"Futbol bir savaştır, daha olağan şeyleri yapan kaybeder."
- Rinus Michels
"Yeni fikirlerle gelen bir adam başarana kadar deli olarak görülür"
- Marcelo Bielsa

.

.

29 Nisan 2010 Perşembe

Huzur İçinde Yat Sedat Balkanlı

Bizim futbol basını ve blog cemaati Barça-Inter, Guardiola-Mourinho kavgasındayken çok önemli bir şeyi es geçti. Bugün 29 Nisan, yüreklerimizi parçalayan ALS hastalığına geçtiğimiz sene bugün yenik düşen Sedat Balkanlı'nın vefat ettiği gün.

Ne güzel adamdı Sedat Balkanlı. Bu futbol severlerin ona olan sevgisi "kör ölür, badem gözlü olur" lâfından ibaret değildi. Efendiğiyle gönlümüzde yer etmişti. Futbol severler Gaziosmanpaşa'dan gelen bu adamı ilk olarak Konyaspor'da izlemişti. Bursa'ya transferi sırasında arabayla kaçırılıp imza attırılmıştı Sedat'a. Trabzon ve Beşiktaş diğer taliplerdi. Ben ilk olarak Bursa yıllarında adını duymuştum, yalan yok. 1992-94 yılları arasında oynadığı başarılı futboluyla Galatasaray'a transfer olmuştu.

Daha da çok izlemeye başladık Sedat Balkanlı'yı o andan itibaren. Her Galatasaray-Fenerbahçe derbisinde kafayla çakardı topu bizim ağlara. TSYD'de Pingel'in sakatlandığı 4-3'lük ve ligdeki 1-1 biten derbilerde de birer gol attı. Kupada atmış mıydı şu an hatırlamıyorum, bir bilgi bulamadım. Altın Kafa lâkabını almıştı. Buna karşın oldukça sağlam da bir defans oyuncusuydu Sedat. Sadece iki kez milli oldu, tek kafa golünü de Norveç'e çaktı. 1993 yılındaydı maç, Sedat Bursa'da oynuyordu. Galatasaray'da gösterdiği başarılı performansa rağmen bir daha milli takıma seçilmedi. 1994-95 sezonunda 8 gole imza atmış meselâ. Bir defans oyuncusu için inanılmaz bir rakam. İkiz kuleler Hakan ve Saffet, bir de Sedat. Müthiş bir hava hakimiyeti Galatasaray için. (Bu arada aşağıdaki resimde Hikmet Karaman'da Saftig'in yardımcısıymış.)


Aynı sezonun sonunda Saftig'in gidişi ve Souness'in gelişiyle, değişiminin kurbanı oldu ve takım arkadaşları Cihat, Benhur ve Kuzmanoviç ile beraber Eskişehir'e kiralık olarak gönderildi Sedat. Orada geçen tek sezonun ardından, memleketlisi Ali Şen tarafından yine Benhur ile beraber Fenerbahçe'ye kazandırıldı. Fenerbahçe'de genelde yedekti ama forma şansı da buldu. Sezon sonunda futbolu bırakmak zorunda kaldı. Ciddi bir hastalığı vardı: ALS.

Bu sinir hastalığı yüzünden iki yıl ömür biçildi kendisine ama o 12 yıl sadece gözlerini oynatabilerek ve midesinden sondayla beslenerek yaşadı. Vefalı eşi ve çocuklarını, onu ziyarete giden eski futbolcuları izledik zaman zaman. Hoşumuza gitti. Fenerbahçe ve Galatasaray'ın da Sedat'a sahip çıkması önemliydi futbolumuz adına. Gaziosmanpaşa da adını yeni yaptırdığı tesislere vererek Sedat'a saygı duruşunu gerçekleştirdi. Az önce Fenerbahçe ve Galatasaray'ın sitelerine girip baktım, "Sedat Balkanlı'yı anıyoruz, Allah rahmet eylesin" demişler mi diye. Henüz bir şey yok. Es mi geçiliyor yoksa Sedat Balkanlı?


Ben es geçmeyeyim; Allah rahmet eylesin ve ailesine sabır versin.
Saygıyla anıyorum...

1 yorum:

gerisi önemli değil... dedi ki...

karaman'ın yardımcılığını hatırlıyorum ben. hatta saftig bitime bir kaç hafta kala kovulduktan sonra takımı lig sonuna kadar yönetmesi istenince reddetmişti ve müfit erkasap takımı maçlara çıkarmıştı. bu yüzden galatasaray yöneticilerin ona uzun süre kızgın olduğu söylenir durur.