahne var.

Orada çalan The Jam'den "A Town Called Malice" parçasından daha iyisi seçilebilir miydi düşünemiyorum.

Firm'ler İngiliz futbolundaki holigan taraftar grupları. Holigan olayların aranan adamları. Filmdeki Bex, holiganların da holiganı West Ham'ın taraftar grubunun başındaki eleman ve bir gün yolları genç bir delikanlı olan Dominic ile kesişiyor. Bir bar kavgasında bilmeden Bex'e sataşan Dom ve arkadaşları ağızlarının payını alıyorlar ve bundan sonra Dom'un taraftar grubunun içine çekilme daha doğrusu içine girme çabaları başlıyor. Maçlara gidiyorlar, "mevzulara" bulaşıyorlar. West Ham'ın Bex'le yürütttüğü holiganlık çabalarının karşısında Millwall'un Yeti ile cevapları, Pompey'de girilen "çatışmalar." Bunlar bir holigan filminden beklenecek şeyleri özetliyor aslında.


Ama şunu söylemek lazım, bolca kan ve şiddet göreceğiz sananlar yanılır. Filmin özünde şiddet olgusu yer alıyor elbette ama yönetmen Nick Love daha çok kargaşa ortamını göstermeyi tercih ediyor. Tabi bunun bilinçli olarak yapıldığını düşünüyorum. Şiddeti göstermeden şiddeti anlatmaya çalışıyor. İyi oyunculukla bunu da kotarıyor açıkçası. Bex rolündeki Paul Anderson gayet pislik bir herif kılığında ve çok çok başarılı bir oyunculuk sergiliyor. Sataşmak istemem öyle bir adama. Tam bir şiddet bağımlısı bir kompozisyon, sopalarla, çekiçle saldırmalar. Gözü döndüğünü hissediyorsunuz gerçekten. Ayrıca sosyal hayatındaki maddi yeterliliğiyle de futboldaki şiddetin sosyal sınıflarla fazla bir ilgisi olmadığını vurgulamak ister gibi. Filmdeki anne ve babaya da bayıldım, çok eğlenceli tipler gerçekten. Dom yaşına göre hiç de fena değil. Tetik de işte tam da holigan denecek tipler.

Tabi bu arada Nick Love'ın dramatik bir film olmaması istediğini anlıyoruz. Çünkü en sarsıcı olaylar bile alaycı bir şekilde ele alınmış. İstese bir iki ağır tınılı müzik, daha ağır çekimlerle o sahneleri çok daha farklı yerlere çekebilirmiş.

Sonuç olarak film izlenmeye değer bir yapım. Özellikle Bex karakteri için takip edilmeli. Nick Love'ın Football Factory'den sonra tamamen futbolu konu aldığı ikinci filmi. Outlaw filmini de yöneten Nick Love bu filmde de Britanya kültürünü iyi sergiliyor. Tabiî ki Football Factory ve Green Street Hooligans gibi filmlerle karşılaştırılacaktır ama bu filmin bir dönem filmi olduğunu da unutmamak gerekiyor. Bu şekilde izlendiğinde pek de pişman olmayacağınızı iddia edebilirim. Harika değil, orijinal de değil ama kendine has güzellikler barındırıyor.

Bu arada The Firm bir yeniden çevrim. 1988 yılında TV için çekilen versiyonda ise Paul Anderson'ın canlandırığı Bex'i usta aktör Gary Oldman oynuyor. O da çok ilgi çekici bir ayrıntı tabiî. Edinebilirsem onu da ayrıca inceleyebilirim.

Son olarak; Yedincigemi'deki çevirmen arkadaşlarla bu filmi çevirdik ve redaksiyonu da bizzat ben üstlendim. Daha önce herhangi bir Türkçe alt yazısı yoktu. Filmi edinenler, buradan alt yazısını indirebilir ve filmi gönül rahatlığıyla seyredebilir. Ama bir holigan filminde küfür olmayacağı konusunda da garanti veremeyeceğimi de belirteyim.

2 yorum:

toto dedi ki...

Madem böyle güzel yetenekleriniz var bende bir film ısmarlaması yapayım. Brian Laudrup'un çektiği bir film var. Ona da bir alt yazı rica etsek. Gerçi ben filmi de bulabilmiş değilim ama belki sizde vardır.

Kaan Kavuşan dedi ki...

O filmi biliyorum ama Danca olduğunu hatırlıyorum. Yani isteğiniz biraz zor :)