"Futbol bir savaştır, daha olağan şeyleri yapan kaybeder."
- Rinus Michels
"Yeni fikirlerle gelen bir adam başarana kadar deli olarak görülür"
- Marcelo Bielsa

.

.

23 Nisan 2010 Cuma

Danimarkalı Sarı Boğa: Frank Pingel

Fenerbahçelilerin içindeki en büyük uktelerden biridir Pingel.
Bursaspor'dan transfer edilmişti Sarı Boğa. Geldiği gibi de televizyonda yaptığı şovla büyülemişti bizleri. Topu bir sağ omuzuna bir sol omuzuna atarak sektiriyordu!

Ama maalesef, daha ilk resmi maçında, TSYD Kupası'nda, Galatasaraylı Kuzmanovski'ye pres yaparken dizi dönmüş ve sezonu kapatmıştı. Böylece Fenerbahçelilerin içinde kalan en büyük uktelerden biri olmuştu Frank Pingel. Buna karşın, isminin Türk futbolseverlerin hafıza haznesine ilk girişi, 1991 yılında gerçekleşiyor aslında. O zamanlar Pingel, Brøndby formasını giyiyor ve Trabzonspor'un dikkatini çekiyor. Tabii, bunda en büyük etken 1979'ta devraldığı Danimarka Milli Takımını, hatta bugünkü hâliyle Danimarka futbolunu yaratan Alman Teknik Adam Sepp Piontek. 1990 yılında Türk Milli Takımı'nın başına geçişi ve takımlarımızı zamanın şartlarına göre, ekonomik ama iyi transferlere yönlendirmek istemesi sonucu Trabzonspor'un payına önce takım kaptanı Lars Olsen düşüyor. Fenerbahçe ise sol kanatta durdulamayan Brian Nielsen ile payına düşeni fazlasıyla alıyor. Trabzonspor daha sonra Lars Olsen'in kıymetini bilemiyor ama o zamanlar Danimarka rüzgarı sarmış bir kere Karadeniz'i, ikinci hedef de Pingel oluyor.


Pingel kariyerinin başına dönersek Sarı Boğa, AGF Aarhus'unda başlıyor futbola. 1988'e kadar burada futbol oynuyor. Buradaki yetenekleriyle kısa zamanda Danimarka Ümit Milli Takımı'na seçiliyor. Ondaki yeteneği gören Newcastle United bu gelecek vaat eden güçlü forveti kadrosuna kattığında yıl, 1988...


KADER DOSTU PIONTEK...
Pingel, bir sezon oynadığı İngiltere'de sadece 14 maça çıkıp sadece 1 gol atabilmiş. İngiltere'den sonraki durağı yine Danimarka Ligi olmuş ama bu sefer ligin en köklü takımı Brondby'e imza atmış. Danimarka Ligi'nde sadece 10 takım olduğu için 36 lig maçına çıkan Pingel, 17 gol atmayı becermiş burada. 1991 yılında ilk kez Danimarka Milli takımına çağırılmış.

İşte bu yıllar Trabzon'un ilk kez ona göz koyduğu yıllar. Trabzon istese de Pingel, Almanların ünlü takımı 1860 Münih ile anlaşıyor. İkinci yarılarda girdikleri de dahil 20 maçta 6 gol attıktan sonra ciddi bir sakatlık geçirip 6 ay futboldan uzak kalıyor. Kulüple mahkemelik oluyor ve 1992-93 sezonu için tekrar Brondby'e katılıyor. Amatör statüde, para almadan oynadığı Brondby'de 13 maçta 7 gol atıp, kendini toparlıyor. Bu arada FIFA bonservisini 578 bin mark olarak açıklıyor.


PINGEL-SÖRLOTH-ALİ NAİL...
Bundan sonrasını iyi biliyoruz. 1993 yılında Milli Takımı bırakıp, devrim yapmaya Bursaspor'un başına geçen Sepp Piontek, yönetimden ilk iş olarak ünlü oyuncu Lars Elstrup'u istiyor fakat oyuncu olumsuz yanıt veriyor. Bunun üzerine Piontek, ikinci seçenek olarak Pingel'i istiyor. Brondby fazla diretmeden veriyor Pingel'i ve Bursaspor Danimarkalı golcüsüne kavuşmuş oluyor. Yanına daha golcü ama daha yaşlı olan Norveçli ekürisi Sörloth da geliyor ama o, Pingel kadar başarılı olamıyor.

1993-94 sezonunda Frank Pingel, Sörloth, Sepp Piontek üçlüsü Bursaspor'u yeni bir rotaya sokmak istiyorlar. Piontek'in Ömer, Şaban, Sedat, Ali Nail, Fethi, Tunahan gibi isimlere şans vermesiyle Bursa iyi bir futbol oynasa da ligi ancak dokuzuncu sırada tamamlıyor. Pingel ise önüne gelen defans oyuncusunu ezen geçen güçlü fiziği, sağlam vuruşları ve kuvvetli deparlarıyla dikkat çekiyor. O sezon 1.85'lik Frank, Bursaspor forması ile 12 gol atıyor.


İLK RESMİ MAÇ VE KUZMANOVSKI...
İşte bu performansla Fenerbahçe'nin milyonları saçmasına yol açtı Pingel. Brian Nielsen ile beraber Fenerbahçe'de Danimarka modasını resmen başlattılar. "Bursa'da 12 gol attıysa, Fener'de 22 gol atar" düz mantığı sağlıksız olsa da, o zamanlar o kadar gol atacağına emindik biz. İlk hazırlık maçlarında kötü oynayıp eleştirilse de sonra 2'şer-2'şer atmaya başladı golleri. Fakat talihsizlik peşine düştü Pingel'in. 1994-95 sezonunun başı kariyerinin dönüm noktası oldu. 30 yaşındaydı, ilk resmi maçı Galatasaray'la oynanan TSYD Kupası maçıydı. Kuzmanovski'ye pres yaparken, attığı ters bir adım yüzünden dizi döndü Sarı Boğa'nın.

Bir daha da pek ilk 11 yüzü göremedi, Pingel. Sezonu kapadı denmişti ama sezonun son üç maçında oynayıp Petrol Ofisi'ne bir de gol attı. Yine de bilirsiniz, en sabırsız camiadır Fenerbahçe, sakat oyuncyla uğraşmak istemez. Böylece yılın transferi diye gelen Pingel, ahlar vahlar içinde gönderildi takımlar. Fenerbahçe yönetimi "libero lazım" diyordu çünkü Müjdat futbolu bırakıyordu. TSYD Kupası bugün oynanmıyorsa, Pingel'in bunda çok büyük payı vardır. Hatta Brian Nielsen'in gitmekte diretmesinin Pingel'e gösterilmeyen sabır ile ilgilisi olduğu teorisi de Fenerbahçeliler ve günün basını arasında çok yaygındır.


FRANSA DA YARAMADI
Fenerbahçe'den aynı sezonun sonunda ayrıldı Pingel. Hazırlık maçları ile beraber 20 maçta 10 gol atmıştı. Fenerbahçe ile beraber milli takım kariyerinin de sonuna gelmişti. 11 maçta 5 golle milli kariyerini tamamlamıştı Sarı Boğa. Brondby'e kiralandı sezon başında. Düzelirse geri alınacaktı ama gözden ırak olan gönülden de ırak oldu. Sezonun ortalarında Lille'e geçti. Lille'de de hedefine ulaşamadı. Birkaç maç oynadıktan sonra (bayağı da beğenmişlerdi Fransa'da), nükseden sakatlıklar yüzünden 1995 yılında futbolu bırakmak zorunda kaldı.

Herkes teknik direktör, menajer ya da yönetici olurken Pingel nedense masör olma yoluna gitti kariyerini noktalandırdıktan sonra. Brian Nielsen'in Sportif Direktörlük yaptığı, kendisinin de altyapısından yetiştiği AGF'de iş başladı. Fakat kariyeri burada da iyi gitmedi. Başka bir Danimarkalı milli oyuncu Tofting'le birlikte bir bar açmış en son. Bu arada bir düşünün, Tofting ile Pingel ortaklaşa bar açacak ve orada olay çıkacak! Ben düşünemiyorum... 


ALTERNATİF GEÇMİŞ VAR!
Facebook sayfasını da karıştırdım biraz, Türkiye'deki günlerini sevdiğine karar verdim. Fenerbahçe ve Bursaspor fan sayfalarına üye olmuş. Arkadaşları arasında Lars Olsen, Mads Rieper, Jes Högh ve Miklos Molnar gibi eski tüfekler de var.

Pingel, Fenerbahçe tarafının içinde kalmış uktedir hâlâ. Oynasaydı ne olurdu diye sıkça düşünülür. Alternatif bir geçmişte ve evrende, TSYD Kupası'nda oynanan maçta sakatlanmamış, Fenerbahçe formasını dört beş sezon giymiş ve üç sene üst üste 20 gol barajını geçmiştir. Kaygısızlar'da Memnun'un şifacı olduğu bölümde yapılan "Memnun Efendi Pingel'e bir dokunmuş, adam antrenmanlara başlamış" esprisini hiç yapılmamış sayarım o geçmişte...

Doğum tarihi: 9 Mayıs 1964
Ülke: Danimarka (11 milli maç, 5 gol)
Pozisyon: Pivot santrafor, çalışkan santrafor
Öne çıkan özellikler: Fizik kuvvet, depar, ortalama bitiricilik, hava hakimiyeti
Boy: 1.83 cm
Oynadığı takımlar: AGF Aarus (84-88), Newcastle (88-89), Brondby (89-91)
1860 Münih (91-92), Brondby (92-93), Buraspor (93-94), Fenerbahçe (94-95)
Lille (95), Danimarka Milli Takımı (1991-94)
Goller: 190 maç, 63 gol

Kaan Kavuşan / Twitter
Gazeteci, futbol yazarı. Pek çok internet sitesinde ve sonrasında Akşam Hafta Sonu Ekleri'nde editörlük yaptı; 3 yıl boyunca futbol, sinema ve müzik üzerine yazılar yazdı. Bu dönemden başlayarak, FourFourTwo Dergisi ve Hayatım Futbol gibi dergilere, çeşitli internet sitelerine katkıda bulunmaya devam etmekte.

1 yorum:

Adsız dedi ki...

EVET, PİNGEL BÜYÜK FENERBAHÇE TARAFTARININ İÇİNDE KALMIŞ BİR UKTEDİR,HATIRLAYAN BÜTÜN TARAFTARLAR İSMİ ANILDIKÇA HALA AHH ÇEKİYOR.AMA YUKARDA EKSİK YAZILAN BİRŞEY VAR ODA PİNGELİN DİZİ GS NİN MALUM STOPERİNİN KASITLI OLDUĞUNA İNANDIĞIMIZ HAREKETİNDEN DOLAYI DÖNMÜŞTÜR VE FUTBOL HAYATI BİTMİŞTİR