"Futbol bir savaştır, daha olağan şeyleri yapan kaybeder."
- Rinus Michels
"Yeni fikirlerle gelen bir adam başarana kadar deli olarak görülür"
- Marcelo Bielsa

.

.

6 Eylül 2011 Salı

Johan Cruijff | I. Bölüm: "Mou'nun hareketi kibir ve acizilikten"

El Periodico de Catalunya gazetesinin 5 Eylül 2011 tarihli röportajının çevirisidir. 
Durum nasıl?
Pep her şeyi çok iyi yapıyor, her şeyi.

Neden?
Sportif açıdan bakacak olursak, her şey mükemmel. Bu yıllarca süren bir felsefenin sonucu. Fakat şimdi gördüğüm kadarıyla kulübün tek takıntısı sadece kupalar kazanmak değil, çok da para kazanmak. Bana sorarsanız tam tersi olmalı. Geçen yıldan beri para kazanmaya çalışmak çok fazla ön plana çıktı. Bence her zaman futbola öncelik vermeliyiz. Bu yüzden, futbol para için yapılmaz, para futbol için olmalı.

Ne demek istiyorsunuz?
Guardiola'yı Guardiola yapan kulüpte yaşananlardan, futbol takımının etkilenmemesini sağlaması. Yönetimin farkı görüşleri var. Bu Süper Kupa'ya hazırlanmak için ABD turu yapılmasında da görülebilir. Para kazanılmasının önemli olduğunu hepimiz biliyoruz fakat aynı zamanda kupaya hak ettiği değeri vermek ve gereken antrenmanı da yapmak gerek.

Madrid de tura çıktı, fakat kupayı kazanmak için daha iyi hazırlanmışlardı sanki?
İnsanlar belki farkında değiller ama tura çıkmak tehlikeliydi. Guardiola bunu biliyordu. Şans eseri bir şey olmadı ama sezon başında Süper Kupayı kaybetmek büyük hayal kırıklığı olurdu. Kaybetme şansı çok yüksekti çünkü iki takımın farklı şekillerde hazırlanmaları bunu gösteriyordu. Guardiola cesurca davrandı, iyi kararlar verdi ve büyük riskler aldı. Karşılaştığınız takım Real Madrid'se bu kolay değildir. "Ne olursa olsun, nasılsa bu maça çıkacağız" dedi ve bu, işe yaradı. Ama bu zorlukların hepsi para hırsındandı. Para kazanmak elbette gerekli, orası açık fakat antrenman da yapmalısınız. Daha en başından, bu denge yanlış kurulmuştu.

Peki Mourinho İspanya'ya geldiğinden beri El Clasico'ları saran savaşvari atmosfere ne diyeceksiniz?
Ben hayatımda böyle şey görmedim. Durum çok nahoş. Mourinho... çok önceden gazeteye yazmıştım zaten. Her ay tekrar etmenin anlamı yok. Bana göre sorun çok büyük. Real Madrid'in dünyaya karşı büyük sorumluluğu var ve böyle şeylere izin verilmemeli.

Niye böyle söylediniz? 
Dünyada milyonlarca çocuğa kötü örnek oldu ve Madrid bu konuda bir şey yapmıyor. Valdano ayrıldığından beri, işler daha da kötüleşti. Valdano hakkında her şeyi söyleyebilirsiniz, fakat bir beyefendiydi. Mourinho iyi bir insan olabilir, iyi de bir hoca da ama dünyaya bambaşka bir şey sergiliyor. Kulübün buna bir son verme yükümlülüğü var.

Bunu yapacak gibi görünmüyorlar...
Madrid'in bu zamanda, bu Barça ile oynuyor olması tek şanssızlığı. Başka bir zamanda ya da başka bir ülkede oynuyor olsalardı, onlar için harika olurdu ve daha çok kupa kazanırlardı. Çok iyi bir takıma sahipler fakat şu ana kadar Barça'yı durdurabilecek bir yol bulamadılar ve işin taktiksel boyutuna gelirsek, biraz şaşırıyorum da. Çünkü bir rakibi yenmenin her zaman yolları vardır. Daha kötüsü ise, her zaman aynı hataya düşmektir. Ama bunu çözemiyorlarsa, bize göre hava hoş.

Sormanın bir yararı yok herhâlde... 
Evet, evet. Çözümü anlatmayacağım. (Gülüyor) Madrid'in bazı bahaneler bulabileceğini, haklılık zemini olmayan şeyleri iddia edebileceklerini biliyorum, ama dünya bunu böyle görmüyor. Kazanmanın veya kaybetmenin ötesinde, Barça'nın dünyanın gözünde temiz bir imajı var ve Real Madrid eskisi gibi görülmüyor. Ayrıca, Mourinho'ya gelince... Eğer her gün başka bir sorun çıkaran bir antrenörseniz, sizi nasıl çekecekler? Yani bazı oyuncuların davranışlarını kastediyorum.

Casillas ve Xabi Alonso'dan bahsediyorsunuz...
General olarak söyledim. Böyle bir reaksiyonla karşılaşınca, "o bir şey yapmamıştır" diye düşünüyorlar. Bence maç bittikten sonra da aynı şeyleri düşünüyorlardır. Ama iki arada bir deredeler. Ne diyeceksiniz ki? Hocanıza karşı mı çıkacaksınız? Öyle bir şey olamaz. Mourinho'nun hareketleri sadece kendi ününe değil, oyuncularının sportmenlik imajlarına da olumsuz etki ediyor.

Gazetedeki bir köşe yazınızda Mou'nun vücudunun arkasında Florentino'nun (Perez) ruhunun olduğunu yazmıştınız. 
Evet, gerçekten de öyle. Başkan olmak sadece kupa kaldırmak değildir. Zor kararlar vermek de gerekir. Herkese göre değildir, her zaman hoş olmayabilir. Madrid uzun yıllar boyunca çok harikaydı. Tarzı ile, duruşu ile... hem dünyada hem İspanya'da. Şimdi her geçen gün, prestij kaybediyorlar. Sorun Barcelona'ya karşı takıntılı olmasında ve sınırı aştı. Bunu herkes çok iyi anlamalı, çünkü yıllardır bu süreç tersine işliyor. Ama bu asla son bulmayacak.

Hiç meslektaşının gözüne parmak sokan bir antrenör gördünüz mü? 
Hayatımda rastlamadım. Bu beni çok etkiledi. Hep bir adım ileri gideceğini biliyordum ama bu asla aklıma gelmemişti. Bunların hepsi dediğim gibi Barcelona'yı yenmek için daha fazla ne yapması gerektiğini bilmemesinden kaynaklanıyor. Bu kibir ve acizlikten kaynaklanan bir hareket kesinlikle. Birçok kişi mağlubiyet yerine, bu hareketin konuşulmasını istediği için bunu yaptığını düşünüyor, fakat bence durum öyle değil.

Peki. Üç yıl önce, yönetimin büyük bir kısmı Mourinho'yu istemiş çünkü Guardiola'yı bir stajyer olarak görüyorlarmış.
Evet, Rosell'in favorisiydi, daha kötüsü bu zaten. Böyle bir karar birçok şeyi değiştirirdi ve söylememe de gerek yok ki, bana sorulduğunda kulüp için en iyi seçeneğin Guardiola olduğunu söyledim. Çünkü aynı Rijkaard gibi, o da kulübe asla zarar vermeyecek bir insan. Kazanabilir ya da kaybedebilirsiniz, fakat Barcelona'nın sizi asla utandırmayacağından emin olmalısınız. Galibiyete takıntılı hâle geldiğiniz zaman, objektifliğinizi kaybedersiniz ve değerler önemlidir. Şu an Madrid'in başına bunlar geliyor. Her şey kazanmak demek değil, her zaman değerlerinizi korumak için hazır olmanız gerekir.

Bu arada Barça da kadrosunu Cesc ve Alexis ile güçlendirdi. 
Rekabet arttı. Bu gelişmenin tek yoludur. Gençler, ama buna rağmen uyum sağlamaları gerekiyor. Pep iyi iş becerdi. Bazı insanlar eski oyuncunuz için bu kadar para ödememeniz gerektiğini söylüyor. Ama bunun saha içi kaliteyle hiçbir alakası yok. İnsanlar bazı şeyleri karıştırıyor, Pep karıştırmıyor. Bir tarzı var ve sonuna kadar bu şekilde devam etmek istiyor. Bu değişmeyecek. İşte bu yüzden Cesc ve Alexis transferlerinde ısrarcı oldu.


Röpörtaj: David Torras / El Periodico de Catalunya
Çeviri: Kaan Kavuşan
Röp. Tarihi: 05 Eylül 2011

Not: Çeviri orjinali İspanyolca olan röportajın, İngilizce çevirisinden yapılmıştır.

Röportajın ikinci kısmını okumak için tıklayınız.  

Kaan Kavuşan / Twitter
Gazeteci, futbol yazarı. Pek çok internet sitesinde ve sonrasında Akşam Hafta Sonu Ekleri'nde editörlük yaptı; 3 yıl boyunca futbol, sinema ve müzik üzerine yazılar yazdı. Bu dönemden başlayarak, FourFourTwo Dergisi ve Hayatım Futbol gibi dergilere, çeşitli internet sitelerine katkıda bulunmaya devam etmekte.

0 yorum: