"Futbol bir savaştır, daha olağan şeyleri yapan kaybeder."
- Rinus Michels
"Yeni fikirlerle gelen bir adam başarana kadar deli olarak görülür"
- Marcelo Bielsa

.

.

13 Mayıs 2010 Perşembe

"Galete" Gintaras Stauçe

"Hayrettin'i yemeyelim, yerine Stauçe'yi yeriz."
Saftig dönemiydi. Bu uzun boylu, kaburgaları sayılabilecek kadar zayıf bir kaleci Spartak Moskova'dan takıma katılmıştı. Büyük ihtimalle Cihat'ın golüyle 1-0 kazanılan maçtan sonra beğenilmişti. Hayrettin'in icraatlarından bıkan Saftig de "Tez kaleci alına" diye direktif vermişti belli ki. Transferi öğrenen Hayro Paşa ise "Bana sormaları lâzımdı. Bana bir şey demediler. Hayırlı olsun, gazozuna bir maçta kötü oynadım diye beni yaktılar. Fenerbahçe maçı önemsiz bir maçtı. Basın kötü oyunumu abarttı" demişti her zamanki gibi başkalarını suçlayarak.

Bu adama "Galete" derdik biz kendi aramızda. Çöp gibi bacaklar, ince uzun bir surat, tas kafa saç traşı. Hatta bir kez bayılmıştı antrenmanda ve bu gazetelere "Yemek yemediği için güçsüz düştü" diye yansımıştı.

ELLER İYİ, AYAKLAR FELAKET
Neyse efendim, kalecidir hatalı goller de yer; Stauçe de yedi elbette ama bugünkü kalecilerin yediği golleri yese, asarlardı herhâlde adamı. Refleksleri kuvvetli bir kaleciydi, cepheden ve karşı karşıyalarda başarılıydı ama iki kusuru vardı. Bir, ayakları fazla iyi değildi; Fener maçında ayağının altından kaçırdığı top direkten dönmüştü. İkincisiyse uzaktan şutları sektirirdi ve dönen toplarda çaresiz kalırdı. İstenileni tam olarak veremedi Türkiye macerasında ama çok kötü bir kaleci değildi. Galatasaray yabancı hakkımı kaleye kullanıyorsam, daha iyi bir ouncu olmalı diye düşündü büyük ihtimalle. Belki de çıkan haberlerle kamuoyu baskısı hissettiler. O günlerde çıkan habere baktığımızda, "Ali Şen Stauçe'yi satın aldı" tarzı haberler bol bol düşmüş gazetelere. Parmağından sakatlığı da yalandı aynı basına göre.

Stauçe bir sezon Galatasaray kalesini koruduktan sonra Souness'in gelmesinin ardından Karşıyaka'ya kiralandı, iyi de maçlar çıkardı. Galatasaray kalesinde ise Friedel vardı artık. Ardından Sarıyer bonservisini aldı Stauçe'nin.  Stauçe burada da iyi maçlar çıkardı. Bu arada Friedel de eleştiriliyordu. Daha sonra Duisburg forması giydi ve takımın en iyi oyuncusu seçilecek kadar iyi bir performans gösterdi. Üç sezon daha orada oynayıp, Yunanistan'a uçtu. 2007 yılında ise altyapısından yetiştiği ve 6 sezon forma giydiği Spartak Moskova'da kaleci antrenörlüğü görevine başladı... Hâlâ bu görevi üstleniyor 61 kez Litvanya kalesini koruyan Stauçe. Litvanya demişken, milli takımı bıraktığını açıkladığında ondan daha iyi olan, tanıdık bir yüz geçti Litvanya'nın kalecisine: Zydrunas Karcemarskas.



HAYRETTİN UĞRUNA
Şimdi Galatasaraylılar biraz da olsa haksızlığa uğradığını, Karşıyakalılar ise kulübe gelen en iyi yabancılardan biri olduğunu düşünüyorlar. Spartak zaten kucak açmış. O dönemler "Hayrettin'i kazanmamız gerek" yöneticileri vardı Galatasaray'da. Oysaki Hayrettin, Saftig'e küfür etmişti ve bu davranışını daha sonra pek çok arkadaşına da tekrarladı. Bize Hayrettinler lazım demek ki, Stauçeler değil...
Doğum tarihi: 24 Aralık 1969
Ülke: Litvanya (61 milli maç)
Pozisyon: Kaleci
Öne çıkan özellikler: Hız, ortalama karşı karşıya başarısı, yan top zaafı, zayıf fizik
Boy: 1.87 cm
Oynadığı takımlar: Spartak Moskova (88-94), Galatasaray (94-95), Karşıyaka (95-96)
Sarıyer (96-97), Duisburg (97-2001), Akratitos (2001-02), Fostiras (2002-03)
Kallithea (2003-04), Jurmala (2004-06), Litvanya Milli Takımı (92-2004)
Maç sayısı: 360 maç

0 yorum: