"Futbol bir savaştır, daha olağan şeyleri yapan kaybeder."
- Rinus Michels
"Yeni fikirlerle gelen bir adam başarana kadar deli olarak görülür"
- Marcelo Bielsa

.

.

14 Eylül 2010 Salı

Bursaspor 1994-95

Intertoto Fatihleri
Kadro: Iveko Ganchev, Nevzat Dinçbudak, Abdullah Kılıç.

Defans: Ömer Kılıç, Şaban Yıldırım, Selim Özer, Adnan Örnek, İbrahim Köseoğlu, Mesut Ünal, Hayrettin Yıldız, Ersel Uzgür, Zeki Altuntaş, Turan Şen, Zafer Baştan.

Orta Saha: Tunahan Akdoğan, Tuncay Akgün, Ümit Şengül, Levent Devrim, Niyazi Kışla, Hakan Toraman, Mustafa Gönden, Murat Alkan, Yusouef Haraovi, Engin Şentürk, Volkan Velioğlu, Deniz Koglu.

Forvet:
Majeed Musisi, Elvir Baliç, Ercüment Şahin, Hasan Çelik, Hakan Keleş, Uğur Dağdelen.


Nejat Biyediç'in Bursaspor'u
Bursaspor 1994 yılında, kendine has bir takım kurmayı becermişti. Bir çok oyuncusunu büyük takımlara kaptırmışlar ve yeni yapılanmaya gitmişlerdi. Pingel ve Ali Nail Fenerbahçe'ye gitmiş, bekleneni veremeyen Norveçli Sorloth ise ülkesine dönmüştü. Hepsi şüphesiz çok önemli oyunculardı. Buna rağmen; dört büyüklerin sürekli peşinde olacağı, kanat bekleri Ömer ve Şaban takıma katılmıştı. Rennes'ten transfer edilen Majeed Musisi, Uganda'nın yurt dışında oynayan ilk oyuncusu olarak, Fransa'da başarılı olmuştu. Önce Rennes birinci lige çıkarken 32 maçta 12, bir sonraki sezon ise biraz düşen bir performansla 12 maçta 4 gol atmıştı. Ama müslüman bir ülkede oynamak için Türkiye'nin yolunu tutmuştu. Kocaeli'den gelen Tuncay Akgün ise Fenerbahçe'ye giden Ali Nail'in yerini doldurmak için gelmişti. Yousef ise Karabükspor'da parlamış ve kendini Bursaspor'da bulmuştu. O sezon başında takımın başında Nevzat Güzelırmak vardı fakat ilk dört maçtan sonra istifa etti.

Yerine yardımcısı Nejat Biyediç geldi. Biyediç'in Bursaspor'u iyi bir futbol ortaya koydu. Bosna'daki savaş nedeniyle Sarajevo'da zor günler yaşayan Elvir Baliç ise Bursa ile oynanan bir dostluk maçından sonra, devre arasında kadroya katılmıştı fakat Feti Galatasaray'a gitmişti. Sezon içinde dört büyüklere hiç yenilmeyerek, onlardan 10 puan topladı Bursa. Beşiktaş ve Galatasaray'ı bir kez yenip bir kez berabere kalırken, Fenerbahçe'den de iki beraberlik kopardı ve sonuçta ligi altıncı sırada bitirerek Intertoto Kupası'na katılma hakkı kazandı. Takım, Türkiye Kupası'nda da çeyrek finale kadar ilerledi. Herkesin takdir ettiği bir takım olmuşlardı.

Intertoto Macerası
Ertesi sezon takım daha da güçlendirilmek istendi. İsviçre'nin Zürih takımından getirilen gurbetçi Ercüment ise sağlam fiziği ve düzgün vuruşlarıyla takıma katkıda bulunacak ve Musisi'nin ekürisi olacaktı. Yusuef takımdan ayrıldıysa da pek bir kaybı yoktu Bursa'nın ve de defansın önemli bir elemanı olup milli takıma kadar yükselecek olan Selim takıma katılanlardandı. Kayserispor'un başarılı oyun kurucusu Levent de orta sahayı güçlendirmek adına gelenlerdendi.

Intertoto Kupası grup maçlarında Wimbledon, Charleroi, Beitar Jurasalem ve Kosice ile eşleşen Bursaspor. Daha ilk maçta İngilizlerin o zamanki güçlü takımı Wimbledon'u 4-0 yendiler. Yeni transfer Ercüment iki golle yıldızlaştı. İkinci maçta Beitar karşısında da golünü bulan Ercüment'e bu sefer Musisi de eşlik etmiş maç 2-0 bitmişti. Üçüncü maçta Charleroi de 2-0'la geçildi. Musisi ve Şaban yıldızlardı. Kosice ile 1-1 berabere kalan takımda her şey yolundaydı.

İkinci turda Yunanistan'ın OFI takımını da eleyen Bursa, son maçta Karlsruhe ile karşı karşıya geldi. Karlsruhe o zamanlar çok ilgiyle takip ettiğim bir takımdı. Thomas Hassler'e olan hayranlığım yüzünden ayrı bir yeri vardı bende. Maçta önemli oyuncuları olmayacaktı Karlsruhe'nin. Kiriakov, Reich ve Jens Nowotny kart cezalısıydı. Yine de Slaven Bilic ve daha sonra Galatasaray'a gelecek olan Knup takımdaydı. Buna rağmen Bursa'nın şansı vardı.

90 dakika müthiş heyecanlı bir maç oldu ve 2-2 sonuçlandı. Uzatmalarda Ercüment'le öne geçti Bursa. Ama bitime az bir süre kala Karlsruhe eşitliği yakaladı. Penaltılar heyecanlıydı. Bursaspor'dan Ümit altıncı penaltıyı kaçırınca Tarnat golünü yazdı ve Bursa elendi. Buna rağmen takım gösterdiği performansla hem Türkiye'yi onurlandırdı hem de en iyi derecelerinden birini yaptı. Bir sonraki sezon ise iyi gitmedi ve ancak 9'uncu olabildi...


Taktik:
Nejat Biyediç'in gelişiyle atak futbol oynamaya çalışan takım ofansif bir görüntü çiziyordu. Kalede Ganchev'in yeri garantiydi. 4-4-2 dizilimiyle sahaya çıkan Bursaspor'da sağ ve sol bekler Ömer (daha sonra stoper de oynadı çok kez) ve Şaban zaten tüm takımların transfer listesindeydi. Bu oyuncuların kanat bekleri olması Bursa'nın ofansif meziyetlerini arttırmıştı. Turan ve Adnan defansın sağlam isimleriydi. İkinci sezon başında Turan yerini Selim'e bıraktı. Bu üç oyuncu da fiziki olarak iyi buna karşın basit pasları da yapabilecek kabiliyetteydi. Orta sahada ise Tunahan, Ümit, Ersel ve Tuncay Akgün ofansif yönü kuvvetli statik olmayan oyunculardı. İkinci sezon gelen oyun kurucu Levent de bu özelliklere sahipti. Zaman zaman Ersel ve Şaban yer değiştirirdi. Forvette ise Mususi ve önce Hasan Çelik oynuyordu. İlk sezonun devre arasında gönderilen Hasan'ın yerine Baliç gelince daha da iyi duruma gelen forvet, ikinci sezon alınan Ercüment'le patlama noktasına geldi. Baliç'i ortasahaya veya kanatlara çeken Nejat Biyediç hücum olarak kuvvetli bu takımı yarattı ve sonuçta Intertoto başarısı geldi.



Takımın Yıldızı: Elvir Baliç
Geldiği andan itibaren takımı için çok yararlı olan Baliç; sürati, seri çalımları, dikine oynayan mentalitesi ve gole yakın özellikleriyle Bursaspor'a sınıf atlatan oyunculardan bir tanesi oldu. Savaş nedeniyle kendine yakın bulduğu bir ülkede oynamayı kabul eden Baliç daha sonra yaptığı Fenerbahçe ve ardından da Real Madrid transferleriyle ne kadar iyi bir oyuncu olduğunu zaten kanıtladı. Rayo Valecano forması da giyen Baliç, daha sonra İstanbulspor, Galatasaray, Konyaspor ve Ankaragücü formaları da giymişti.

Başarılar:
  • Intertoto Kupası Yarı Finali (1995)
  • Türkiye 1. Futbol Ligi 6'ıncılığı (1994-95)
  • Türkiye Kupası Çeyrek Finali (1994-95)

Kaan Kavuşan / Twitter
Gazeteci, futbol yazarı. Pek çok internet sitesinde ve sonrasında Akşam Hafta Sonu Ekleri'nde editörlük yaptı; 3 yıl boyunca futbol, sinema ve müzik üzerine yazılar yazdı. Bu dönemden başlayarak, FourFourTwo Dergisi ve Hayatım Futbol gibi dergilere, çeşitli internet sitelerine katkıda bulunmaya devam etmekte.

1 yorum:

ilk 45 dakika dedi ki...

ahh ahh çocukluk idolümdün be Balic.. 11 numaralı formanı hiç çıkarmazdım üstümden..