"Futbol bir savaştır, daha olağan şeyleri yapan kaybeder."
- Rinus Michels
"Yeni fikirlerle gelen bir adam başarana kadar deli olarak görülür"
- Marcelo Bielsa

.

.

13 Eylül 2011 Salı

Pele: "Yazık Bu Bacaklarda Daha İş Var"


Halit Kıvanç'ın bir anısı.
Meksika 70'e gitmiştik. Brezilya turnuvaya özel olarak hazırlanıyor, bütün Meksika "Mehiko, Brazil" diye inliyordu. Brezilya, İngiltere maçını izlemeye Mexico City'e gittik ama oteller dolu. Metin ile yer ararken, Meksikalı ailelerin evlerini motel gibi kullandığını öğrendik. Kaldığımız evin sahipleri çok iyi insanlardı. Kahvaltı ve yemeklerden para almıyorlardı. "Türk turistler gelmiş" diyen bizi görmeye gelen İngilizce bilen mahalleli aracağılıyla anlaşıyorduk. Bir ara bir baktım Metin yok! Nerede bu adam bakınıyorum etrafa. Dışarı bir çıktım, Metin çocuklarla top oynuyor, birçok genç yaşlı Meksikalı onu izliyor. Hayran kalıyorlar çalımlara şutlara. Bir samimiler ki sormayın. Sonra onu da basın mensupları için düzenlenen maça çağırdılar. Pele falan izledi. Maç sonunda "Şimdi oynamıyor musun?" dedi. Metin "hayır" dedi. Pele de "Yazık, bu bacaklarda daha iş var" dedi...

8 Eylül 2011 Perşembe

Rensenbrink ile 74-76 ve Schwarzenbeck Üzerine

1 Eylül 2009 tarihinde FIFA'nın Worldcupblog adlı internet sitesinde yer alan röportajın çevirisidir.
1974 Dünya Kupası'na döndüğümüzde...
Hollanda'nın çok fırsat kaçırdığını söylemek mümkün mü?
Maçların çoğunu domine ettik ve böyle olunca çok pozisyon yakalanır tabi. Ama daha fazla gol atmamız gerekiyor muydu? Bilemiyorum. Bu takım, muhtemelen futbol tarihinin en eksiksiz ve dengeli takımıydı. Daha iyisini yapabilir miydik, zannetmem. Finali saymıyorum. (Gülüyor)

Bild'in şu ünlü havuz olayında sizin de adınız geçmişti, değil mi? [1]
Tabiî ki, olduğu an ben de havuzdaydım. Buna karşın pek bir şey de olduğu yoktu. Biz rahatlamak için havuza gitmiştik ve birkaç kadın beliriverdi, hemen havuzda bize yanaşmaya başladılar. Ne yapabilirdik ki? Gidin buradan diyemezdik. Bu Bild'in bir oyunuydu ve aslına bakarsanız hiçbir şey olmadı. Fakat basın bunu şişirdi de şişirdi ve karılarımız tedirgin olup bizleri aramaya başladılar. Hiç eğlence yoktu yani, hepsi büyük bir kurmacaydı.

[1] 1974 Dünya Kupası finalinden önce Bild'in tertiplediği iddia edilen olay. 

7 Eylül 2011 Çarşamba

Johan Cruijf | II. Bölüm: "Rosell nasıl bir kulüp istiyor ki?"

El Periodico de Catalunya gazetesinin 5 Eylül 2011 tarihli röportajının çevirisidir. 
Röportajın ilk kısmına buradan ulaşabilirsiniz.

Bir yıl önce, onursal başkanlık nişanını iade ettiniz. Daha sonra da işleri düzeltmek için Rosell'le bir toplantı yaptınız, ama soğukluk hâlâ devam ediyor ve Camp Nou'ya gelmiş bile değilsiniz.
Hayır bir kere dahi stada gelmiş değilim. Öyle ki, kurumsal boyutta, yaptıkları pek az şeyi beğeniyorum. Bir uzlaşma yolu göremiyorum ve garip şeyler oluyor. Meselâ geçen yıl, maaşını dahi ödemeyediklerini söyleyerek Chygrynskiy'yi 15 milyon euro'ya sattılar ve şimdi ise tüm çekişkilere rağmen iki oyuncuya 70 milyona yakın para harcadılar. Para yok diyorsanız, para yoktur ve bunu kabulleniriz, ama işte bu hareket pek tutarlı değil.

6 Eylül 2011 Salı

Johan Cruijff | I. Bölüm: "Mou'nun hareketi kibir ve acizilikten"

El Periodico de Catalunya gazetesinin 5 Eylül 2011 tarihli röportajının çevirisidir. 
Durum nasıl?
Pep her şeyi çok iyi yapıyor, her şeyi.

