"Futbol bir savaştır, daha olağan şeyleri yapan kaybeder."
- Rinus Michels
"Yeni fikirlerle gelen bir adam başarana kadar deli olarak görülür"
- Marcelo Bielsa

.

.

10 Temmuz 2010 Cumartesi

1950 Dünya Kupası'nda İspanya

Hollanda'dan sıkça bahsediyoruz zaten. O yüzden bir de İspanya'ya bakalım final öncesinde.

1950 Dünya Kupası, İspanya'nın en iyi derecesi olan dördüncülüğü kazandığı kupa. Uzun süren II. Dünya Savaşı'ndan sonra yapılan ilk kupa olma özelliğini de taşıyor elbette.

İspanya'da General Franco başa geçeli 11 yıl olmuş ve İspanya'yı savaşa sokmayarak tartışmalı iktidarının belki de en olumlu hareketini yapmıştı. Bu dönem içinde savaşa girilmemesi sebebiyle bir çok ülkede sekteye uğrayan ve ağır darbe alan futbol, zor da olsa; yokluklar içinde de olsa ülke içinde sürdürülmüştü. İspanya milli takımı da bu şekilde güçlü bir hâle gelmişti. 40'lı yılların iyi oyuncuları; golcü Zarra, kaleci Eizaguirre, yetenekli forvet Gainza ve defansın bel kemiği Asensi ile başarılı bir kadro kurmuşlardı. İkinci grupta ABD, İngiltere ve Şili ile aynı gruba düşen İspanya, bu grupta fazla zorlanmamıştı; ABD 3-1, İngiltere 1-0, Şili ise 2-0 yenilmişti. İspanya üçte üç yaparak gruptan çıkmıştı. Bu arada İspanya forvetlerinden Katalan asıllı Basora da parlamaya başlamış ve golleriyle dikkat çekmişti. Yine aynı grupta efsanevi maç oynanmış ABD, daha Amerikan vatandaşı bile olmayan Haitili bulaşıkçı Joe Gaetjens'in golüyle 1-0 ile İngiltere'yi mağlup etmişti.

Dört grup birincisi final grubuna kaldılar. O günün statüsü gereği, final dört takımdan oluşan lig usulünde oynanıyordu. İspanya; Brezilya, İsveç ve Uruguay ile oluşturdukları grupta sadece bir puan alabildi. Şampiyon Uruguay'dan puan koparan tek ülke oldular. Maç 2-2'ydi ama diğer iki maçta da yenildikleri için sonuncu oldular. Basora 5 golle İspanya'nın en golcüsü olarak turnuvayı tamamladı. İşte o dördüncülükten sonra en iyi derecelerini 2010 turnuvasında yaptılar bile ve şimdi kupayı bekliyorlar...

0 yorum: