"Futbol bir savaştır, daha olağan şeyleri yapan kaybeder."
- Rinus Michels
"Yeni fikirlerle gelen bir adam başarana kadar deli olarak görülür"
- Marcelo Bielsa

.

.

30 Eylül 2010 Perşembe

Rakiplerin üstüne inen çekiç: Jörg Albertz

Bu yazı, 5 Şubat 2015 tarihinde YarıSaha.com'da yayımlanmıştır.
Arkadaşları genç yaşlarından beri ona Albertz yerine kısacası 'Ali' diyordu ama Hamburg taraftarı ona 'Çekiç' lakabını daha uygun gördü. Rangers taraftarı da çabucak kabullendi bu lâkabı. Ona 'Çekiç' denmesini sağlayan şey; kale ne kadar uzakta olursa olsun, bir çekiçmişçesine, topa çakan kuvvetli sol ayağıydı. 1,87'lik uzun boyuyla, portakal rengine çalan koyu sarı saçlarıyla, kamera yakından çektiğinde belli olan sarı kirpikleri ve kaşlarıyla hemen göze batardı saha içinde Alberz. Yavaş değildi ama çok da hızlı sayılmazdı. Gösterişli bir oyuncu olmamasına rağmen, anahtar paslarda hep onun zanaatkâr zekâsı vardı. Gittiği hiçbir yerde bir pop star gibi karşılanmadı Albertz. Buna karşın, iş taraftarın saygısını kazanmaya geldiğinde, pop starların da hiç gerisinde kalmadı. Hep onların en sevdiği oyunculardan biri olmayı başardı.


SOL KANATTA AMA MERKEZ OYUNCUSU
Mönchengladbach altyapısında başladığı kariyerinde ilk profesyonel takımı Fortuna Düsseldorf'tu Albertz'in. 3 senenin ardından Fortuna küme düşmesine rağmen, Çekiç başarılı performansıyla Hamburg'a transfer oldu. Uzun mesafalerden attığı gollerle adeta bir kahramana dönüştü. Bu performansı ona Rangers'ın kapılarını açtığında, Hamburg'un kaptanıydı. Zaman zaman orta dörtlünün en solunda oynamasına rağmen tipik bir açık oyuncusu olmadı hiç. Daha çok bir sol iç özellikleri gösteriyor ve merkeze yakın oynuyordu. 2 kez de Alman Milli de olmuştu. Bu koşullarda 4 milyon sterlin (yaklaşık 9 milyon euro) mâkûl bir ücret gibi görünmüştü Rangers yöneticilerine.

Almanya'daysa Bundesliga'dan milli bir oyuncunun nasıl olur da İskoç Ligi gibi ufak bir lige gittiği konuşuluyordu. O günlerde paragözlükle suçlanan Albertz, Walter Smith ile buluştukları ilk günü şöyle anlatıyor: "İlk gün konuştuktan sonra Walter (Smith), akşam üzeri Ibrox'taki Bon Jovi konserinde toplanmamızı istedi. Antrenmandan sonra takımdakilerle bir paba gittik ve birkaç bira yuvarladık. Her beraber konsere gittik. Ibrox stadının ortasında hoplayıp zıplıyor, dans ediyorduk takım halinde, Walter da dahil... Kendi kendime 'profesyonel bir takıma' geldiğimi sanıyordum' diyordum. Hamburg'un kaptanıyken, UEFA'da oynayacakken buraya geldim. Ama en sonunda Brian Laudrup ve Gascoigne gibi oyuncularla bir arada, Şampiyonlar Ligi'nde oynama şansı beni cezbetti."


SESSİZ VE DERİNDEN...
1996-97 sezonuna geldiğinde, Rangers'ta gözler daha çok Brian Laudrup, Paul Gascoigne ve Ally McCoist gibi yıldızların üstündeydi. "Ben hem çabuk adapte olan hem de hiç memleket özlemi duymayan biriyim" diyen Albertz, David Robertson'un yokluğunda sol bek olarak başladı sezona. Önce sol kanadın önüne, sonra da tam merkeze geçti sezon içinde. Bolca atağa çıkan iki yönlü bir merkez oyuncusuna dönüştü. Rangers'tan takım arkadaşı Derek McInnes onun stilini anlatırken şöyle diyor; "Herkes onun duran toplarda ne kadar iyi olduğunu ve 35 metrelik sert şutlarını bilir. Ama pas tercihleri ve vizyonu da her zaman çok özeldi."

Geldiği gibi sırtına geçirdiği mavi formasını öyle ıslatmaya başladı ki Albertz, o sezon tam 47 maça çıktı, 13 de gol attı. Çoğu beklendiği üzere ceza sahasının bir hayli dışından gelen şutlardı. Onun bu şutlarının en büyük özelliği hiç falso almadan, ipe dizilmiş gibi yıldırım hızıyla, mesafe tanımaksızın kaleye gitmesiydi. Özellikle Celtic'e attığı unutulmaz frikik golü taraftarların aklını başından almıştı. O sezon, Rangers üst üste 9'uncu şampiyonluğuna ulaştı. Albertz ise bu kararlı performansın ardından Alman Milli Takımı'nın kapılarına dayandı füzeleriyle. Defalarca kadroya çağırıldıysa da sadece 1 kez daha milli olabildi ve 3 maçla milli kariyerini tamamladı.


RANGERS DEĞİŞİYOR
1997-98 sezonunda Celtic şampiyonluğu kaptı ve Rangers menajeri Walter Smith görevi bıraktı. Yeni sezon başlarken göreve Advocaat geldi, Brian Laudrup, Ally McCoist ve Paul Gascoigne takımdan ayrıldı... Kaleye Klos, orta sahaya ise Kanchelskis gelmişti ama kulüp büyük bir değişim içindeydi. Albert şöyle anlatıyor bu değişimi:

"Walter Smith saygı duyulan bir menajerdi ama aynı zamanda dostumuz gibiydi. Benim için bir baba gibiydi. Bazen o organize ederdi bu işleri, takım akşamları toplanırdı. Hatta bazen sabahın beşinde, altısında eve girerdik. Advocaat zamanındaysa kulübün çehresi değişti. Artık profesyonel olmuştuk ama Rangers eskisi gibi bir aile değildi. Oysa biz, Walter için 'Bu adam bize her şey için izin veriyor, onun için her şeyi yaparız' derdik. Advocaat içinse demedik."

Değişim sürüyordu anlayacağınız ama yine de Albertz, Advocaat'la yaşadığı sorunlara rağmen ilk 11'de oynamaya devam ediyordu. İki sezon daha kaldı Rangers'ta. Bazen aynı Hamburg'taki gibi dörtlünün solunda ama iç göreviyle, bazen de tam göbekte oynadı. Takım arkadaşı Reyna biyografisinde, 2000 yılında duble yapan takımı anlatırken çizdiği tabloda Albertz'i sol kanada, Van Bronckhorst'u forvet arasına koymuş ama şöyle bir not düşmüş; "Taktiğimizde Albertz ve Van Bronckhorst sürekli birbirleriyle yer değiştiriyorlar ve geriden gelen Numan'la üçlü hücumlar hazırlıyorlardı." Numan taç çizgisine yakındı, dolayısıyla Albertz kanatta görünmesine rağmen bir iç oyuncusu olarak orta yakın oynadı o sene Rangers'ta, Hamburg'ta olduğu gibi. 


ADVOCAAT YÜZÜNDEN!
İki şampiyonluk daha elde etti Hollandalı teknik adamın yönetiminde Albertz. Fakat gittikçe değişen atmosfer çekilmez hâle gelmişti onun için. Walter Smith döneminin tam tersi yaşanıyordu. Üstelik Advocaat, iyi çalışmadığı gerekçesiyle onu yedek bırakmaya da başlamıştı. Albertz defasif özellikleriyle öne çıkan bir oyuncu değildi ama tembel de değildi esasında. Ayrılış sebebini anlatırken, "Yel değirmenlerine karşı savaştığımı hissediyordum" diyor Albertz, "Advocaat içten içe beni istemiyordu. Antrenmanlarda gayet iyiydim ama insani olarak aramızda bariyerler vardı. Bize çocuk gibi davranıyordu ve kimse bundan hoşlanmıyordu. Örneğin, takım halinde yemek yerken, biri önce yemeğine başlarsa kızıyordu. Önce 'onun afiyet olsun' demesi gerekiyormuş çünkü ve ancak o izin verdikten sonra masadan kalkabiliyorduk."

Bu gelişmeler sonucunda 5 sezon formasını giyip 82 gol attığı, çoktan efsane statüsünü elde ettiği Rangers'tan ayrıldı Albertz. En çok da neredeyse gol konusunda hiç boş gelmediği Celtic'in belâlısı olarak akıllarda kaldı. 30 yaşındaydı ve sıradaki durak, eski kulübü Hamburg'tu.


HAMBURG'TA MAZİYİ ARAMAK...
İlk sezon düzenli oynadıysa da ikinci sezon, takımın başına geçen Kurt Jara onu isteksiz bularak takımda düşünmediğini iletmişti. Çin'den gelen teklif üzerine uçağa atladı o zamanki kız arkadaşıyla. O günü hatırlarken şöyle diyor Albertz; "Hem benim hem de o zamanki kız arkadaşım için büyük şoktu. Otel odasına girdiğimiz gibi eve dönmek istiyorduk. Biraz beklemek gerekiyordu. Takımın teknik direktörü Köln Akademisi mezunu olduğu için çat pat Almanca biliyordu. Onunla konuşunca rahatladım ve kararımı değiştirdim, Hamburg'ta kulübede oturuyordum ve oynamak istiyordum. İyi ki bu kararı vermişim. Benim için müthiş bir tecrübe oldu Çin."

Albertz Çin'de geçirdiği tek sezonda, Şanghay Şenhua ile şampiyon da oldu. Ayrıca 'Çin'de Yılın Futbolcusu' da seçildi. Yine de aklı hâlâ Avrupa'daydı. Dayanamadı ve Greuther Fürth'e imza attı ertesi sezon. Sakatlıklar peşini bırakmıyordu artık 33 yaşındaydı. Futbolu ertesi sezon, ilk göz ağrısı Fortuna Düsseldorf'ta bıraktı...



BİR RİCA ÜZERİNE...
11 Mart 2008'de 37 yaşındaydı. Eski takım arkadaşı John Brown şimdi 2. Lig takımı Clyde'ı çalıştırıyor ve "Sana ihtiyacım var Ali" diyordu. Takımın kaleci antrenörü de bir başka eski Rangers'lı Andy Goram'dı. Albertz teklifi kabul ederken, "Ligin bitmesine 8 maç kalmıştı ve ısrarla yardımcı olabileceğimi söylediler. Ben de kabul ettim" diyor. Böylece iki senelik aradan sonra döndü futbola Albertz. İlk maçında da frikikten sert bir şutla golünü de buldu. Sezon sonuna kadar 7 maça çıktı, 2 gol attı. Görev tamamlanmış, Clyde kümede kalmıştı. Artık emekliliğin ve ayrı kalmak istemediği çocuklarının tadını çıkarabilirdi.

Albertz şimdilerde sık sık İskoç gazetelerine Rangers hakkında demeçler vermekten başka bir şey daha yapıyor ve doğduğu kent Mönchengladbach'ta, BMG'nin altyapısındaki yıllardan beri arkadaş olduğu Hans-Georg Dressen ile birlikte bir futbol okulu işletiyor. Şimdi attığı mermi gibi şutların sırrını öğrenme sırası Alman futbolunun yeni umutlarında…
Doğum tarihi: 29 Ocak 1971
Ülke: Almanya (3 milli maç, 0 gol)
Pozisyon: Sol iç, sol açık, merkez orta saha
Öne çıkan özellikler: Sert şut, uzun pas, oyun zekâsı
Boy: 1.87 cm
Oynadığı takımlar: Fortuna Düsseldorf (90-93), Hamburg (93-96)
Rangers (96-2001), Hamburg (01-03), Şanghay Şenhua (03-04)
Greuther Fürth (04-05), Fortuna Düsseldorf (05-07), Clyde (2008)
Alman Milli Takımı (96-98)
Goller: 459 maç, 115 gol
(İstatistiklere kupa maçları dahil değildir)

Kaan Kavuşan / Twitter
Gazeteci, futbol yazarı. Pek çok internet sitesinde ve sonrasında Akşam Hafta Sonu Ekleri'nde editörlük yaptı; 3 yıl boyunca futbol, sinema ve müzik üzerine yazılar yazdı. Bu dönemden başlayarak, FourFourTwo Dergisi ve Hayatım Futbol gibi dergilere, çeşitli internet sitelerine katkıda bulunmaya devam etmekte.

0 yorum: