"Futbol bir savaştır, daha olağan şeyleri yapan kaybeder."
- Rinus Michels
"Yeni fikirlerle gelen bir adam başarana kadar deli olarak görülür"
- Marcelo Bielsa

.

.

22 Mayıs 2010 Cumartesi

Inter 1963-67


Kaleciler:
Lorenzo Buffon, Guiliano Sarti, Ottavio Bugatti, Rosario Di Vicenzo, Ferdinandao Miniussi.

Defans:
Giacinto Facchetti, Tarcisio Burgnich, Armando Picchi, Aristide Guarneri, Saul Malatrasi, Spartacus Landini,
Bruno Bolcchi, Giorgio Della, Mario Facco.

Orta Saha:
Luis Suarez, Sandro Mazzola, Horst Szymaniak, Carlo Tagnin, Franco Cordova, Franco Zaglio, Angelo Domenghini, Gianfranco Bedin, Mauro Bicicli, Humberto Maschio, Enea Masiero, Sergio Gori, Beniamino Di Giacomo.

Forvet:
Mario Corso, Aurelio Milani, Jair, Beniamino Di Giacomo, Joacquin Piero, Renato Cappellini,
Gerry Hitchens, Lorenzo Bettini, Edigio Morbello, Francesco Canella, Nicola Ciccolo.



Teknik Direktör: Helenio Herrera







Büyük İnter Zamanı...
İtalyanların "La Grande Inter" dedikleri Büyük İnter 1963-67 yılları arasında İtalya'da ve Avrupa'da çok önemli işler becermişti. Başkan Angelo Moratti yönetimindeki İnter, İspanya'da kendine büyük kariyer yapmış; Atletico Madrid, Sevilla, Barcelona ve İspanya milli takımını çalıştırmış Helenio Herrera'yı takımın başına getirdiğinde yıl 1960'tı. Takım onun geldiği sene ligi üçüncü sırada bitirdi, şampiyon Juventus olmuştu. Bir ertesi sezon yani 1961-62 sezonunda ise ezeli rakipleri Milan'ın ardından ikinci oldular.

1962-63 sezonunda ise katenaçyoyu geliştirerek kurduğu sistemle Inter'in yıllar süren bekleyişini sona erdirecekti. Takım en son şampiyonluğunu elde ettiğinde sezon 1953-54'tü. Takım tam dokuz senedir bu anı bekliyordu. Sezon içinde Herrera ve başkan Moratti arasında problemler yaşanmıştı. Buna rağmen son iki senede şampiyonluk yaşayan Juventus ve Inter'in önünde şampiyonluğa ulaştılar. 5-3-2 dizilimindeki takım; sıkı ve mücadeleci defans ama hızlı ataklar şampiyonluğu getirmişti. İtalyan liginin genelindeki defansif anlayışta en çok gol atan üçüncü takım olmuşlardı. Helenio Herrera ise katenaçyonun mucidi olmasa bile artık "Katenaçyo'nun babası" ünvanıyla anılmaya başlayacaktı. Kaleci Lorenzo Buffon (Gianluigi Buffon'un akrabasıdır), Sandro Mazzola, kaptan Facchetti, Suarez ve Jair takımın önemli parçalarıydı.




1963-64 sezonunda ise takım aynı stille başarısını sürdürdü. Radikal bir kararla Buffon ile Fiorentina kalecisi Sarti takas edilmişti. Milani ve Symaniak ise yeni transferlerdi. Ligi Bologna ile puan puana bitirdiler ama play-off mücadelesinde 2-0 yenilince şampiyonluğu kaybettiler. Buna karşın Şampiyon Kulüpler Kupası'nda iyi gittiler. Ön elemede Everton'ı geçtikten sonra, Monaco, Partizan ve Borussia Dortmund'u da eleyerek finale kadar geldiler. Finalde Avrupa'nın başka bir devi Real Madrid'in rakibiydiler. İlk yarıyı Mazzola'nın golüyle 1-0 önde kapadıysalar da, ikinci yarıda Real eşitliği sağladı. Buna karşın Mazzola takımını tekrar öne geçirdi, Milani ise skoru belirledi: 3-1. Inter ilk kez Kupa 1'in sahibiydi. Mazzola da takımına kupayı getirmişti. Aynı sene Kıtalararası Kupa da Arjantin'in Independiente ekibini geçen Inter'in oldu.

Şampiyonlar şampiyonu İnter, 1964-65 sezonuna da iyi transferlerle başladı. Atalanta'dan sağ kanat oyuncusu Domenghini, defans oyuncusu Malatrasi, forvet Joacquin Piero nokta transferler olarak dikkat çektiler. Kaleci Sarti ise kaleyi devraldığından beri güven veriyordu. Sonuçta sezon sonunda Milan'ın önünde şampiyon olmuşlardı. Şampiyon Kulüpler Kupası'nda ise üst üste ikinci şampiyonluk gelmişti. Dinamo Bükreş, Rangers ve Liverpool'un ardından Eusubio'lu Benfica, Mazzola'nın golüyle aşılmıştı. 1-0 kupayı ikinci kez üst üste İnter'e getirmişti. Katenaçyo'nun ünü iyice yayılmıştı. Kıtalarası kupada rakip yine İndipendiente'ydi ve kazanan yine Inter'di.

1965-66 sezonunda İnter yine yenileceğe benzemiyordu. Bologna'nın 4 puan önünde tekrar şampiyon oldular. Şampiyon Kulüpler Kupası'nda ise yarı finale kadar çıktılar ve Real Madrid'e elendiler. 1966-67 sezonunda bir puan farkla Juventus'un gerisinde kalıp ikinci oldular. Şampiyon Kulüpler'de ise finale kadar kaldılar ama bu sefer de Jock Stein'in Jimmy Johnstone ve Willie Wallace'lı Celtic'ine 2-1 kaydettiler. Mazzola'nın golü yeterli olmamıştı. Büyük İnter'in çağı kapanmıştı. 1967-68 sezonunun sonunda Herrera da takımdan ayrılıp Roma'ya geçince ufak umut emareleri de söndü.

Bir sonraki şampiyonluk için 4 sene beklemeleri gerekti. Ama o dört sene sonraki şampiyonluğu alan kadro Büyük Inter'in sadece kırıntıları olabilirdi. Şampiyon Kulüpler Finali'nde de Total Futbol'u yayma cihadını üstlenen Ajax'a kaybettiler. O tarihten sonra Inter uzun aralar vererek şampiyonluklar elde etti etmesine ama, ne Serie A'da, ne de Avrupa'da Herrera'nın Inter'i kadar başarılı olamadı.

Taktik: Helenio Herrera'dan ve katenaçyo felsefesinden daha önce bahsetmiştik. Benim şahsen pek de olumlu bakmadığım bir anlayış olan katenaçyonun yine de bugünkü anti-futbol anlayışı olmadığını söylemek gerek. Belki çıkış noktası ama kendisi değil. 5-3-2 formasyonu dizilen Herrera'nın Inter'i, iki hızlı bek ile ani ataklara çıkabilen bir takımdı. Yani 5-3-2 gibi görünmesine rağmen sık sık da 4-4-2'ye dönen bir formasyona sahipti. Burgnich ve Facchetti'den birisi atağın geliştiği kanada göre mutlaka açılırdı. Ama ikisi de 5'linin içinde yer alırlar. Bir tane sarkık libero takımın göbeğinde yer alır. Bu ise Piccni idi. Taglia, Zaglio ve Bedin ise üç farklı sezonda bir önlibero gibi topu alıp orta sahaya taşıyıp servis yaparken, Guarneri ise beşlinin dirençli ve saldırgan yanını sergiliyordu. Ortasahanın göbekteki ikilisi Mazzola ve Luis Suarez'di. İkisi de komple oyuncular ve iyi yöneticilerdi. Bedin ile beraber ofanstayken sayıları üçe ulaşmış oluyordu. Orta sahanın son oyuncu ise Domenghini'ydi. Domenghini ve aslında bir sağ açık oyuncusuydu ve üçlünün sağında yer alıyordu ama üçlü oynayan bir takıma göre fazla açıkta yer buluyordu. Bunun nedeni ise Herrera'nın soldan bek Facchetti ile hücüma katkıda bulunmasına rağmen, Burgnich'i çakılı oynatmasıydı. Forvette ise Mario Corso ve Jair görev alıyorlardı. Ama sistemin defansifliği sayesinde Mazzola, Domenghini ve Suarez gibi isimler gole daha yakındılar. 1-0'larla biten maçlar Inter'in karakteristiğini yansıtıyordu zaten. Bunun yanı sıra müthiş bir motivatör olarak bilinen Herrera'nın başarı odaklı konuşmalarıyla takımı hırslandırdığını ve karakteristik kattığını söylemeye gerek bile yok.

Football Fans Know Better



Takımın En Önemli Oyuncusu:
Sandro Mazzola
Baba Valentino Mazzola, Superga faciasında hayatını kaybeden bir Torino'nun en iyi oyuncularındandı. Sandro Mazzola ise babasının gölgesinde başladığı kariyerinde Milano'nun yolunu tutmuştu. Herrera ile altın günlerini yaşadı. Özellikle Şampiyon Kulüpler Kupası'nda çok kritik gollere imza attı ve takımına şampiyonluklar getirdi. Bunun yanı sıra oyunu iyi okuması ve Suarez ile iyi bir ikili oluşturması ve yönetici özellikleri Inter için çok önemliydi.




Ve ayrıca bugünkü şampiyonlar Ligi finali öncesinde biraz daha nostalji için:

3 yorum:

Alp dedi ki...

Slm Kaan,

Süper blogmuş.
Yalnız Inter'in saha içi dağılımıyla ilgili bi itirazım var. Katenaçyo'da sağ bek 2. stoper gibi oynuyor. Yani Burgnich'in kenarda değil göbekte görünmesi lazım.
Jair ise sağ kanat oyuncusu gibi oynuyordu.

Kaan Kavuşan dedi ki...

Sağ ol Alp.

64 finalini 90 dk. izlemiştim. 2 bek zaten stoper özelliklerinde, onu doğru diyorsun. Göbeğe yakınlar. Hemen hemen hiç açılmıyorlar ama kanadı savunmak onların görevi. Özellikle Burgnich hiç açılmıyor diyebiliriz. Facchetti orta sahaya kadar geliyor ama çizgiye inmek falan yok tabi. Jair başlarda sağ açık oynamış ama ikinci sezonda Domenghini gelmiş, Jair ileri kaymış. Bu kadro o dört senenin best of'u gibi zaten. Yoksa Bedin, mesela sadece bir sezon sürekli oynamış, Tagnin ve Zaglio ile sürekli değişmiş yerini diğer sezonlarda.

el fenomeno dedi ki...

Sandro Mazzola sonraları İnter'de sportif direktörlük yaptı yanılmıyosam Ronaldo,Zanetti ve Recoba gibi oyuncuları getiren adamdı.