"Futbol bir savaştır, daha olağan şeyleri yapan kaybeder."
- Rinus Michels
"Yeni fikirlerle gelen bir adam başarana kadar deli olarak görülür"
- Marcelo Bielsa

.

.

10 Temmuz 2013 Çarşamba

Kral değilse de Prens: Neymar

Bu yazı, 7 Temmuz 2013 günü Akşam Gazetesi Pazar Eki'nde yayımlanmıştır.
İki-üç senedir, büyülü bir lâf gibi, adı sürekli kulağımıza fısıldanıyor Neymar’ın. Bir Dali tablosu içinde sırıtmayacak absürtlükteki saç şekli, bir Led Zeppelin şarkısı kadar coşkulu deparları ve bir Tarkovski filminin içindeymiş gibi ağır çekimde bile attığı çalımlarıyla, gerçekten de inandırıcı bir büyücülüğü var Neymar’ın. Ama biliyorsunuz ki, herkes büyüye inanmaz ve ardında bir numara olduğunu düşünür.

Şu sıralarda Joga Bonito akımının; yani sonuç ne olursa olsun, ‘önce güzel futbol’ diyen futbolseverlerin vatanı Brezilya’da artık gelmiş geçmiş en iyi oyuncular sayılırken; Pele, Zico, Ronaldo ve Romario gibi efsanelerin yanında 21 yaşındaki Neymar’ın da ismi de anılıyor. “Ronaldo’yu geçecek bu çocuk”, “Messi’den bile iyi olacak” deniyor.

Rock Star Slaven Biliç

Bu yazı, 30 Haziran 2013 tarihinde Akşam Gazetesi Pazar Eki'nde yayınlanmıştır.
Futbol romantizmiyle, futbol realizmi sık sık karşı karşıya getirilir ve tartışılır. Barcelona’cılar, İspanya’cılar, Cruijffçu’lar, Hollanda’cılar, Löw’cüler, entelektüel ve total futbol tutkunları bir yanda… Real Madrid’çiler, Yunanistan’cılar, Rehaggel’ciler, Daum’cular, geleneksel futbolcular ve katenaçyo savunucuları diğer yanda…

İki-üç sene içinde sosyal medyada ve bloglarda oldukça tartışılan, hatta ana akım medyaya da sıçrayan bu konu kendi jargonunu dahi yaratmıştır. Realistler, romantikler için Galeano’nun “Ben bir futbol dilencisiyim” lafına atıfla ‘dilo’ derler! İşte realistlere göre, Biliç tam bir ‘dilo mıknatısı!’