"Futbol bir savaştır, daha olağan şeyleri yapan kaybeder."
- Rinus Michels
"Yeni fikirlerle gelen bir adam başarana kadar deli olarak görülür"
- Marcelo Bielsa

.

.

19 Nisan 2010 Pazartesi

İlk sarışın zenci: İbrahim Ba

Büyük yetenek olarak görülüyordu ama kaderi Çaykur Rize'ye kadar getirdi onu...
Abel Xavier ve Djibril Cisse'den yaklaşık 10 sene kadar önceydi kafasını sarıya boyatışı. Sağ kanattaki hızlı deparlarıyla Fransa Milli Takımı'nın da radarına girmişti Bordeaux'lu yıldız adayı. Oraya da bir dönemler babasının da forma giydiği Le Havre'dan gelmişti, İbrahim Ba. Avrupa'nın en çok potansiyel vaat eden genç yeteneklerinden biri olarak görülüyordu. Milli takımla oynadığı ilk maçında da lokomotif gibi tüm kanadı gidip gelmiş, sıkça da forvet bölgesine girerek golünü de atmıştı. Ama asıl unutulmaz golü, aynı sene içerisinde 35 metreden Brezilya'ya attığı serbest vuruş golüydü...





BAŞLANGIÇ İYİ, YA SONRA?
Bordeaux'taki bir sezonun ardından İtalyan devi Milan'a transfer oldu Ba. Bütün sezon ilk 11'in değişmezi olmasına rağmen, Milan felaket bir sezon geçiriyordu ve Ba bunun da etkisiyle, 1998 Dünya Kupası kadrosuna çağırılmadı. O anda her şey değişti Ba için. Şampiyon kadroda yer alamadığı gibi, bir daha hiç milli olamayıp 8 maçta 2 golle milli takım kariyerini kapadı.

Gözden düşmüştü nedense. Gittikçe daha kötü oynamaya ve sırtında İbou yazan 13 numaralı formasını daha az giymeye başladı. 1999'da Perugia'ya kiralandı. Artık bir yıldız olarak anılmıyordu. Ertesi sezon Marsilya'ya kiralandı yine olmadı, ülkesi de yaramadı. Geri döndü Milan'a ama fazla forma giyemedi. 2003'te Bolton'a bonservisiyle satıldı. Burada da sadece 9 maç forma giyebildi.


OLMUYOR, OLAMIYOR...
2004'te yeniden doğmak için ülkemize de uğradı Ba. Hem de küme düşmemeye oynayan Çaykur Rize'ye kadar gerilemişti isteyenleri. Burada dahi beklendiği gibi oynamadı. 2005'te Djurgarden'e gitti, orada bir şampiyonluk yaşadıysa da, pek beceremedi taraftarları etkilemeyi.

2007'nin temmuz ayındaysa şaşırtıcı bir şey oldu; Milan'la bir senelik sözleşme imzaladı Ba'yla. Tüm İtalya şaşkındı, Milan dalga konusuydu. Ama aslına bakarsanız, Ba'nın bu sözleşmesi, ileriye dönük bir planın tezahürüydü. 2008 yılında futbolu bırakıp, Milan'ın Güney Afrika'daki scoutlarından biri oldu, Ba. Hâlâ da bu görevi icra ediyor...



İKİ SEZONLUK YILDIZ
Bordeaux ve Milan'daki birer sezonluk performanslarını saymazsak, İbrahim Ba'nın kariyeri büyük bir hayal kırıklığı bütünüyle bakıldığında. Birçok takım bir zamanlar oynadığı futbola bakıp, "Ya bizde tutarsa?" diye sordu kendine ama bu sorunun cevabı hep olumsuz oldu. Yine de İbrahim Yattara'nın saçını sarıya boyatma sebebi olduğunu söylersek, Ba'nın bir şekilde 90'larda futbol izleme şansı sahip olanlarda bir iz bıraktığını anlayabiliriz herhâlde...
Doğum tarihi: 12 Kasım 1973
Ülke: Fransa (8 milli maç, 2 gol)
Pozisyon: Sağ açık, sağ kanat, sağ bek, forvet
Öne çıkan özellikler: Depar, atletizm
Boy: 1.81 cm
Oynadığı takımlar: Le Havre (91-96), Bordeaux (96-97), Milan (97-99)
Perugia (99-2000), Milan (2000-01), Marsilya (2001), Milan (2001-03)
Marsilya (2003-04), Rizespor (2004-05), Djurgarden (2005), Milan (2007-08),
Fransa Milli Takımı (97-98)
Goller: 296 maç, 17 gol

Kaan Kavuşan / Twitter
Gazeteci, futbol yazarı. Pek çok internet sitesinde ve sonrasında Akşam Hafta Sonu Ekleri'nde editörlük yaptı; 3 yıl boyunca futbol, sinema ve müzik üzerine yazılar yazdı. Bu dönemden başlayarak, FourFourTwo Dergisi ve Hayatım Futbol gibi dergilere, çeşitli internet sitelerine katkıda bulunmaya devam etmekte.

3 yorum:

Adsız dedi ki...

Il semble que vous soyez un expert dans ce domaine, vos remarques sont tres interessantes, merci.

- Daniel

Kaan Kavuşan dedi ki...

merci Daniel, merci.

Yakup Sabri İNANKUR dedi ki...

Elimde kanıt tabii, fakat kendini uyuşturduğunu düşünüyorum. Gerçi bu tür sert düşüşler yaşayan her oyuncu için aynı yorumu yapıyorum kendimce. Tarık Daşgün örneği de var. Bir de işin öbür tarafı var ki, kötü alışkanlığı olsa neden Milan görev versin?

Bordeaux'daki o 1 senesine "Rüzgar gibi geçti" desek tam olur.