"Futbol bir savaştır, daha olağan şeyleri yapan kaybeder."
- Rinus Michels
"Yeni fikirlerle gelen bir adam başarana kadar deli olarak görülür"
- Marcelo Bielsa

.

.

14 Temmuz 2010 Çarşamba

Cruijff, Marwijk'e Karşı ya da Total Futbol, Total Çaresizliğe

İkisi de futbola bakışları bambaşka olan adamlar. Birisi güzel kaybeden olmayı yeğlerken, diğer kötü kazanan olmayı yeğliyor. Kupa süresince de birbirlerinin zıttı açıklamalar yaptılar.

Cruijff, ilk başlarda Hollanda'ya lâfı getirmemişti. Brezilya'yı eleştirmişti. "Bu Brezilya'yı izlemek için bilet milet almam ben meselâ. Dunga bu takımı geçmişin görkemli Dünya Kupası takımlarından, kullanışlı bir alete çevirmiş." Bunun üzerine Bert de, Dunga'yı anladığını ve Hollanda'nın da sistemini modern futbola göre evirmesi gerektiğini söylemişti.

Daha sonra Total Futbol meselesine de girmiş ve şöyle demişti; "Hollanda olarak biz de Brezilya ile aynı problemeri çekiyoruz. 30 yıl önce Total Futbol vardı. Ama sporlar ve dolayısıyla futbol da değişiyor. Artık herkes daha iyi organize oluyor ve daha fit. Yani eskiden olduğu gibi oynarsak, bir Dünya Kupası kazanmamız zor. Brezilya'yı anlıyorum, hâlâ futbol oynayabilirler. Bu bizim için de geçerli. Ama iyi futbol ve güzel futbol arasında bir fark var. İyi oynamak istiyoruz, ama her zaman güzel oynayamayız."

Cruijff'u bu fikir çıldırtmış olmalı ki, final öncesinde Hollandalı olduğunu ama İspanya'nın güzel oyunun savunucusu olduğunu söylemişti. Marwijk de yine saygılı bir şekilde itiraz etmişti;
"74 ve 78'deki takımlar bize yol gösteriyor ama futbol artık başka. Artık bu mirası terk etmemiz gerektiğini düşünüyorum."

Final maçından sonra Cruijff coştu haklı olarak: "Perşembe günü insanlar bana sordular; Hollanda da Inter gibi oynayabilir mi? Mourinho'nun Barça'yı durduğu şekilde, Hollanda da İspanya'yı durdurabilir mi? Hayır dedim, asla olmaz. Çünkü o tarzdan nefret ediyorum. Böyle söyledim çünkü ülkem asla buna tenezzül etmez diye düşündüm. Böyle söyledim çünkü geçmişteki kadar müthiş oyuncular olmasa da, takımın bir stili vardı."

"Yanılmışım. Elbette 11'ini de aynı kefeye koymuyorum ama Hollanda çirkin oynadı. Topu elde etmek istemediler ve çok çok pis oynadılar maalesef. Daha çok önceden dokuz kişi kalabilirdik. (De Jong ve Van Bommel'i kastediyor) Ekran başındaki benim bile canımı yakan iki çirkin hareket oldu. Bu çirkin oyun anlayışı; kaba, değersiz, fazla sert, izlemesi keyifsiz, az donanımlı ve az futbollu anlayış, ki kazanmanın bir yolu olarak görülmüş ama arkasında duramayacağım, Hollanda'yı İspanya'ya karşı öfkeyle doldurmaktan başka bir işe yaramadı. Kazansak bile, övgüyü onlar toplayacaktı. Zaten sonu da kaybetmek oldu. Anti-futbol oynuyorduk çünkü."

Futbol anlayışı bu kadar farklı olan iki adamın kapışmasında kimin tarafında olduğum belli. Bert Van Marwijk'e de az da olsa hak vermekle beraber, futbolun evrildiği nokta kendilerinin yolu değil, İspanya'nın yolu olmalıdır diyeyim ve bir benzetme yaparak kapatayım.

Daha önce "Mourinho büyük bir antrenör ama kötü bir örnek" diyen Johan Cruijff bir Jedi Üstadı'dır; doğru yoldan, doğru şekilde gidip, doğru sonuca ulaşmak ister. Van Marwijk ise ancak bir Fırtına Askeri olabilir. Yol ve şekil ayrımı gözetecek erdeme veya cesarete sahip olmadan, doğrudan sonuca gitmeye çalışan ve kendisinden binlerce daha olan biri... Usta Jedi pek bulunmaz Yıldız Savaşları aleminde, askerler ise her daim vardır ve unutulurlar, Jedi'ların aksine...

Kaan Kavuşan / Twitter
Gazeteci, futbol yazarı. Pek çok internet sitesinde ve sonrasında Akşam Hafta Sonu Ekleri'nde editörlük yaptı; 3 yıl boyunca futbol, sinema ve müzik üzerine yazılar yazdı. Bu dönemden başlayarak, FourFourTwo Dergisi ve Hayatım Futbol gibi dergilere, çeşitli internet sitelerine katkıda bulunmaya devam etmekte.

3 yorum:

Adsız dedi ki...

Bence Hollandayı çok eleştiriyorsunuz. Kadrolar, taktiklerden daha önemlidir futbolda. Van Bommel bir tarafa, Neeskens bir tarafa..De Jong denilen dövüşçü-güreşçi bozması bir yana, Van Hanegem bir yana. Sneijder ve Robben bir yana (Formda bir VDV de sayılabilir ) total futbolu oynatabileceği hiç kimse yoktu takımda. Cruijff'un biraz daha gerçekçi bakması lazım tabloya.İspanya, hayalindeki güzel futbolu sahaya yansıtabilecek bir kadroya sahipti fakat Hollanda değildi.

Igal M dedi ki...

Cruyff güzel oynadı da kazandı mı , bir de böyle denediler ne zararı var . ayrıca final maçı dışında o kadar da çirkin oynamadılar

Kaan Kavuşan dedi ki...

@Igal M
ben son yılların en kötü Hollandasını izledim. Kaybediyorlardı ama en azından stil sahibiydiler. Şimdi o da yok, ve hatta final maçı bence en iyi oynadıkları maç belki de. Diğer maçlarda daha da ruhsuzdular. Cruijff kazanamadığı gibi, marwijk de kazanamadı. Kazanabilirdi de, ama bir Avrupa Şampiyonu Yunanistan'ı mı iyi hatırlarız yıllar sonra, yoksa iyi 1974-78'de, 1994'te hatta 2008'te takır takır oynayıp elenen Hollanda'yı mı? Biri unutulacak ve sadece bir istatistiğe katkıda bulunacak, diğerleri sonsuza dek yaşayacak...

@Adsız
katılıyorum. Hollanda'nın en zayıf kadrolarından biri son yıllardaki. Ekonomik sebepler de var elbet. Yine de oynatırsın futbolunu Van Bommel kadar kaliteli bir adam tercih etmezsin yada ona farklı görev yüklersin (her ne kadar sert olursa olsun kaliteli) olmadı mı, başka birine şans verirsin istediğin özellikleri yansıtabilecek. Biraz takım çaptan düşer ama tarih daha az kaliteli oyuncuların başarıları ile dolu. İyi sistemden ödün verilmez bence.