"Futbol bir savaştır, daha olağan şeyleri yapan kaybeder."
- Rinus Michels
"Yeni fikirlerle gelen bir adam başarana kadar deli olarak görülür"
- Marcelo Bielsa

.

.

2 Eylül 2012 Pazar

Komünist Metin’in yalnızlığı

Bu yazı, 31 Ağustos 2012 tarihinde Hayatım Futbol dergisinde yayımlanmıştır.
"Kesmeşeker’in adına yazdığı şarkıda;

İki şişe ucuz şarap bir tarih yazabilir
Verdiğim tüm sözler bir anda uçabilir
Sıcak bir bira aşk sendikasında
Metin Kurt gibi yalnızız ceza sahasında da..."

...diyordu solist Cenk Taner.

Metin Kurt yalnızlığı öyle şey bir yalnızlıktır ki, tüm sevdikleriniz size yüz çevirir. Emekleri için çabaladığınız insanlar baskı görür ve sindirilir. Yıllarca verdiğiniz emekler, döktüğün kan ve ter, bacaklarınızdaki şişlikler hiçe sayılır. Yine de siz çıkıp o sinen arkadaşlarınızı hiç suçlamaz, empati yapmaya çalışırsınız…

Metin Kurt’u izleyebilen nesil artık 50’lili yaşlarında. 70’lerin başına denk gelen bir efsane, Metin Kurt efsanesi. Şeref tribünün tersindeki kanattan (sağ-sol fark etmez) rüzgâr gibi esen, üst üste çalımlar atan, bol bol alkışlanan bir efsane.


Kurtların kararlılığında çakallara ezilmeden
Kısa kıvırcık saçları ve sakallarıyla politik görüşlerine rağmen kimse bir şey diyemiyordu Metin için. “E Allah için, adam oynuyordu!” Tüm iyi oyununa rağmen, Metin Kurt hiçbir zaman “sallarım başımı, alırım maaşımı” demedi. Bir kurt kararlılığında saldırdı haksızlıkların üzerine. Bir kurt kararlılığında ama çarkların ezemediği bir insanmışçasına… Bir sendika kurulmasını istiyordu futbolcular arasında. Bu sendika, çok fazla güvencesi olmayan, bir sakatlıkta hayatları iki seksen yere uzanan, boş mukavelelere imza atan futbolcuları kollayacak, patronların sömürüsünü engelleyecek ve hak hukuk nedir bilmeyen futbolcu kaçırmalarına son verecekti…
Görünürde her şey güzeldi…

Karagümrük doğumlu Kurt daha küçükken başlamış mücadelesine. Baba Selanikli, anne Bulgaristan göçmeni… Fakir bir ailenin çocuğu… Geçinebilmek için amatör kümede komik ücretlere oynuyor. Ağabeyi İsmail Galatasaray’da oynamasına rağmen aile iyi geçinemiyor. Metin, İzmir’in Altay kulübüne gidene kadar amatör kümenin çilesini çekiyor. Ardından Ankara’nın PTT kulübüne. Oynadığı futbolla parlayınca da Galatasaray’a… Ama Galatasaray’ın ünü bozmuyor onu, aksine büyüklüğünü daha da büyütmek istiyor kulübün. “Komünist Metin” diyorlar ya, ezdirmek istemiyor arkadaşlarını… Ne para babalarına karşı, ne de kulüp kodamanlarına karşı… Metin’in hedefi onlar…

Çünkü her zaman babasının lâfını kulağına küpe etmiş. “Zayıflara asla bulaşmayın, onları kollayın. Biriyle mücadele edecekseniz, sizden güçlü olan biriyle mücadele edin…”

İlk spor grevi
1970’te Galatasaray kariyerine başlayan Metin; Gökmen Özdenak, Yasin Özdenak, Büyük Mehmet ve Çilli Mehmet gibi isimlerin yer aldığı kadroyla üç sene üst üste şampiyonluk yaşıyor. Ve geliyor sıra transfer görüşmelerine. Yasin, Gökmen ve Metin bir arada, aynı odada…

O dönemde mukaveleler iki yıllık, tek tip. Kulüp isterse tek taraflı mukavele uzatabiliyor. İstemezse uzatmıyor. Uzatmamasına rağmen kulüp izin vermezse oyuncu başka takıma gidemiyor. Üç sene üst üste şampiyon olan oyuncuların önüne mukavele koyuluyor ve “hadi iyisiniz yine. 110’lar lira veriyoruz, imzalayın” diyorlar. Oysa ki o dönem Metin Kurt 225 bin lira alıyor. Metin ve arkadaşları isyan ediyor. “220 istiyoruz” diyorlar. Yönetim vermiyor, 28 bin lira lisans ücretini yatırıyorlar ve sözleşmeyi uzatıyorlar…

Metin Kurt iki sene boyunca o paraya oynarken bir yandan da bir hak mücadelesi başlıyor. Galatasaray’ın primleri yatırmaması üzerine politik görüşleri ve teorisi kuvvetli olan Metin Kurt sözcü seçiliyor, arkadaşları onu görüşlerini iletmek üzere yönetime gönderiliyor. Ankaragücü beraberlikle kupadan elendikten sonra, bir yönetici “Top mu oynadınız ulan, yok prim mirim” diyor ve bağırıp çağırıyor, hakaret ediyor. Metin Kurt’un isyanı başlıyor! Meşhur sakal bırakılıyor…

Arkadaşlarıyla konuşuyor Metin ve “Bu hakaret hepimize yapılmıştır. Benimle misiniz?” diye soruyor. Hep bir ağızdan cevap geliyor, “seninleyiz…” İlk eylem antrenmanda yarım saat boykot. Türk spor tarihinin ilk grevi…

Yönetici Turgan Ece yanına çağırıyor Kurt’u “Futbola da anarşiyi soktunuz. Elebaşı da sensin!” diyor.

“Evet” diyor Metin Kurt, utanacak bir şeyi olmadığının farkında. Büyük Mehmet ve Gökmen Özdenak da azarı yiyorlar Metin’in deyimiyle ‘Genereal Turganko’dan.



“Terim düzgün insandır”
“Bizimle misiniz” diye soruyor tekrar ‘Komünist Metin’ arkadaşlarına soyunma odasında. Olumlu cevap alıyor. Kaptan Yasin Özdenak’la beraber basın toplantısına gittiklerinde, bir de bakıyorlar ki takım kampa girmiş, tüm “evet” diyenler, koşmaya başlamışlar bile… Kadro dışı kalıyor Metin Kurt… Fatih Terim’in yönetime yakın durarak arkadaşlarının aklını çeldiği söylentileri bugün dahi sıkça tekrarlansa da –hatta Metin Kurt’un ağzından Terim’e karşı söylenen olumsuz lâflar olduğu güvendiğimiz birkaç isim tarafından söylense de- o bir röportajında “Fatih düzgün bir insandır. O zaman özel bir işi için Adana’daydı” diyor.

Tribünler bu olumsuzluklara rağmen Metin, Yasin, Mehmet diye tempo tutuyor, kadro dışı kalan diğer oyuncuların ardından. “Mücadelemiz haklı” diyor Kurt kendi kendine… Bir gün gazeteyi bir açıyor ve Yasin ile Mehmet’in özür dilediğini görüyor. “Beynimden vurulmuşa dönmüştüm” diyor Kurt o an için. Meğer Abdi İpekçi oyuncuları çağırıp, “Metin Kurt iyice sola kaydı, onun işi bitti. Siz kendinizi kurtarın” demiş. İşte böyledir Metin Kurt yalnızlığı… Yalnız bırakılmışlığı…

“68 kuşağından geliyorum” diyen Metin Kurt, daha sonra PTT ve Kayserispor formalarını giydikten sonra futbolu bıraktı. Sonrasında Spor-Sen’i de kurdu, Spor-Emek-Sen’i de ve bir öncü oldu. Türkiye Komünist Partisi’nin İstanbul milletvekili adayı olsa da seçilemedi. Yılmadı, maden işçileri için para topladı, sosyal projelerden geri kalmadı. Hayatının büyük bir kısmında, işçi sınıfının üstüne vuran kızgın güneşin, gölgelerle yer değiştirmesi için çalıştı. Artık aramızda yok Metin Kurt. Ama her temas iz bırakıyorsa, “Futbol arsada güzel, borsa da değil” diyen Metin Kurt da iz bırakmıştır bir şekilde futbol dünyamızda… Allah rahmet eylesin.
Doğum tarihi: 15 Mart 1948
Ülke: Türkiye (26 milli maç, 4 gol)
Pozisyon: Sol kanat, sağ kanat, forvet arkası
Öne çıkan özellikler: Hız, çalım, top tekniği, pas, oyun zekâsı
Boy: 1.79 cm
Oynadığı takımlar: Altay (66-67), PTT (67-70), Galatasaray (70-76)
Kayserispor (76-79), Türkiye Milli Takımı (1988-2004)
Goller: xxx maç, xxx gol

0 yorum: