"Futbol bir savaştır, daha olağan şeyleri yapan kaybeder."
- Rinus Michels
"Yeni fikirlerle gelen bir adam başarana kadar deli olarak görülür"
- Marcelo Bielsa

.

.

24 Ocak 2013 Perşembe

Total futbolun “İlker”i: Suurbier!

Bu yazı, 16 Ocak 2013 tarihinde FourFourTwo dergisinin internet sitesinde yayınlanmıştır. / Renklendirme: Kaan Kavuşan.
İlker Yağcıoğlu’nun 1997’deki Hollanda maçında kestiği ortayı ve o zamanlar gazetelerde neler yazıldığını hatırlayın: “İlker hayatının ortasını yaptı” diyordu pek çok spor yazarı. İlker Yağcıoğlu çok iyi bir sağ bek olsa da, süratine yetişecek birinin şu devirde çıkıp çıkmayacağı muamma da olsa, hiçbir zaman ortalarının iyiliğiyle anılmayacak. İşte İlker Yağcıoğlu’nun 70’lerdeki Hollanda şubesi de Wim Suurbier’di.

Van Hanegem, Suurbier hakkında espri yaparken; “Kalenin arkasında oturan arkadaşları var, o yüzden topu hep oraya ortalıyor” diyormuş. Bunu anlatan da bir dönemler Hollanda TV’lerinde Ruud Krol ile birlikte (takım arkadaşı, sol bek) neredeyse Hollanda’nın Alpay-Hakan Şükür ikilisi gibi renkli espriler yapan Suurbier’in kendisinden başkası değil. Ama şüphesiz hiç hafife alınacak bir oyuncu değildi Suurbier.

16 Ocak 2013 Çarşamba

Afrika’ya ilkleri yaşatan adam: George Weah

Bu yazı, 9 Ocak 2013 tarihinde FourFourTwo dergisinin internet sitesinde yayınlanmıştır.
Liberyalı. Avrupa’da yılın futbolcusu ödülünü alan ilk Avrupalı olmayan oyuncu. Afrika’da Yüzyılın Futbolcusu. Politikacı. Hümanist. Devlet başkanı adayı. Bunlar George Weah’ın isminin önüne koyabileceğiniz sıfatlardan sadece bazıları… 

1985 yılında amatör Liberya liginin iyi oyuncularından biri olan Weah, ülkesinin Invincible Eleven adlı takımda oynarken 23 maçta 24 gol atmıştı. Ama aynı zamanda operatör olarak bir telekomünikasyon şirketinde çalışıyordu. Ardından Fil Dişi Ligine, ardından da Kamerun’un Tonnerre Yaoundé takımına geçmişti. 18 maçta 14 gol de orada kaydetti. Dünyanın her yerine oyuncu gözlemcileri göndermesiyle ünlü Arsene Wenger o zaman Monaco’nun başındaydı. Her hafta George Weah hakkında dikkat çekici raporlar alıyordu. En sonunda bu genci izlemesi için bir meslektaşını Kamerun’a gönderdi. Meslektaşı telefonda şöyle diyordu: “Kötü haber: Herifin kolu kırıldı. İyi haber: Yine de oyuna devam etti.”

10 Ocak 2013 Perşembe

Rüzgarın öz oğlu: Steve McManaman

Bu yazı, 2 Ocak 2013 tarihinde FourFourTwo'nun internet sitesinde yayımlanmıştır.
Liverpool şehri her zaman güzel bir rekabete sahne olmuştur: Everton-Liverpool… Zaman zaman ortaya çıkıp rakibine sataşan Shankly’nin sert esprileri dahi bu rekabete gölge düşürmemiştir. Shankly birbiri üstüne “Everton kim? Liverpool’da mı oynuyor?” tarzı açıklamalar yaparken dahi, Britanya topraklarında kırmızı ile mavinin dostluğu devam etti.

İşte 90’lı yıllarda Liverpool’un ikon oyuncularından biri olan Steve McManaman da, aynı Steven Gerrard gibi şehrin mavi-beyaz tarafındaydı. Okul turnuvalarında parlayan bu zayıf çocuk, hemen tuttuğu takımın dikkatini çekmişti. Çok geçmeden teklif de geldi ama şehrin kırmızı yakası daha istekliydi. Özel bir teklifi vardı Liverpool’un: McManaman çırak olarak Barnes’ın yanına girecek, Barnes da bu yetenekli çocukla özel olarak ilgilenecek ve yetişmesine yardımcı olacaktı!

Olimpiyatlara katılacak seviyede iyi atletler olan arkadaşlarını geçen bir koşucu da olan Steve McManaman’ın Liverpool kariyeri böyle başladı.