Neden?
Sportif açıdan bakacak olursak, her şey mükemmel. Bu yıllarca süren bir felsefenin sonucu. Fakat şimdi gördüğüm kadarıyla kulübün tek takıntısı sadece kupalar kazanmak değil, çok da para kazanmak. Bana sorarsanız tam tersi olmalı. Geçen yıldan beri para kazanmaya çalışmak çok fazla ön plana çıktı. Bence her zaman futbola öncelik vermeliyiz. Bu yüzden, futbol para için yapılmaz, para futbol için olmalı.

Ne demek istiyorsunuz?
Guardiola'yı Guardiola yapan kulüpte yaşananlardan, futbol takımının etkilenmemesini sağlaması. Yönetimin farkı görüşleri var. Bu Süper Kupa'ya hazırlanmak için ABD turu yapılmasında da görülebilir. Para kazanılmasının önemli olduğunu hepimiz biliyoruz fakat aynı zamanda kupaya hak ettiği değeri vermek ve gereken antrenmanı da yapmak gerek.

5 Eylül 2011 Pazartesi

Simon Kuper | Gözlemcilik, istatistik ve beslenme: "Arsene Wenger'in yükselişi ve düşüşü"

Simon Kuper'in 2 Eylül 2011 tarihinde The Financial Times için yazdığı yazının çevirisidir.
1988 yılında Arsene Wenger, o zamanlar Monaco'nun teknik direktörüyken, Kamerun'da oynayan genç bir Liberyalı'nın peşindeydi. Her hafta George Weah hakkında ilgi çekici raporlar alıyordu. En sonunda Wenger onu izlemesi için bir meslektaşını gönderdi, ve meslektaşı hemen ona telefon etti: "Kötü haber: Weah'ın kolu kırıldı. İyi haber: yine de oyuna devam etti."

Bu Wenger'in hoşuna gitmişti. Weah Monaco uçağına atladı, imzasını attı, sonra da perişan bir hâlde arkasına yaslandı: hâlâ bir senti bile olmadığını söyledi ve şikayet etti durdu. Wenger cüzdanından 500 Fransız Frank'ı çıkardı (o zamanlar 50 pound kadardı - 140 TL) ve bunu oyuncuya uzattı. Özel yaşamında şakacı biri olan Wenger, Weah'ın bu "imza bedeli" hakkında şaka yapmayı seviyor. Şimdilerde Liberyalı bir politikacı olan Weah, geçenlerde Wenger'in kendisine "Sıkı çalırsan, Avrupa'nın en iyisi olursun" dediğini terkar dile getirmişti.

"Tabii canım!" diye düşünmüştü ama Wenger haklıydı. Weah 1995'te, Dünya'da Yılın Oyuncusu seçildi. Kupasını da akıl hocasına adadı.

Alan Hansen | "Lampard, Gerrard ve Ferdinand'tan vazgeçmek için erken"

Alan Hansen'in, 5 Eylül 2011 tarihinde The Telegraph gazetesi için yazdığı yazının çevirisidir.
Capello'nun takımı şüphesiz cesaret verici bir performans sergiledi fakat bu performansın olumlu yönleri rakibin kalitesiyle de ölçülmeli. Bulgaristan uzun zaman önce gördüğüm haliyle aynı kötülükte - Yanlarında Arsenal bile iyi kaldı!

Benzer bir şekilde, Salı gecesi İngiltere, Galler'i dörtleyip farklı bir galibiyet alırsa da, aslında bu dünya klasmanında kendinden 117 sıra aşağısındaki bir takıma karşı olacak.

4 Eylül 2011 Pazar

James Horncastle | "Cruijffismo v3.0: Guardiola yeni bir algı yaratıyor"


Bu yazı, 3 Eylül 2011 tarihinde James Horncastle'ın Fox Sports'a yazdığı yazının çevirisidir.
Buna Cruijffismo v3.0 diyorlar. "Rüya Takım yeniden yüklendi ve upgrade geçirdi."

Martin Mazur, El Grafico'daki provokatif makalesinde "Bugün Pep Guardiola, Steve Jobs ile aynı klasmanda yer alıyor" diye yazdı. "Bir karar veriyor ve tüm dünya da onu izliyor. Onu taklit etmeye çalışıyorlar fakat pek de beceremiyorlar."

Aynı Apple'ın San Fransisko'daki Yerba Buena merkezinde, yeni iPhone veya iPad'i tanıtması gibi; Barcelona da son icadını Pazartesi gecesi, medyaya sunmadan önce Camp Nou'da taraftarların önünde sundu. Bu, 3-1-3-3 sistemiydi - Guardiola'nın yükselişte olduğu, Cruijff'un oyun kurucusu veya "4 numarası" olarak oynadığı dönemlerdeki eski favori sistemi. Sadece bu versiyon yeni bir yorumlama olarak değil de, bir geliştirme olarak ortaya koyuldu.

2 Eylül 2011 Cuma

19'unda 15'lik Hierro!

19'luk Hierro, ama sanki 15 gibi duruyor