"Futbol bir savaştır, daha olağan şeyleri yapan kaybeder."
- Rinus Michels
"Yeni fikirlerle gelen bir adam başarana kadar deli olarak görülür"
- Marcelo Bielsa

.

.

11 Mayıs 2010 Salı

Johan Cruijff - Ali Şen Paslaşmaları #2

2 Haziran 1981'de Johan Cruijff, Avrupa Karması ile Fenerbahçe'nin yapacağı maç için İstanbul'a geliyor. Atatürk'ün yüzüncü doğum yılı kutlamaları için Türkiye'ye gelen Cruijff'un dışında Stojkovic, Pantelic, Dietz ve Currie gibi isimler de Avrupa Karması'nda yer almak için Türkiye'nin yolunu tutuyorlar. Daha önceki yazımızda belirttiğimiz üzere Cruijff'u Fener'e getirmek için zaten nabız yoklayan Ali Şen de oyuncuyu Türkiye'ye bir hazırlık maçı için olsa da getiriyor. O zamanlar İspanyol Levante'nin formasını giyen Cruijff "Dostluk güzel şey, Atatürk için yapılacak bir maçta oynadığım için şeref duyuyorum" diyor. Türkiye'de darbe sonrası koyulan yabancı yasağı kalkarsa burada top oynar mısınız sorusuna ise: "Ben profesyonel futbolcuyum. Türkiye'yi ve Türkleri çok iyi tanıyorum ve seviyorum. Mümkün olduğu takdirde ülkenizde futbol yaşantımı sürdürmek isterim" diyor. Bu lâfla Ali Şen sinyali alıyor almasına ama yasak var.

Ertesi gün oynanan maçı Rausch yönetimindeki Fenerbahçe 3-0 kazanıyor. Goller İsa (2) ve Erol'dan geliyor. Cruijff kısa süre önce ameliyat geçirdiği, kasığında 8 dikiş olduğu için 15 dakika oyunda kalıyor, bir-iki klas pas ve hareketten sonra yerini Bursasporlu Sedat III'e bırakıyor.

Maç sonrasında çok kötü bir yazıyla bir de mektup bırakıyor Milliyet spor ekibine. Özetle yazıda, söz verdiği için doktorların yasaklamasına rağmen buraya gelip, oynadığını söylüyor ve bir daha geleceğine söz veriyor. Ali Şen ve Togay Bayatlı için dostlarım ifadesini kullanan Cruijff, bir de Kaya Çilingiroğlu'na muayene oluyor, dikişlerini aldırıyor. Bu sırada birçok da röportaj veriyor. Öğütleri Türk futbolun tesisleşmeye çalışması, mantalitenin değiştirilmesinin gerektiği yönünde. Güzel de bir örnek veriyor: "Almanya'da antrenör futbolcusuna ısınması için dört tur at der ve kahvesini içmeye gider. Oyuncu robot gibi o turları atar. Ama İspanya ve Türkiye gibi bir ülkede aynı talimatı alan bir futbolcu bir tur atıp, antrenörünün yanına gelir. 1960'larda Hollanda bir hiçti, 74'te ise final oynadık. Türk dostlarıma Hollanda'yı örnek almalarını öneririm."

Yabancı yasağı yüzünden sekteye uğrayan
Johan Cruijff - Ali Şen paslaşmaları devam edecek...

0 yorum: